BAYRAMDA BESLENME

19 / 06 / 2017

Ramazan ayı boyunca oruç tutmakla, üç ana öğün yerine iki ana öğün ile yeni bir düzen oluşmuştur. Yiyecek ve içecek tüketiminin iki öğünde gerçekleştirilmesi sonucunda sindirim sistemi yeni alıştığı düzeni bayramın gelmesiyle değiştirmek durumunda kalmaktadır. Ramazanın ilk günlerinde yaşanan mide sıkıntıları ve hazımsızlık gibi sorunlar bayramda ani değişiklikle ve fazla yiyecek tüketimi ile daha da belirgin ve daha da büyük sıkıntılar ile çıkabilir. Bundan dolayı k eski yemek alışkanlıklarına yavaş yavaş geçiş yapmak en doğru olanıdır.

İnsanların bayramda aşırı yemek yemelerinin temelde iki sebebi vardır.

Birincisi, ramazan ayı boyunca oruç tutan bazı insanlar, bayramda hiç doymayacakmış ve aç kalacakmış gibi bir duygu içinde olurlar.

İkincisi, bazı insanlarda bir ay boyunca oruç tutmanın bedeli olarak önüne gelen her şeyi yemeyi kendini ödüllendirme olarak görürler.

 Her iki durumda da özellikle bayramın birinci gününde sabah kahvaltısından başlayarak gün içinde çok fazla yemek yenmektedir. Özellikle karbonhidrat açısından zengin, baklava, şöbiyet, revani gibi şerbetli tatlılar ile pasta ve börek gibi yiyeceklerin tüketimi fazla olur. Bunun sonucunda da başta hazımsızlık olmak üzere mide hastalıkları olmak üzere birçok sıkıntı yaşanır. Ayrıca ramazanda alınan kilolara ek olarak bir de bayramda fazla yeme sonucu kilolarda artış meydana gelir.

Ramazan bayramı ile yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yapılması gerekir. Gün içerisindeki beslenme şekli üç ana, üç ara öğün olmalı. Ana öğünlerde karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerin vücudun ihtiyacı oranında yer alması gerekir. Özellikle bayram ziyaretlerinde ikram edilen tatlı ve hamur işleri tüketiminin fazla olması, yağ ve kolesterolde ani yükselişlere neden olabilir.

Ramazan orucu ibadetinden sonra bayram etmenin sadece yemek yeme ile olmayacağı bilinci ile rahat huzurlu ve sağlıklı bir bayram geçirebilmek için alınabilecek bazı tedbirler şu şekilde sıralanabilir. 

*Hipertansiyon, yüksek kolesterol ve diğer kalp-damar, mide-bağırsak hastalıklarından herhangi birine sahip olanlar ile yaşlı olanlar bu konuda daha hassas davranmalı. Bu grupta yer alanlar hamur işleri tüketimlerine sınırlama getirmelidir.

*Şeker hastaları şekerden ve tatlılardan uzak durmalıdır.”Bayramda bir şey olmaz”  düşüncesi içinde olmamalıdır. Diğer insanlarda bu tür hastalığı olan kişilere şeker veya şekerli gıdalar yemeleri konusunda ısrarcı davranmamalıdır.
  *Güne hafif kahvaltı ile başlanılıp, az yemek yenilmelidir. Yemekler iyice çiğnenerek tüketilmeli, öğün atlanılmamalıdır.

*Bayramda tatlı ve hamur işleri ve yağlı yemekler yerine sebze, meyve ve kuru baklagil tüketimi artırılmalıdır

*Tatlı yerine meyve ikram edilebilir. Mutlaka Tatlı ikram edilmek isteniyorsa özellikle bayramın ilk iki günü sütlaç, kazandibi gibi hafif sütlü tatlılar ikram edilebilir. Ayrıca her ikram edilen lokum, çikolata ve şekerleme yenilmemelidir. Zira fazla şeker yemek hem mideyi yorar hem de kilo yapar.

*Tatlı ikramı kaçınılmaz ise ve mutlaka tüketilecek ise günde bir porsiyondan fazla tüketilmemelidir.

*Kızartma, ızgara yemekler yerine tencere yemekleri tercih edilmelidir.

* Bayram yemeklerine ilaveten, sofrada yoğurt ve salatayı mutlaka bulundurulmalıdır. Bu tür yiyeceklerin tüketilmesiyle ana yemekler daha küçük porsiyonlar şeklinde tüketilebilir.

* Günde35–60 dakika kadar tempolu yürümek metabolizmayı hızlandırır. Yürüyüşe ayrıca ayıracak zaman yok ise uzak olmayan Bayram ziyaretlerine Yürüyerek Gidilebilir.

* Fazla kahve içilmemelidir. Çay şekersiz olarak içilmelidir

 

Sağlık ve Huzur içinde bir bayram geçirilmesi dileğiyle…

  samburek@gmail.com