NAMAZDAKİ İNCELİKLER

05 / 01 / 2018

İnsan sürekli tekrar ettiği bir şeyi alışkanlık haline getirir. İlkin irade ile başlar, zamanla alışkanlık irade dışında da gerçekleşir. Oysa ibadette alışkanlık ve adet değil, irade ve niyet esastır. İbadetin sonuna kadar farkındalığı sürdürmek gerekir. Sürekli aynı tekrarlar bu farkındalığa engeldir. Bu nedenle namazın muhtelif aşamalarında bazı özel kutsi kelime ve işaretler konulmuştur.Bunların yapılması sünnet, terki ise mekruhtur. Namazın sonuna kadar farkındalığı ve dikkati hedefleyen “niyet”in bir nevi yardımcıları ve furuatı durumundadırlar. Böylece iradesizce bir alışkanlık olarak yapılmasını önler, dikkat ve ciddiyeti arttırır.

Teşehhüd sırasında “illallah” derken sağ elin şehadet parmağını kaldırmak. Tahiyyat duası ezberlendiği için namaz oturuşunda da dil alışkanlığı olarak okunup dikkat dağılabilir. Kişi, farkında olmadan okuyup bitirebilir. Bunu önlemek için “illallah” derken parmağı kaldırmak sünnet olmuştur. Bunun bilincinde olarak parmağını kaldıracağı kelimeye gelmeyi takip edeceği için dikkat içinde olur.

İki rekâttan sonra oturuş ve bu teşehhütte Âl için salâvat okumayıp son oturuştaki teşehhütte okumak.

Secdede ayak parmak uçlarını yere dayayıp ayakları dikmek, secdeden oturuşta sağ ayağı dik tutup sol ayağı yatık tutmak da dikkat içeren hususlardır.

Yine secdede alınla birlikte burnun da yere değmesinde titizlik göstermek de ciddiyeti ifade eder.

Farzın ilk iki rekâtındazamm-ı sure okuyup son iki rekâtta okumamak.

Namazın farzlarından olan ruku’ ve secdelerde belirtilen inceliklere dikkat etmek. Örneğin ruku’da ellerini iki dizi üzerine koyarak, eğilmeye hassasiyetle riayet etmeyi sağlar.Ruku’dan kalkarken “semiallahu limen hamideh” kutsi cümlesini söylemek,ruku’dan tam olarak doğrulmayı sağlar. Çünkü ruk’dan doğrulup az bir süre doğrulmuş halde durmak da namazdaki dikkati temin eder. Bunu sağlamak için de bu kutsi cümleyi söylemek gerekir.

Namazdaki inceliklere dikkat edilmezse, alışkanlıktan gelen bir gaflet ve yanılma meydana gelir, farkındalık zedelenebilir. Bizzat Allah’a muhatab olunan ve O’nun huzuruna çıkılan bu ibadeti ciddiyetle yerine getirmek gerekir. Bunun için de ciddiyeti bozucu hal ve hareketlerden sakınmak esastır. Sürekli namazda yanılmak, gafletle namaz kılmak elbette ciddiyetle bağdaşmaz.

Namazdaki gaflet, zamanla “namazdan gaflet”e yol açabilir. Yani namazdaki gafletin sıklığı ve fazlalığı, git gide namaza önem vermemeye, ciddiye almamaya sebep olur. Bu durum da namazı ihmal etmeye ve aksatmaya yol açar. Önemsizleşen bir şey de terke maruzdur. Önceleri namaza önem verip sonradan terk edenlerin çoğu, namazdaki gafletin namazdan gaflete dönüşmesi sonucu olarak bu duruma düşmüşlerdir. Kur’an-ı Kerim Maun Suresinde, namazdan gafletin vahametine işaret etmek üzere: “Namaz kılıp da namazlarından gafil olanlara yazıklar olsun!” buyurmuştur. Ayette yazıklar olsun şeklinde tercüme edilen “veylün” kelimesi kimi müfessirlere göre cehennemde azabı dehşetli bir bir vadinin adıdır. Buna göre namazlarından gafil olanların sonuçta namazı ihmal ettiklerinden Veyl vadisine atılacaklardır

Sonu “Veyl” olan bir akıbetten kurtulmak için namazı dikkat ve titizlik içinde yerine getirmek gerekir. Namaz ciddiyetini bozmamak için de namazdaki dikkat arttırıcı işaret ve okuyuşlara önem verilmelidir. Unutulmamalıdır ki bazı büyük taşları, altına konulan küçük taşlar dengede tutar. “Bu küçük taşın ne önemi var?” deyip çıkarılsa, o koca taş durdurulamayacak ve yuvarlanacaktır.