İNSANIN SORUMLULUKLARI

12 / 09 / 2017

Yüce Allah insana dört türlü sorumluluk yüklemiştir:Allah’a, topluma, kişinin kendisine, yaşadığı çevre ve doğaya karşı insan sorumlu tutulmuştur. İnanç ve ibadet ile ilgili yükümlülüklerle öncelikle Rabbine karşı sorumludur.Rabbini hakkıyla tanımak, farzları yerine getirmek ve günahları terk etmek zorundadır.

İnsan, içinde yaşadığı topluma karşı da sorumlu kılınmıştır. Küçükte büyüğe doğru İç içe geçmiş daireler gibi toplum da küçük topluluklardan oluşmaktadır. Çekirdek durumunda olan aileler akraba topluluklarını oluşturur, bunlar da toplumu meydana getirir. Bu toplumlar da en büyük daire olan İslam ümmetini gerçekleştirir. Onun için, toplumdaki her bir fert hem ailesinin, hem akraba çevresinin, hem büyük toplumun, hem de İslam ümmetinin üyesidir. Bu itibarla her bir insanın ailesine, akrabalarına, topluma ve İslam ümmetine karşı görev ve sorumlulukları bulunmaktadır.

Bir de insan kendisine karşı da sorumlu kılınmıştır. Kendini haramlardan sakınma konusunda kontrol etmek, ahlakını güzelleştirmek, özel bakımlarını yapmak durumundadır. Allah’ın verdiği dünyalıktan payını almaya çalışmak, helal rızkını kazanmak, Allah’ın nimetlerinden istifadeyle kendi hakkını da vermelidir. Vücuduna ihsan edilen maddi ve manevi cihazları yerli yerinde ve amacına uygun olarak kullanması gerekir.Bu organları Cehennem kapılarını açacak anahtarlar durumuna getirmemelidir. Kur’an’da,“Nefislerinize zulmetmeyiniz”, “Dünyadan da payını unutma” şeklinde ayetlerde bildirilmiştir.

Tevbe Suresinin 36. ayetinde haram aylar belirtildikten sonra “Bu aylarda sakın nefsinize zulmetmeyin” buyurmuştur.(Tevbe,36) Haram aylarda nefse zulmetmek, bu aylarda haram kılınan hususlara riayet etmemek, haramlığını gözetmemek demektir. Bundan hareketle, şunu anlayabiliriz: kişinin haramı helal yapması, ya da haramlılığı dikkate almaması, nefsine zulmetmesi demektir.

İnsanın sorumluluklarından biri de içinde yaşadığı doğaya karşı olan görevleridir. Hayata önemli katkıları olan binlerce çeşit hayvan, bitki, canlı, cansız yaratıklarla donatılan yeryüzünü ve kurulu düzenini korumak, bozgunculuktan kaçınmakda insana yüklenen sorumluluklardan biridir. Kâinatta, Akılları hayrete düşürecek nitelikte kurulu bir düzen ve denge vardır. Allah, bu ölçü ve ahengi bozmamalarını insanlardan istemektedir. Kur’an: “Allah göğü yükseltti ve mîzanı (ölçü ve dengeyi) koydu. Ölçü ve dengeyi bozacak azgınlıktan kaçının!” ayetiyle insanları uyarmıştır. (Rahman, 7-8)

Kasas Suresinin 77. Ayetinde de sorumluluklara veciz bir ifadeyle şöyle dikkat çekilmiştir: “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret diyarını ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuğa kalkışma,  bilinmelidir ki Allah, bozguncuları sevmez.”

Ayetteki birinci ifade olan “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret diyarını ara” cümlesiyle Allah’a karşı sorumluluk özetlenmiştir. İnsanın maddi ve manevi azaları, gücü, heves ve istekleri, kendisiyle ilişkili her donanım Allah’ın verdikleridir. Bunlarla Ahireti kazanacak faaliyetler içinde olmalıdır.

“Dünyadan da nasibini unutma.” Cümlesi kişinin kendine karşı sorumluluğuna dikkat çekmektedir. Helal dairesi keyfe de kâfidir, kendine zulmetmeye gerek yoktur.

“Allah sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap” cümlesi, insanın topluma karşı sorumluluğuna işaret eder. İnsanlara her açıdan iyilikle muhatap olmak gerektiğini bildirir.

“Yeryüzünde bozgunculuğa kalkışma,  bilinmelidir ki Allah, bozguncuları sevmez.”cümlesi, tabiata ve diğer mahlûkata karşı insanın koruyucu olması, istifade ettiği doğayı tahrip etmemesi gerektiğini bildirmektedir.Cennet gibi yaratılan dünyayı cehenneme çevirenler için cehennem yaratılmıştır.

Bu sorumluluklar Allah tarafından yüklendiği için, bunlardan hangisi görevlerden hangisini terk ya da ihmal ederse Allah’a karşı önemli bir kusur işlemiş olur. Bu nedenle yapılması gereken ya da terk edilmesi gereken her şey Allah için olmalıdır. O zaman bir kıymet ifade eder ve sorumluluk yerine getirilmiş olur.