Düğün Magandaları

28 / 02 / 2017

 Gün geçmiyor ki düğünlerde ölüm veya yaralanmalarla sonuçlanan bir facia haberi gelmiş olmasın. Güya eğlenmek amacıyla havaya ateş edenlerin silahından çıkan kurşunlarla nice facialar yaşanıyor. Eğlenceyi, sevinç gününü bir anda dayanılmaz acılara dönüştürüyor. Ne yazık ki ülkemizde yıllardır süren bu akıldışı gelenek yüzünden nice canlar yitirildi, aileler arasında tamiri imkânsız yaralar açıldı.Sevincin yerine hüzün, akrabalık ve muhabbetin yerini düşmanlıklar aldı.

  Konuşulduğu zaman veya bir facia yaşandıktan sonra herkesin karşı çıktığı bu silah kullanma geleneği, ne yazık ki ibret alınmadan diğer düğünlerde ya da diğer sevinç gösterilerinde tekrarlanıyor. Ne yaşanan acılar, ne yazılıp çizilenler, ne yapılan uyarı ve öğütler, ne polisiye tedbirleri ne de cezalar, bu akıl tutulması geleneğin önüne geçemiyor. Düğün yahut diğer sevinç gösterilerinde havaya ateş açan magandalar, sayıları yüzlere varan ölüm ve yaralanmalara yol açmıştır.

  Akıl ve iz ’anla ölçülemeyen bu maganda vahşeti, bir sevinç gösterisi olarak görünse de aslında ruhta gizlenmiş bir canavarlığın tezahürüdür. Asıl acı olan tarafı toplumda kabul görüp gelenek haline gelmesidir; bu tarz sevinç ve eğlenme türünün çokları tarafından tasvip edilmesidir. Zaten onu yaşatan temel unsur da budur.

  Düğünde havaya ateş açmakla ne kazanılıyor? Çocukları, kadınları, bu sevinçli güne katılan misafirleri korkutan ve tehlike saçan magandalık niçin önlenemiyor? Bunca can kaybına rağmen niçin daha ciddi tedbirler düşünülmüyor? Tüm bu soruların cevabı olarak, silahın toplumda yiğitlik (erkeklik) sayılması ve gelenek haline gelmesinden başka bir açıklaması bulunmuyor. Ne kadar tehlikeli ve can yakıcı da olsa gelenekselleşen bir şeyi söküp atmak mümkün değildir. Halk desteği olmaksızın kolluk kuvvetlerinin marifetiyle, öğütlerle yahut olanlardan ibret alınmasını beklemekle, cinayetlere sebep olan bu magandalık önlenemez. Bu nedenle halk desteğinin sağlanması, bunun yiğitlik değil canilik olduğu bilincinin kazandırılması gerekiyor.

  Ben kendimce âcizane şöyle bir tepki ortaya koyuyorum: Can ciğer dost ve akrabam da olsa, silah kullanılacağını bildiğim düğünlere katılmıyorum ve bu nedenle katılmadığımı kendilerine bildiriyorum. Bu magandalığa karşı çıkan duyarlı ve ciddi insanların bu tarz düğünlere katılmayarak silah kullanmaya karşı tepkilerinigöstermeleri gerekir. Silah kullanmaya karşı bu şekilde tepkilerin artmasıyla bu belanın defedilebileceğini düşünüyorum. Yani halkın kendisi bu geleneğini tek etmelidir. Önlemenin başka bir yolu görünmüyor. Bunun yanında, devletin de bunu ciddiye alması gerçekten caydırıcı cezalar getirmesi gerekir. Silah kullanıldığı duyumuyla birlikte en hızlı şekilde emniyet güçlerinin müdahale etmesi, caydırıcılığı arttıracaktır. Birçok yerlerde, silah sıkıldığında müdahalede ciddi davranılmadığına şahit olmuşuzdur.

  Türk Ceza Kanununda ölüme yol açan maganda, “taksirle adam öldürme suçu” kapsamında değerlendirilmiş ve iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası takdir edilmiştir. Üstelik verilen ceza kaç yıl olursa olsun adli para cezasına çevrilebilmektedir. Bu cezanın caydırıcı bir özelliği bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu ceza, yeni bir düzenlemeyle ağırlaştırılmalıdır.

Hiçbir ölüm ve yaralanmaya yol açmamışsa dahi düğünde havaya ateş açanlar, cinayete teşebbüs suçuyla yargılanmalıdırlar. Halkın da devletin de bu olaya tam ciddiyetle yaklaşması bunun önlenmesi açısından zorunludur. Yoksa daha çok acılar yaşamaya devam edeceğiz.