HARAMLARI KIYASLAMAK

28 / 04 / 2018

Dinin temel unsurlarından biride haramlardan sakınmaktır. Allah’ın yasakladığı davranışlara, dini terim olarak “haram” adı verilmektedir. Allah’ın yasakları Kur’an’da bu kavramla ifade edildiği gibi, “cünah” (halk dilinde günah) kavramıyla da ifade edilmiştir. Bazı yasaklar “Allah’ın sevmediği” şeklinde bir ifade ile belirtilmiştir.

Allah’ın “farz” kıldığı ibadet ve davranışları yapmamak, onları terk etmek haram olur. Gıybet, rüşvet, zina gibi fiillerin yapılması haramdır, farz namazların ise terk edilmesi haramdır. Haram olan davranışlar İslam’da tek tek belirtilmiş, bunların dışındakilerin helal olduğu açıklanmıştır. Çünkü helaller çoktur, haramlar azdır; bu yüzden haramlar belirtilmiştir. Bu durumu bildiren“eşyada asıl olan mubahlıktır” ifadesi, şer’î bir kanun olmuştur. Oysa İslam dışındaki diğer beşeri düzenlerde yasaklar daha fazla olduğundan İslam’ın aksine, serbestlikler belirtilmiş ama “bunun dışındakilerin yasak olduğu” açıklanmıştır. Bu da gerçek anlamda insanî özgürlüğün aslında İslam’da olduğu konusunda dikkat çekicidir.

Bir kısım haramlar,hem Kur’an’da hem peygamber (ASV)’ın hadislerinde “büyük günahlar” olarak nitelendirilmiştir. Bunlar “kebire” çoğul olarak da “kebâir” kavramıyla ifade edilmişlerdir. “Büyük günah” kavramı, bir kısım günahların da küçük olduğuna işaret eder. Bu da haramlar arasında bir derecelenme olduğunu göstermektedir.

Kur’an ve hadislerde haramlara ilişkin yasaklama biçimleri, kişisel ya da toplumsal olma yönleri,dünyevî bir cezanın takdir edilmiş olup olmaması, kul hakkına yönelik olup olmamasıitibariyle haramlarda bir derecelendirme olduğu ortaya çıkmaktadır. Yüce Allah tarafından, hırsızlık, zina, içki, öldürme, yaralama gibi haramlar için ahretteki azap dışında bir de dünyada bir ceza takdir edilmiştir. İslam literatüründe bu dünyevi cezalara “had” adı verilmiştir. Dinin takdir ettiği dünyevî cezalar, toplumu ifsat edilmekten korumak içindir. Bu tür haramlara meyilli olanları caydırmayı ve toplumun selametini sağlamayı hedeflemektedir.

Hırsızlık için bir el kesme şeklinde bir had cezası konulmuş ama mesela gıybet gibi bir günaha had konulmamıştır.  Demek ki, işlevi ve etki alanına göre de haramlar birbirinden farklıdır. Sözlü günahlar ile giyim ya da yeme içmeye ilişkin haramlar birbirleriyle kıyas edilmezler. Küfür sözü ile başka bir yasak söz de farklıdır. O halde aynı kategoride sayılan haramların da birbirlerinden farklı olduğu bilinmelidir.

Bu açıdan haramların hepsinin eşit olduğu sanılmamalıdır.Örneğin, “İçki bütün kötülüklerin anasıdır” (bir rivayette de “anahtarıdır” şeklinde bildirilmiştir.)  hadisi gösteriyor ki haramlar arasında farklar vardır. Allah’ın yasağı olması noktasında aynıdır ama etki, sonuç ve gerektirdiği ceza itibariyle farklıdırlar.

Sakınılmasının zorluğu ve kolaylığı açısından da haramlar arasında farklar vardır. Örneğin gıybet, söz arasında halkın çoğunlukla sakınmadığı bir günahtır, gıybete düşmek kolaydır. Sakınılmasında destek olan toplum baskısı da yoktur; Ama içki içmek zordur, sakındıran toplum baskısı da vardır. Buna rağmen içilirse vebali büyük olur.

Günah ve haramları birbirleriyle karşılaştırmak ve hepsi aynıdır demek çok dehşetliolan bir kısım günahları sıradanlaştırır, vahametini azaltır. Ve onu işleyenler için bir dayanak oluşturur. “Gıybet ile içki aynıdır” denildiği zaman, içki içenlere bir dayanak olur, “herkes gıybet ediyor, demek içkimiz de öyle abartılacak cinsten değil, söz arasında söylenen söz gibidir”şeklinde bir mazeret bulmaya yol açabilir. Aynı şey zina için de söz konusudur.

Bir kısım hocalarımız bir haramın dehşetini anlatmak için, halkın gözünde daha büyük olduğuna inanılan diğer bir günaha benzetilerek, onunla eşdeğer olduğunu anlatırlar. Bunu o günahtan sakındırmak için çoğu zaman iyi niyetle yaparlar ancak farkında olmadan kaş yapayım derken göz çıkarırlar. Bu sefer o daha büyük günahı küçültmüş olurlar. Örneğin: “Bir lira faiz yemek zina gibidir, o da haram bu da haramdır” benzetmesiyle, faizden sakındırayım derken farkında olmadan zinanın dehşetini küçültmüş oluyorlar. Bunu duyan cahil insanlar, “demek zina o kadar büyük günah değilmiş, bir lira faiz gibiymiş, biz abartıyormuşuz” şeklinde çok yanlış bir zanna kapılırlar.

Haramlardan sakındırmalarda, haramlar arasında farklılıkların bulunduğunu dikkate alarak dinin koyduğu dengeyi bozmamak, abartılardan ve yanlışlara yol açacak benzetmelerden kaçınmak gerekir.