AŞURE

02 / 10 / 2017

Aşurenin iki boyutu vardır. Birinci Boyutu: Muharrem ayının konumu, kutsallığı ve onuncu günü olan aşure gününde meydana geldiğine inanılan önemli olaylar ve dolayısıyla da ibadet yönüdür. Hz. Ömer dönemine kadar Arapların, düzenli bir tarih belirleme sistemine sahip olmadıkları bilinmektedir.  Fil vakası gibi bazı olayları ölçü olarak benimsemiş ve kullanmışlardı. . Hz. Ömer devrinde, Hz. Peygamber’in Mekke’den Medine’ye hicret ettiği yıl, İslâmî takvimin başlangıç yılı yani Hicri birinci yıl olarak, Muharrem ayı da bu takvimin ilk ayı olarak kabul edildi. Dolayısıyla Hicrî tarih, Hz. Muhammed (s.a.s.)’ in Mekke’den Medine’ye göç edişi ile başlamıştır. (Miladi 622).Kameri yıl On iki ay, Üç yüz elli beş gündür.  Zira kameri yılda güneşin değil ayın hareketleri esas alınmaktadır. Muharrem ayı, kameri yılın ilk ayıdır. Aşure günü ise Muharrem ayının onuncu günüdür. Bu günün kutsal bir gün olduğu inancı oldukça eskidir. Muharrem ayında ve özelliklede aşure gününde tarih boyunca birçok önemli hadisenin yaşandığına inanılmaktadır. Bu hadiselerden bazıları şunlardır.

•Hz. Âdem'in tövbesinin kabûl olması,
• Hz. İsâ'nın doğumu ve ölümden kurtulup, diri olarak göğe çıkarılması Aşure günü oldu.

• Hz. Nuh'un tufandan kurtulması,
• Hz. Yûnus'un balığın karnından çıkması,
•Hz. Yakup’un oğlu Hz. Yusuf'a kavuşması, Hz. Yusuf'un kuyudan çıkması
• Hz. İdris'in göğe çıkarılması,
• Hz. Süleyman (a.s.)'a saltanat verilmesi,
• Hz. Musa'nın Kızıldeniz'i geçmesi ve Firavun'un helak olması,
• Hz. Eyyûb'un hastalıktan kurtulması,
• Hz. İbrahim (a.s.)'in dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması
• Hz. Musa (a.s.)'nın Firavun'un şerrinden kurtulması
• Hz. Hüseyin (r.a.)'in şehid edilmesi

Hz. Muhammed (a.s.)ın aşure ile ilgili Hz. Aişe validemizden rivayet edilen bir hadis-i şerifleri şöyledir.

«Hz. Aişe (r.anha) demiştir ki: “aşure günü Kureyşlilerin câhiliye devrinde oruç tuttukları bir gündü. O günde Peygamber (s.a.) de oruç tutuyordu. Rasûlullah (s.a.), Medine'ye gelince aşure günü (yine) oruç tuttu ve o günün orucunu emretti. Ramazan orucu farz kılınınca artık farz oruç ramazan oldu ve aşure terk edildi. Bundan sonra isteyen o gün oruç tuttu, isteyen tutmadı.".»  .( Ebu Davud, Sıyam, 64)

Hz. Muhammed (a.s.)in ramazan orucu farz kılındıktan sonra aşure günü oruç tutmak isteyen Müslümanlara, Yahudilerinde aşure günü oruç tutmalarından dolayı farklı olması açısından aşureden bir gün önce veya bir gün sonra da oruç tutmalarını tavsiye ettiği de rivayet edilmektedir.

İkinci boyutu ise; aşure gününde yapılan aşure tatlısıdır. Aşure gününde aşure yemeğinin yapılmasında esas teşkil eden hadise ise şöyle anlatılır:

Hz. Nuh (a.s.) beraberlerindekilerle gemiden Aşure günü indi. O gün Allah’a şükür etme amacıyla oruç tuttu ve beraberindekilere de oruç tutmalarını emretti. İnanışa göre Hz. Nuh ve beraberindekilerin tufan boyunca tükettikleri azıklarından artmış olanları topladılar. Her kes yanında kalan yiyeceği getirdi. Birisi bir avuç buğday, diğeri bir avuç nohut vb. getirdi. Yedi çeşit hububat ile Hz. Nuh (a.s.) onlara yemek pişirdi ve insanlara dağıttı. İnsanlar bunu Aşure günleri için adet edindiler. Bu adet edinme günümüze kadar gelmiştir. Hiçbir şekilde bir kutsallığı olmayan aşure tatlısı sadece bir ikram ve bir gelenek olarak kabul edilmelidir. Mutlaka bir kutsiyet kazandırılacaksa sadece İslamiyet’te insanların birbirine ikramda bulunmalarının fazileti çerçevesinde değerlendirilebilir. Biz Aşureyi organoleptik(duyu organlarımızı etkileme yeteneği ), gastronomi ve diyetetik(beslenme bilimi) açıdan değerlendirebiliriz. Bu açıdan bakıldığında güzel, lezzetli ve besleyici değeri oldukça yüksektir.

 Hemen her kesim tarafından yapılabilen klasik bir aşure tatlısının tarifi ise şu şekilde verilebilir:

Aşure Malzemeleri:

3 su bardağı tozşeker

1 Su Bardağı üzüm pekmezi

1 su bardağı çekirdeksiz kuru üzüm

1 su bardağı küp doğranmış kayısı

1 su bardağı doğranmış kuru incir

2 su bardağı aşurelik buğday

1 su bardağı nohut

1 su bardağı kuru fasulye

2 su bardağı su

1/2 su bardağı pirinç

1 su bardağı fındık içi

1 Fincan çam fıstığı

Süsleme için:

1 su bardağı kuş üzümü

Çekilmiş ceviz içi veya Antep fıstığı, Tarçın,

Aşure Hazırlanışı:

Buğday, fasulye, nohut ve üzümü ayrı kaplarda bir gece önceden ıslatın. Bir gün sonra buğdayı süzüp büyük bir tencereye alın. 2 su bardağı su ekleyip kaynatın. (Kaynatma esnasında üzerinde biriken köpüğün bir kevgirle alınması gerekir) tencerenin kapağını kapatın ve 30 dakika kaynatın.

Fasulye ve nohudu süzüp ayrı kaplarda haşlayın. Pirinci yıkayıp süzün ve buğdaya ilave edin. Buğday taneleri iyice yumuşayıncaya kadar yaklaşık 4,5 saat kısık ateşte ara sıra karıştırarak pişirin. Buğday taneleri yumuşayınca tozşeker, nohut ve kuru fasulyeyi ekleyin. Fındık içi, çam fıstığı, kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru inciri ilave edip karıştırın. Bir süre kaynattıktan sonra ateşten alın.  Sıcakken kâselere boşaltın. Soğuyunca üzerini ceviz içi veya Antep fıstığı ve tarçın ile süsleyerek servis yapın.

Afiyette kalın