ÇOCUKLARIN DİN EĞİTİMİ-1

05 / 12 / 2017

Dünya, insan için bir eğitim yeri olarak yaratılmıştır. Bunun için insan, hayvanlardan farklı olarak hiçbir şey bilmez olarak doğar. Mesela hayvanlar dünyaya gelmelerinden kısa bir süre sonra hayat şartlarına uyum gösterirken, insan bir-iki senede ancak ayağa kalkabilir. Kendini idare edebilecek bir seviyeye ancak on beş yaşından sonra gelir. Hayatı boyunca da öğrenmeye muhtaçtır. Bediüzzaman'ın ifadesiyle, "İnsanın vazife-i fıtriyesi taallümle tekemmüldür. (öğrenme ile mükemmelleşmektir)" Kur’an-ı Kerim, “Allah sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmez halde çıkardı ve şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.” (Nahl, 78) ayetiyle bu durumu belirtmektedir.

İnsanın kâinata hükmetmesi hep ilimle, öğrenmeyle olur. Bu gün dünyaya hükmedenler, matematik, fizik, kimya ilimleriyle bu üstünlükleri elde etmişlerdir. Biz Müslümanlar bu ilimlerden uzak kaldığımız için en üstün olmamız gerekirken bundan mahrumiyetle cezalandırlımışız.

Peygamber (ASV) “Evleniniz, çoğalınız, zira ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar ederim.” buyurmuştur. (Münâvî, Feyzü’l-Kadir, 3/269; Kenzu’l-Ummâl, 16/276) Demek ki Resulullah’ın iftihar edeceği bir ümmet yetiştirmek gerekir.  Madde bağımlısı, değer tanımaz, her türlü günaha tereddütsüz atılabilen bir nesil, Resulullah’ın iftihar edeceği bir nesil değildir. Eğer İslam’ın emrettiği bir temel eğitim vermezsek, çocuklarımızın korkusundan sokağa çıkamaz olacağız.

Yine Peygamberimiz (ASV), “Her doğan, fıtrat üzere doğar, ancak anne ve babası onu Yahudileştirir, Hıristiyanlaştırır veya Mecusileştirir.” Hadisiyle Anne ve babanın çocuğun tüm hayatını değiştirecek temel eğitimdeki rolüne dikkat çekmektedir. Çocuklar, konuşmayı, yeme-içmeyi, oturup kalkmayı, zorunlu kişisel temizliğini yapmayı, aile içinde öğrenir. Yıllarca lisede dil eğitimi alır ama dil öğrenemez. Oysa iki yaşında aile içinde dil öğrenir. Bu itibarla aile temel ve etkin bir okuldur. Sonraki yıllarda gideceği okulların ve eğitim kurumlarının temelini oluşturur. Bu söylediklerimizden daha önemli ve ailede verilmesi gereken bir eğitim daha vardır. O da temel dini eğitim olarak da ifade edilen ahlak, inanç ve ibadet eğitimidir.

Çocukların din eğitiminde anne ve babaya düşen önemli görevler vardır. Öncelikli olarak çocuklara iman kazandırılmalıdır. Çocuklara Allah inancı verilirken Allah sevgisi verilmelidir. Allah’ı sevgi ve merhamet ifade eden çok isimleri vardır ama “azap veren” anlamında bir isim edinmemiştir. Rahman, Rahim, Kerim, Muin, Vedud, Rauf, Atuf, Muhsin, Hannan, Mennan, Rab, Rezzak gibi merhamet, şefkat ve iyilik ifade eden isimleri vardır ama “muazzib” diye bir ismi yoktur. Bu itibarla çocuklara korkutucu ve ürkütücü anlatımlardan kaçınmak, Allah’ı sevdirecek şekilde anlatmak lazımdır.

Vücudun her gün muhatap olduğu hava, su ve toprakta, hatta temas halinde bulunduğu her şeyde vücudu hasta eden, tahribatına çalışan binlerce mikrop vardır. Vücuttaki savunma mekanizması sayesinde bu kadar mikrobun varlığı vücuda zarar veremez, sağlığını bozamaz. Ancak ne zamanki vücudun içinde bir tahribat, bir zaaf başlarsa yahut vücudun direnci kırılırsa o zaman bir tek mikrop vücuda girer, onu hasta ve bitap düşürebilir.

Hakiki imanı elde etmiş insana çevresindeki şeytanlar zarar veremez.

Ailede, güzel ahlak öğretilmeli ve anne-baba buna modellik etmelidirler. Anne ve baba, okul öncesi dönemde çocuğun yanında söz ve davranışlarına dikkat etmeli, şefkati, sevgiyi, saygıyı, doğruluk ve dürüstlüğü, yardımseverliği, merhameti göstermelidirler.Unutulmamalıdır ki çocuk her şeyi anlar, hisseder. Küçük yaşta sadece iyi-kötü, doğru-yanlış ayrıştırmasını bilmez, ama bir kamera gibi anne ve babasından gördüğü, duyduğu her şeyi kaydeder. Çünkü ailedeki büyüklerin çeşitli nedenlerle eskimiş, törpülenmiş duyguları, çocukta taptaze ve yenidir. Allah’ın yanından yeni gelmiştir. Bu itibarla anne ve baba, her hareketlerinin çocuk tarafından gözetilip taklit edildiğini bilmelidirler ve ona göre dikkat etmelidirler. Bu nedenle hareketlerini model olacak bilinciyle dikkat etmelidirler. Anne kediyi terlikle dövse, karıncalara kızıp “pis mahlûklar” deyip öldürse küçük çocuk merhametsizliği öğretmiş olur.Ama “yavrucaklar aman ayakaltında ezileceksiniz” deyip onlara şefkatle davransa, çocuk sevgiyi ve şefkati öğrenir.

Namaza azami derecede önem vermeli, Kur’an’a, kutsi söz ve değerlere saygı göstermelidir ve saygıyı öğretmelidirler. Burada anne ve babanın tavrı önemlidir. Çocukları namaz kılmakları için zorlamak namaz eğitimi için geçerli olmaz. Ancak bunun yerine, anne-babanın kendilerinin namaza büyük önem vermeleri; yemekten, içmekten ve en çok önem verdikleri işlerinden de daha öncelikli tutmaları, namaz eğitimi için en etkili yoldur.

Gelecek yazımızda bu konuya devam edeceğiz inşallah.