TV’DE İZDİVAÇ, BİRİNDEN EVLEN, ÖBÜRÜNE KAÇ!

21 / 09 / 2017

Evlilik programlarını izlemeyen, hemen hemen hiç kimse yoktur.

Geçenlerde kanalın birinde muhabir bir arkadaş mikrofon tutup sokaktaki vatandaşa soru soruyor.

Hiçbir Kültürle ilgili soruya cevap veremezken, iş izdivaç programı sunan sunucuları gelince daha muhabir say demeden, vatandaş başlıyor makineli tüfek gibi saymaya:

Esra Erol

Zuhal Topal

Seda sayan

Evet.

Dedikoduyu seven, kulaktan dolma bilgilerle her şeyi bildiğini zanneden vatandaşlar ülkesi burası.

Ve 2-3 yıldır stüdyoda başörtüsü ile ermiş bir hanımefendi edasıyla oturan ama muradına bir türlü erememiş olan Hanife’nin;

Bu güne kadar kaç tane erkek ile çay içtiğini,

yemek yediğini,

kaç tanesi ile simit ısırdığını,

kaç tanesi ile Boğaz turu yaptığını,

kaç tanesi ile hangi otellerde kaldığını,

bir çırpıda söyleyebiliyor benim kültür deryası ülke insanım!

Watsappa da hangi saplarla mesajlaştığını

instgram da kimleri karıştırdığını,

kimlerle kırıştırdığını biliyor…

İşte böylesine meraklı,

bir o kadar da dindar,

mütedeyyin, muhafazakâr bir toplumuz.

Milli değerlerimize gelenek ve göreneklerimize göbekten bağlıyız!

Peki, bunca girizgâhı niye yaptım?

Aşağıdaki haber için:

Adana merkezli 14 ilde, fuhşa aracılık etmek amacıyla kurulan "eskort" sitelerinin yöneticilerine yönelik operasyonda gözaltına alınan, aralarında izdivaç programına damat adayı olarak katıldıktan sonra ünlenen Birkan K'nin de yer aldığı 16 zanlı Adli Tıp Kurumunda sağlık kontrolünden geçirildi. (BASIN)

...

Buyurun...

Milletin ahlakını bozmak için izdivaç programlar adı altında her türlü ahlaksızlığı sergileyen ulusal havuz ve deniz medyasının yarattığı bir magazin kahramanın yakalanma anını haberleştiren basıncı ve baskıncı arkadaşların haberi.!

Evlilik adı altında,

hiçbir şeye aldırmadan,

doludizgin, ahlaksızlığı pazarlamaya devam eden ulusal kanallarımızın ‘Hero’ ları(!)

Bu programlarda;

Kimi kiralık jigolo

kimi manken,

kimi günlük aylık hatta yıllık, kiralık bay ve bayan pazarlamacılar!

Bunlar stüdyoya getirilir,

bi güzel vitrine dizilir.

Tabi göze hitap son derece önemlidir,

ful makyaj, pahalı elbiseler, aksesuarlar, ayakkabılar…

Oysaki aile müessesi, toplumun temelini teşkil eder.

Ne boşluğu kaldırır, ne de laubaliliği kabul eder!

Ha diyeceksiniz ki;

Evliliği basitleştiren, ayağa düşüren bu programlar bu kadar revaçta ki bu kadar da prim yapıyor!

Evet, orası öyle çünkü daha önceleri sayı bir idi…

Sonra iki oldu, sonra üç, sonra dört…

Şimdilerde ise; Haber kanallarının dışında hemen hemen hepsinde bu iş var, hepsi bu işe soyunmuş durumda.

Hepsi ekran başında yekvücut olmuş,

tırtırı gitmiş fırfırı kalmışından tutunda

yaşı 18 girmemiş

yaşı izdivacı tutmamışa kadar… Her yelpazeden müşteri var.

Erkeğe avrat,

avrada erkek bulmanın derdine düşmüşüz topyekûn!

Nasılsa iktidar hazretleri de;

Aman gündüz gözü ile ne ahlaksızlık yaparlarsa yapsınlar,

Akşam olunca haberlerde benim emir ve direktiflerim doğrultusunda haber sunsunlar da…

Yanımda, arkamda, sağımda, solumda dursunlar da…

Benim dediğimi yapsınlar da…

Ee…

Ne ee…

Gerisi beni ilgilendirmez!

Pek bu dinen caiz mi hocam?

Peki; ahlaken faiz mi hocam?

Peki; etik kurallar içersinde bu iş, o işe haiz mi hocam?

Hocadan, hocalardan ses yok!

Kışın erkenden eve kapanan vatandaşı,

hem de herkesin uyanık olduğu ve televizyon seyrettiği bir saatte,

bu ahlaksız programları izlemeye mecbur etmek içinize siniyor mu?

Ey yetki ve etki alanı, elinde belinde olan arkadaşlar?

O program sunan hatunelere hele alıcı gözüyle bir bakın!

Çuval dolusu parayı aldıktan sonra,

başkasının derdine nasılda, yalancıktan iki gözyaşı döküp,

ardından mütemadiyen,

gerdan kırıp,

göbek atığını,

sizin de verilen müziğe ve o güzel fiziğe dayanamayıp kalkıp televizyonun başında;

‘Ankara’nın bağlarına… Büklüm büklüm yolları…’  Deyip, gerdan kırdığınızı,

adeta gerdeğe girmişçesine sevindiğinizi,

onların sevincine ortak olduğunuzu…

O sunucu hanımefendilere dönüp tekrar tekrar bir daha bakın;

Giydiği kıyafettin üstlerinde başlarında utandığını,

ama ne yazık ki giyenin utanmadığı o duruma bir bakın!

Yarım oturduğu halde kilotonun göründüğü,

O mini minnacık sunucu hanımefendiler çok ama çok iyi bakın.

Bu milletin ahlaki değerleri ile böylesine alay edilirken,

İktidar bunlara niye bi çeki düzen vermek yerine:

‘Elhamdülillah başörtü sorunun çözdük değil mi? Der…

Her tarafı İmam Hatip ettik değil mi? Der…

Dindar bir nesil yetiştirdik değil mi? Der…

E Allaha hamdolsun! Der…

Nasıl bir nesil yetişmiş, yetiştirmişiz dememiz için;

Bu nesil ancak olgunluk çağına gelir,

İşte bizde o zaman bunu daha net göreceğiz arkadaşlar, dindaşlar!

Toplumun giderek nasılda dinden soğuduğuna bakmazlar mı?

Bunu fırsat bilen zamanı kollayan;

Din düşmanlarının nasılda bu durumu kendilerine evirdiğini, evireceğini görmezler mi?

Dindar değil de, kindar bir gençliğin ileriki yıllarda, nasılda ortaya çıkacağını elbette göreceğiz tabi ömrümüz vefa ederse…