YAŞLI KADINLAR

22 / 08 / 2017

Bütün kadınlar annelik duygusuyla yaratılmıştır. Annelik ise şefkati gerektirir. Bütün anneler halis ve yüklü bir şefkatle donatılmışlardır. Yüce Yaratıcı, dikkat ve titizlik içinde yetiştirilmesi gereken yavruyu anneye teslim etmiş adeta anneyi kendi vekili olarak o yavruyu yetiştirmesinde görevli kılmıştır. Bu nedenle başta şefkat olmak üzere gerekli tüm donanımı da vermiştir. Bütün annelerin şefkatleri Allah’ın rahmetinden yansıyan ışıltılardır. Karşılıksız, katıksız ve halisane olan bu şefkat fıtratlarına yerleştirilmiş bir elektrik durumundadır.

Bu şefkat aynı zamanda çok geniştir. Anne, yavrusundan dolayı diğer tüm yavrulara şefkat eder. Şefkatin gereği için hiçbir tehlikeyi dikkate almaz. Kendini yavrusuna feda eden annelerin şefkat kahramanlıkları sayılamayacak kadardır. Ve bu insan olmakla da sınırlı değildir. Yavrusuna şefkatinden ötürü yüreksiz tavuk aslan kesilir,ite saldırır.

Küçücük kız çocuklarının oyuncak bebeklerine düşkünlükleri, müthiş bir titizlik ve dikkat içinde gösterdikleri sevgi ve bağırlarına basmaları, minnacık yüreklerinden taşan şefkati apaçık göstermektedir. Peteklerden taşan bal gibi ya da ışıltısı uzaklara kadar yayılan kandil gibidir.

Bir tohum gibi ruha yerleştirilen şefkat, zamanla filizlenir, inkişaf eder, büyür ve manevi bir Tuba ağacına dönüşür. Yaşlı kadınlarda en kapsamlı bir olgunluğa ve doruk noktasına ulaşır.

Şefkat da Allah’tan geldiği için, Allah’ın diniyle mezc olmuş bir uyum içindedir. Her ikisi de O’nun kanunudur. Bu nedenle yaşlı kadınlarda Allah’ın dinine karşı müthiş bir bağlılık görülür. Akıl delilleri arayanlara inat yaşlı kadınlar, yüreklerindeki delillerle Allah’ın ipine sarılırlar. Şefkatlerinden gelen bağlarla Allah’ın dinine sıkı sıkıya bağlanırlar. Ayrıca şefkat, kötülüklere ve kötü düşüncelere bir kalkan gibi engel olur.

Allah’a ve dine karşı düşmanca bir tutum takınan adamların bile yaşlı anneleri veya nineleriyle ilgili dine bağlılık öyküleri bulunmaktadır. Ateist babanın tepkisine rağmen torununa din kültürü vermeye çalışan, Kur’an öğrenmeye gönderen yaşlı kadınların hatıralarını hep duyarız. Dinin dikkate alınmadığı ve ona karşı olumsuz tavırlara rağmen nice evlerde, tertemiz tülbentleri, namazlıkları, tesbihleri ve ibadetine düşkünlüğüyle yaşlı kadınlar,kınanmaktan asla çekinmeden dinlerini ayakta tutuyorlar. Her biri Asr-ı saadete açılan pencere durumunda oradan nefes alıyorlar.

Yaşlı kadınlar, yüreklerindeki şefkatin yanı sıra fıtraten zayıfve hassas olduklarından herkesten daha fazla sığınmaya ve teselliye muhtaçtırlar. Yine şefkatin yönlendirmesiyle en büyük sığınak ve en güçlü teselliyi dinde görüyorlar. Dine bağlılıklarının bir nedeni de budur.

Abdullah bin Ömer (RA)’ın rivayet ettiği hadiste peygamber (ASV) “Ahir zamanda yaşlı kadınların dinine sarılınız!” buyurmuştur.  (İmam-ı Gazâli, İhyâuUlûmi’d-Dîn, 3:75.) Yaşlı kadınların samimi dinlerine ve kuvvetli itikatlarına dikkat çekmiştir. Çeşitli fitnelerle din duygusunun zayıfladığı ahir zamanda bile yaşlı kadınların şefkatlerinden gelen nezih ve safi itikatlarıyla dinde sebat edecekleri bildirilmektedir. İşte bu hengâmda o hanımları örnek almak, onların bağlığı gibi bir samimiyetle dine sarılmak lazımdır.

Uygarlığıyla övünen günümüz dünyasında yaşlı kadınların toplumdan dışlanırcasına gördükleri acımasız muamele, aileden koparılıp huzurevlerinde huzursuzluğa terk edilmeleri ehl-i insafın tüylerini ürpertmektedir. Güya kadınlara sahip çıkıyorlarmış gibi dillerinden düşürmedikleri “Kadın hakları” naraları meğerki genç hanımları tuzağa düşürmeye yönelik kurnazca bir çabadan ibarettir.

Yaşlı kadınlara karşı saygısız bir tutum içinde bulunan çağımızdaki mim’siz medeniyete karşılık İslam medeniyetinin saygın tutumu, bu hanımların İslam’a sığınmalarında ne kadar haklı olduklarını göstermektedir. Çünkü İslam medeniyetinde kadın, ayakları altına cennetin serildiği eli öpülen annedir. Yaşlı kadınlar da samimiyet ve sarsılmaz itikat açısından kendilerine tabi olmamız istenen saygın büyüklerimizdir.