Rüya ile gelen mesaj

24 / 02 / 2017

Ortaokul ikinci sınıftaydım. Coğrafya dersi çok ilgimi çekiyordu. Özellikle denizleri merak ediyordum. Çünkü hiç deniz görmemiştim. Bir gece gördüğüm rüya merakımı daha da arttırdı. Rüyada bir köprüden geçiyordum. Ancak ilginç bir köprüydü. O zamana kadar gördüğüm en uzun köprü Diyarbakır’da Dicle nehri üzerindeki on gözlü köprüydü. Fakat rüyada gördüğüm köprü bundan da uzundu. Bir tarafı dağ, diğer tarafı denizdi. İlk defa denizi görüyordum. Beni büyülemişti. Kalabalık bir grup içinde o köprüden geçtim. Ancak benim gözüm hep denizdeydi. Hayret ve dikkatle denizi seyrediyordum. Daha köprüden geçiş tamamlanmadan uyandım.

Aradan on yıl gibi bir zaman geçti. Denizi gördüğüm rüya, hayatımda bir ilk olduğu için hiç unutmadım. İlahiyat Fakültesini bitirip öğretmen olarak Trabzon’a tayin oldum. Valizimi hazırlayıp yola çıktım. Denizi artık gözlerimle görecektim, bu nedenle heyecanlıydım. Otobüsümüz Samsun’dan itibaren sahil yolunda ilerliyordu. Ancak gece olduğu için denizi tam olarak göremiyordum. Derken sabah oldu, Giresun’a vardık, ortalık aydınlanınca denizi gördüm. Bir de baktım ki otobüsümüz bir köprüye girdi. Köprünün bir tarafı deniz, diğer tarafı dağdı. Tam o sırada yıllar önce gördüğüm rüyayı hatırladım. Üzerinde bulunduğumuz köprünün rüyada gördüğüm köprünün ta kendisi olduğunu fark ettim. Hayretler içinde kaldım.

O zaman düşündüm: On yıl önceden yıllar sonraki hayatımın ne olacağını, nerelere gideceğimi, ne yapacağımı bilen var. Yıllar sonraki hayatımdan bir kesiti rüya yoluyla bana gösteren Allah, hayatımı avucunda tutuyor. Demek o beni benden daha iyi biliyor, benim bilmediklerimi biliyor ve bunu bana hissettiriyor. Âlem-i Misaldeki bu misal, geçmiş ve geleceğin Allah katında eşit olduğunu göstermektedir. O halde onun elinden kurtuluş yoktur, Ona tabi olmaktan başka çare de yoktur. Rüyanın bana verdiği bu düşünceler imanımı arttırdı.

Böylece mesajı yıllar sonra ortaya çıkan bir rüyaydı bu.Eminim, herkesin rüyalarla ilgili buna benzer bir hatırası vardır. Modern bilimin, sırlarını ve mahiyetini henüz çözemediği rüya âlemi, mesajlarla doludur. Her gece her bir canlı için bir anda özel âlemler yaratan, o âlemlerde gezdirip sonra bir anda yok eden Allah, bununla sonsuz gücünü göstermektedir. İnsan, sadece rüyalarını düşünmekle bile, Fatiha suresindeki “Bütün övgü ve ibadetler âlemlerin Rabbı olan Allah’a mahsustur”ayetini gerçek manada anlayabilir.

Rüyalar, herkesçe çok merak edilir, ne demek istediği,bildiğine inanılan kimselere sorulur. Bununla ilgili rüya tabirleri kitapları yazılmıştır. Görülen rüya, bazen sevindirici, bazen üzücü olaylara yorumlanır. Ancak unutulmamalıdır ki yapılan yorumlar hiçbir bilimsel gerçeğe dayanmaz, tamamıyla yorumlayanın tahmininden ibarettir. Her ne kadar bazıları bir kısım ayet ve hadis yorumlarından faydalanarak tabir ediyorsa da ayet ve hadisten çıkarılan işaretler de tahminidir.

Kur’an-ı Kerim, Yusuf (AS)’ın,hapis arkadaşları olan iki gencin ve melikin rüyasını naklederek rüyalara dikkati çekmiştir. Rüya tabiri, peygamberlere verilen Vehbi bir ilimdir. Bu ilim, çalışarak elde edilmez, peygamberler dışındakilerin yaptığı yorumlar zanna dayanır.Gerçek olmayabilir, yanılgı olabilir; fakat peygamberlerin yaptığı yorumlar vahye dayandığından tamamıyla gerçek ve kesindir. Yusuf suresinin,“İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek”(Yusuf,6) “İşte böylece biz Yusuf'u o yere yerleştirdik. Ona rüyaların yorumunu öğrettik.”(Yusuf,21) Ayetlerinde rüya tabiri ilminin Allah tarafından peygambere öğretildiği vurgulanmıştır.

Aslında rüyaların vermek istediği mesaj, sıradan günlük yaşantı ile ilgili olmaktan çok Allah’ın kudretine ve ahirete ilişkindir. Buna göre rüyalar, Allah’ın daha nice âlemleri olduğunu, kişinin kendi hayatının yöneticisi olmadığını gösterir. Bazen yıllar önce unuttuğumuz, zaman sayfaları arasında kaybolmuş yaşantımızdan bir kesit bize göstererek diyor ki: “Ey insan, senin tüm hayatın kayıt altındadır, sen unutsan da unutmayan bir zat tarafından muhafaza edilmektedir.” Bazen de geleceğe yönelik yıllar sonraki yaşantımızdan bir kesit bize göstererek şöyle der: “Ey insan, senin gelecekteki hayatın da ezel ve ebede hükümran olan bir zatın avucundadır, onun yanında geçmiş ve gelecek aynıdır. Senin onun kontrolü dışına çıkman mümkün değildir!”Geçmiş ve gelecek, zamanla ilgili iki kavramdır ve zamana tabi olan yaratılmışları ilgilendirir. Ama zamanı yaratan ve ona tabi olmayan Allah için geçmiş ve gelecek diye bir kavram olmaz.

Bütün rüyalarda verilen ortak mesaj da ahirete yöneliktir. İnsana der ki: “Ey insan, ölü gibi bedenin yatağında dururken seni her gece farklı âlemlerde gezdiren Allah’ın buna benzer berzah âlemleri de vardır. Yıllar önce ölen bir yakınını ölmüş olduğunu bilerek görüyorsun, demek ki o yokluğa gitmedi, halen vardır ve kendine ait bir âlemde yaşamaktadır. Bütün bunlara gücü yeten zat elbette ahireti de getirmeye, cennet ve cehennemi şenlendirmeye de kadirdir.”