Allah'ın Bir Olması

17 / 03 / 2017

Cenab-ı Hakkı ancak sıfatlarıyla tanıyabiliriz. Zatını bilmemiz mümkün değildir. Kendini sıfatlarıyla tanıtmak için kâinatı yaratmıştır. Kur’an’ında sıfatlarını anlatmış ve bu sıfatların yansımalarını eserlerinde göstermiştir. Zira eser lisan-ı haliyle ustasının vasıflarını anlatır. Allah’ın birliğini ifade eden “Vahid” ve “Ehad”in de onun sıfatlarından olduğu Kur’an’da bildirilmiştir. Bu iki sıfatın yansımasını da kâinatta arayıp bulmak ve bu şekilde anlamak mümkündür. 

Bir kısım ayetlerde Allah’ın “Vahid” olduğu, (Bakara,163; Nahl,22; Nisa,171; Maide,73; Saffat,4; Yusuf,39) İhlâs Suresinde ise Allah’ın “Ehad” olduğu bildirilmektedir. Her ikisi de “bir” anlamına gelir. Ancak Kur’an’da her ikisine de ayrı ayrı yer verilmesi, farklı incelikleri olduğunu gösterir. Bu farkı anlamak için Allah’ın eserlerindeki “birlik” tecellisine bakmak lazımdır.

Önce şu misale dikkat ediniz: Bir sultan, çeşitli nakış ve sanat motifleriyle bezenmiş benzersiz bir kitap yazıyor. Bu kitabı yüz binlerce sayıda çoğaltıyor. Söz konusu kitapta yazı stili, mürekkebi, renkleri, yazının üslubu hep aynıdır. Benzersizliğiyle ve içindeki çok sayıda “birlik” özelliğiyle nerede görülse “bu, sultanın kitabıdır” diye anlaşılır. İşte bu binlerce kitabın aynı elden çıktığını gösteren birlik imgeleri sultanın vahid olduğu gösterir. Bir de yüz binlerce sayıda yazılan bu kitabın her bir nüshasında özel simgeler, kime verilmişse ona uygun hitap ve özel motifler, ıslak imzalar bulunursa, sultanın her bir nüshayı özenerek özel ve yeni baştan bizzat yazdığı anlaşılır. Bir asıl kitabı yazıp diğer nüshaları matbaada baskı yoluyla değil, binlerce nüshanın her birini ayrı ayrı kendi eliyle yazmıştır. Yani yüz binlerce kitabın her biri asıldır, kopya ve baskı yoktur.  İşte bunu yansıtan alametler de sultanın ehad olduğunu gösterir.

Kâinatın Sultanı Allah, kâinatı böyle kitap gibi yaratmıştır. Eserlerindeki benzersizlik en küçüğünden en büyüğüne kadar aynı derecededir. Güneş sisteminin şekli ve yapısındaki harikalık ve san’at, atomun yapısında da aynı ölçüde görülür. Galaksideki benzersizlik vasfı, sivrisineğin gözünde de aynı tarzdadır. Bu itibarla, “sivrisineğin gözünü kim yaratmışsa, güneş sistemini de o yaratmıştır” izlenimi kesin bir gerçek olarak ortaya çıkar. İşte her şeyde bir yaratıcıya götüren alametler, Vahidiyetin belirtileridir.

Kâinattaki her şeyde yaratıcının birliği görülmektedir. İnsanların hepsinin aynı şekilde ve et-kemikten olması, göz, kulak, el gibi tüm organların aynı olması ustanın da aynı olduğunu açıkça gösterir. Yeryüzündeki tüm hayvan ve bitkilerin cinslerinin de aynı şekilde olması yine aynı sanatkârın elinden çıktığına delildir. Sözgelimi Urfa’daki nar ağaçlarıyla İran’daki, Amerika’daki aynı cins nar ağaçları şekil, yaprak, çiçek, hatta koku itibariyle aynıdır. Demek ustası da aynı zattır. Örnekleri çoğaltabiliriz ama sonuç değişmez. Anlaşılan şudur ki: bütün insanları, bütün bitki cinslerini bütün hayvanları aynı o zat yaratmıştır, yaratıcı birdir. Bütün varlıkların yaratılışında görülen ustalık ve sanatın benzersizliği ve hiç kimsenin bir benzerini yaratamayışı, Allah’ın “vahidiyetini” gösterir.

Bir de her bir varlıkta tek tek görülen bir birlik delili bulunmaktadır. Bütün insanlar aynı şekil ve yapıda oldukları halde her birinin diğerinden ayrı bir yüzü, fark edilen bir siması vardır. Bütün koyunlar aynı oldukları halde, her bir koyunun siması farklıdır, simada ayrıcı bir mühür bulunmaktadır. Örneğin 500 koyun arasında koyunu bulunanlar her birini simalarından tanımaktadırlar. Hatta milyarlarca sivrisineklerin bile her bir tanesinin siması farklıdır. Gözle görülmeyen canlılar dahi tek tek ayıcı bir simaya sahiptirler. Özel büyüteçlerle bakıldığında anlaşılır.

Yalnız canlılar değil, cansızlarda dahi ayırt edici farklı birer sima bulunduğu ilmen anlaşılmıştır. Örneğin milyarlarca kar tanesinin tamamı altıgen ve simetriktir; oysa her birinin desen ve dizaynı diğerine benzemez. Hepsi aynı elden çıkmıştır, hem de o el her birini bizzat ilgilenerek farklı yaratmıştır. Bunun da örneklerini çoğaltabiliriz. İşte bütün bu çokluk içinde görülen teklik yaratıcının “Ehad” olduğunu gösterir. Yani: Allah yarattığı bu eserlerini fabrikasyon olarak değil, her bir ferdiyle ayrı ayrı ilgilenerek yaratmıştır; her birini özel yaratmıştır. İşte bu Allah’ın Ehadiyeti’nin tecellisidir.

Her şeyin yaratıcısı olması, Allah’ın Vahid sıfatı, her şeyle, bütün zerreleriyle tek tek alakadar olup özel yaratması da onun Ehad sıfatı nedeniyledir. Vücudumuzu yaratıp kendi haline bırakmamış, her an her bir zerresini yönetip yetiştirmekte müdahale etmekte ve değiştirmektedir.