face
TWİTTER

Gazete İpekyol

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
MANŞET HABER
Yazının Tarihi :   30 Eylül 2013 - 13:27:22

MÜSLÜMAN OLMAMIZ NEYİ GEREKTİRİR?

Büyüt
Küçült
MÜSLÜMAN OLMAMIZ NEYİ

Nusret SALİH


 


 


         “O halde sen (Habibim), maiyetindeki tevbe edenlerle beraber, emrolunduğun vech ile, dosdoğru hareket et. Tağutlaşmayın. Çünkü O, ne yaparsanız (hepsini) hakkıyla görücüdür. (Hud/112) Birde zulmedenlere (zalimlere ve zalim otoritelere) meyletmeyin. Sonra size ateş çarpar. Zaten sizin ALLAH’TAN başka dostlarınız da yoktur. Sonra (Ondan da) yardım göremezsiniz. (Kurtulamazsınız) (Hud/113)”


Yukarıdaki ayet-i kerimeleri üzerinde iyice düşünüldüğünde; ALLAH’IN bizden ne istediği ve nasıl yaşamamız gerektiği; kendiliğinden anlaşılır aslında. Tevbe etmenin yanı sıra, emr olunduğumuz gibi istikamet sahibi olmamızı; aşırı gidip Tağutlaşmamamızı ve her şeyin, ALLAH’IN kontrolünde olduğundan dolayı, aşırı gittiğimiz takdirde, sonucun bizim için hiç de iyi olmayacağının uyarısı vardır!.. Diğer bir husus ise, zalimlere meyletmemek ve onların zulümlerine ortak olmamayı emreder.


         İşte müslüman insanın ve İslam toplumunun yol haritası budur. Müslüman olmamız; Hakiki bir tevbe ile istikamet sahibi olmamızı, zalim ve zorbalara asla yakınlaşmamayı; İslam dini ile çelişen ve çatışan tüm beşeri ideolojilerin sunmuş oldukları hayat standartlarını tümden ret etmemizi gerektirir.      


  


         Müslüman; ALLAH’IN! Hz. Muhammed’in (s.a.v) vasıtasıyla göndermiş olduğu İslam’i hükümlere, kayıtsız şartsız tabi olan kişi demektir. Bu münasebetle, Müslüman olmamız; İslam’ın evrensel prensiplerine, kaide ve kurallarına teslim olmamızı gerektirir. Hem de hayat’ın bütün alanlarında.


         Nefsimizin hoşuna gitse de gitmese de, ALLAH’TAN gelen bütün emirlere; nefsimizi uydurup, A’den Z’ye kadar, İslam’ı hayatımızın merkezine taşıyıp; yaşantımızı ona göre biçimlendirmeliyiz. Yirmi birinci yüz yıla girerken, teknolojik gelişmelerin atak yapması ve insanların kahır ekseriyetinin; teknolojinin sunmuş olduğu imkânlar karşısında, teslimiyet göstermeleri, insanların ve dolayısıyla toplumların, İslam’dan ve onun evrensel hükümlerinden uzaklaşmasına sebep olduğu acı ama gerçek bir vakadır. Buna yozlaşma da denilebilir aslında!.


         Küresel dünyada, Emperyalist güçlerin; güdümündeki taşeronlarının kirli elleriyle, haramları meşrulaştırma gayreti içerisinde oldukları bir gerçektir. Mesela, eskiden olduğu gibi; artık müslümanım diyen birçok kişinin, ulu orta ortamlarda bulunmaktan, kadınlı erkekli mekânlarda mesai tüketmekten her hangi bir sakınca görmez hale gelmiş durumda oldukları, na-mahrem kadınlarla tokalaşmayı ve İslam’ın yasakladığı mekânlarda oturmaktan beis görmedikleri, hata bu gibi konuları ise modernleşmenin ve çağdaşlaşmanın (!) bir gereği olduğu ballandıra ballandıra anlatılır..


         Oysa İslam dininin vaz etmiş olduğu evrensel değerlerin, bütün müslümanlar için kati bağlayıcılığı vardır ve öyle de olmalıdır. Hayat’a hükmetmeyen, siyasetinden Ekonomisine; Ahlak-i kurallardan Aile yapısına ve dolayısıyla idare mekanizmasının dışında tutulan bir İslam’i anlayış; ALLAH’TAN gönderilmiş olan İslam ile hiçbir münasebeti olmadığı gibi, makaslanmış ve ithal bir yaşam tarzının diğer adıdır.


         Müslüman olmamız; ALLAH’TAN başka ilah olmadığına, hüküm vaz eden, yardım eden; külli hâkimiyet sahibi olduğuna, şüphe ve tereddüt etmeden İman etmemizi zorunlu kılar. Yok, eğer Cami’deki Müslümanlık ile sokaktaki yaşantı birbirlerine tezat ve tenakuz halindeyse; o zaman o inandıklarını iddia edenlerin, inandıklarından arızalar var demektir!.


         Demokratik ve laik düzenlerin hüküm sürdükleri toplumlarda; İslam’ın genel kurallarının, idare mekanizmasının dışında tutulduğu bir gerçektir. Böyle olunca da, insanların inançları gereği yaşama biçimlerinin önüne set çekmeye gayret eden ve Müslümanları birçok şeye zorlayan laik kafalı; içleri ile dışları birbirini tutmayan çağdaş İbn-i Übeyy ler işgal eder meydanları hem de Müslümanlıkta da kimseye kül bırakmadan!... Hâsılı kelam hülasa-i meram, Müslüman olmamız; ALLAH’IN Hz. Muhammed (s.a.v) vasıtasıyla göndermiş olduğu şeriat-i garra’nın bütün hükümlerine, bila şek-ü şüphe iman edip; ikrar-ı sadık ile yeri geldiğinde de, göğsünü gere gere haykırma şecaatini ve cesaretini gösterebilmeyi gerektirir. İslam’a teslim olan bir dünya temennisiyle. Selam ve dua ile. 30.09.2013/E      


                  


E-Posta ile Yolla
Sayfayı Yazdır
Sosyal Paylaşım
Google
Blogger
Tumbir
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Gazete 1. Sayfası
BASIN İLAN KURUMU
MÜRŞİDE
GAZETE BAYİİ LİSTESİ
Son Yorumlar
AHMET SAĞIR
1700 yataklı şehir hastanesi iptal edilerek mi sağlık merkezi oluyoruz. ya da çocuk
1. LİG PUAN DURUMU
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Gazete İpekyol | http://www.gazeteipekyol.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2013 -Olympos Antalya Rent a Car