Üç Aylar ve Ramazan

04 / 04 / 2017

Arınma ve ibadet mevsimi olan mübarek Üçaylar’a bizi kavuşturan Allah’a hamd olsun.

Bu kutsi mevsim, insanın manevi hayatında büyük değişimlere, yol açar. Yılboyu çeşitli günahlarla kararan ve katılaşan kapleri yumuşatır, ibadet hevesini filizlendirir, küllenen birçok güzel ahlakın üstündeki örtüyü kaldırır, gün yüzüne çıkarır. Bu öyle bir mevsimdir ki az bir gayret çok kazanım getirir. Kutsal kelimelerin zikredilmesi diğer zamanlardan farklı olarak hem etkisi, hem sevabı çok olur.

Üçaylar mevsiminin önemli bir özelliği de kirlenmiş, bulanmış manevi havayı temizleyip berraklaştırmasıdır. Müminlerin bu mevsimdeki ahiret kazancına ve ticaretine ciddi olarak yönelişleri, yoğun ilgi ve gayretleri, manevi havayı safileştirir, güzelleştirir. Yapılan zikir, tesbih, sadaka, oruç gibi ibadetler, günah kirlerini temizlediği için, herkesi hatta bu alanın dışında kalanları bile etkileyen bir hava meydana getirir. Tüm İslam dünyası inanç ve manevi yetenekleri oranında bu atmosferden hissesini alır. Çünkü kutsal sözler, ibadet ve Salih ameller arttıkça şeytani çalışmalar, değersiz söz ve fikirler etkisini yitirir. Bir tarlada ekilen ağaçlar, güller ve çiçekler büyüdükçe dikenler ve yabani otlar arada kaybolup kurumaya yüz tuttukları gibi Kutsal kelimeler kötü söz ve amelleri etkisizleştirir. Güzel kelimelerin Allah’a yükseldiğini Kur’an-ı Kerim şöyle bildirmektedir:

“Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.” (Fatır,10.)

Üçaylar’dan asıl büyük değere sahip olan ay Ramazan-ı Şerif’tir. Onun da değeri Kur’an-ı Kerimden kaynaklanmaktadır. Çünkü insanlığa nur ve huzur getiren, dünya ve ahiret saadetinin yol haritasını bildiren Kur’an-ı Kerim bu ayda nazil olmuştur. Bu itibarla Ramazan, Kur’an ay’ı olmuştur. Receb ve Şaban’ın değeri Ramazan-ı Şerif’e yakınlıklarından kaynaklanır. Recep ayına girdiğinde Peygamber (ASV)’ın, “Allah’ım, Receb ve Şaban’ı bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” Şeklinde dua etmesi bunun en güzel kanıtıdır.

Değerli mücevherlerle ve birbirinden güzel süslerle bezenmiş bir kılıf veya ambalaj, aslında içindekinin paha biçilmez değerine işaret eder. Ama asıl değerli olan içini bırakıp kılıfı üzerine yoğunlaşmak, doğru istikametten sapmadır, büyük bir hatadır. Ramazan-ı şerifin değerine işaret etmek üzere sevaplarla süslendirilen Receb ve Şaban aylarının bu işaretlerine dikkat etmeyip bu aylara Ramazan’ı adeta unutturacak aşırı mübalağalı bir tarzda yoğunlaşmak da yanlıştır, hedeften sapmadır. Bu günlerde söz konusu bu ayların faziletlerine dair çoğu uydurma hadislerle öyle aşırı anlatımlar yapılıyor ki Ramazan-ı Şerif bu ayların gölgesinde kalıyor. Ramazan’a yakınlıktan dolayı kazandıkları değer, bizzat kendilerinin değeriymiş gibi gösterilmesi Ramazan’a da saygısızlıktır. Sosyal medyada kaynağı araştırılmadan hadis adı altında paylaşılan Ramazanı gölgede bırakacak ölçüde Receb ve Şabanın faziletleri ile ilgili mübalağalı sözlere rastlıyoruz. Hadis olarak ifade edilen bu sözler mudakkik hadis alimleri tarafından araştırılmış ve uydurma oldukları belirtilmiştir.   

Üçaylar, ahiret ticareti için bir fuar, bir pazar durumundadır. Müslümanlar topyekûn kutsi bir faaliyet içine girerler ve arınırlar. Bu umumi yönelişleri ve yakarışları Cenab-ı Hak büyük sevaplarla ödüllendirir. Şeytanların hareket alanı daralır, hatta Hadis-i Şerif’in bildirdiğine göre Ramazan-ı Şerifte bağlanırlar. Bu mübarek aylarda, cemaat namazları dışında, kişisel ibadetlere ağırlık verilmelidir. Bilinmelidir ki, Zikir, tesbih dua ve Kur’an okuma gibi amellerin topluca olmasından ziyade, bireysel olması esastır. Herkesin bireysel olarak yaptığı ibadetler daha fazla uhrevi kazanç getirir.

Üçaylar gittikten sonra, ahiret ticaretinin Pazar ve tezgâhları değişmeye, onun yerine dünya sergisi açılmaya başlar. Gayretlerin heveslerin yönü bir derece değişime uğrar. Dünyevi hırslardan ve günahlardan yükselen çirkef ve manen zehirli buharlar manevi havayı bozar. Herkes dercesine göre ondan zarar görür.

Bu zarara yol açmamak ve etkilenmemek için üçaylarda başlatılan Salih amelleri elden geldiğince sonraki zamanlarda da sürdürmek gerekir. Peygamber (ASV): “Allah katında amellerin en hayırlısı az da olsa en devamlı olanıdır.” buyurmuştur.

  Bütün Müslümanların, ibadet mevsimi olan üçaylarını tebrik ederim.