NE DERSENİZ DEYİN

01 / 05 / 2017

Hiçbir şeyi okumayın ama çok şey yazın çünkü bir şeyi okursanız başkasının, başkasını kendi fikrine tabi etmeye çalışma oyununa gelirsiniz. Başkasını kendi fikrimize tabi etmek dururken niçin başkasının ‘’tek doğru kendisininkiymiş gibi’’ fikrine tabi olup onun fikir gözlükleriyle dünyayı soluyalım? Okuyan birileri çıkarsa elbette bu cümle ve düşüncelere, okuduğu bütün kelimler adedince karşı çıkacak tel’in edecektir. Ama o konuda içim rahat. Benim, diğerlerini okumadığım gibi başkası da benim yazdıklarımı okumayacaktır.

Bu söylenenlere ‘’bir yığın sorun’’ diyorlar. Sorunlardan bahsetmek ağza bal çalar hele ki usta bir şekilde işin içinden çıkıp kendinizi ‘’onlardan’’ ayrı tutabiliyorsanız. Ve bunu yaptığınız sürece de iştahla ağız dolusu sorunlardan bahsedersiniz. Ama biraz durup sebeplerinden de bahsetmek gerek sanırım.

Hep söylenen ve hep te prim yapan klişeden devam edelim. ‘’ Niçin Okumuyoruz?’’ soru klişe ama cevabımız bize has olsun. Mesela diyelim ki: ‘’bırakalım insanlar okumasınlar, bırakalım birincil ikincil üçüncül ihtiyaçlarını halletmiş, başkasına kedisinin güzel yazdığını anlatmak için saatlerce uğraşıp, ilhamın gelip rahat edeceği mekânına servet harcayanların yazdıklarını okumasın yazanların göremeyeceği kadar küçük insanlar.

Akşam evine götüreceği ekmek sayısını düşünüp ertesi güne kaç gram peynir alacağını hesaplamak zorunda olan adamcağız, rızık bulacağı vaktini, kendisini hiç tanımayan ve yolda görse mendille burnunu kapatacak insanın yazdıklarını niçin okusun? Çocuklarının geleceğini gününden kesip hazırlayan anne, gününden kesmeyi satırlarda edebiyat yaparken tanıyan yazarın meymenetsiz ilhamını ne diye dinlesin?

Toplum eleştirmenleri, sosyologlar, boynuna fular takıp  elinde bilmem hangi ünlüden aldığı pahalı kalemiyle kıvıra kıvıra ‘’ bilmem nerede kişi başına şu kadar kitap düşüyor da bizde şu kadar kitap düşüyor’’ diyen gözleri fularlarından kısa insanlar ‘’bunlar’’ diye tabir ettiğiniz insanların birincil ihtiyaçları karşılanmamışken, geçim derdi gibi bir canavar varken, yanı başlarında onlardan beslenip onları eleştirmekten başka hiçbir işlevi olmayan boş adamlar varken niçin okusunlar, niçin sizi dinlesinler, niçin çoluk çocukluklarının rızkıyla meşgul olmak varken sizin egonuzu beslesinler?!

Çözüm adına hiçbir şey yapmadan klişe eleştirileri yapmak yerine insanların kendilerine zaman ayıracakları imkânlar sunun. Okumuyor dediğiniz insanların ikincil üçüncül ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayın. Karnını doyurmayı düşünen bir bünyeden felsefe edebiyat çıkamaz çıkmamalı. Başka şeyler düşünebilmesi başka şeyler yapması için kendini düşünecek kadar endişeli olmaması gerekir. Eğer DURUP eleştiriden prim yapmaktan vazgeçip insanların sorunlarını halledersiniz işinizi küçümseyerek değil zevkle gururlanarak yaparsınız kanaatindeyim.

Yine de siz bilirsiniz (!)