STK’lar çözüme dair beklentilerini SASAM’a aktardı (2015-04-27 - 09:10)

Şanlıurfa’da,  Ticaret ve Sanayi Odası (ŞUTSO) Urfa’ya gelen Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) Heyetini ağırladı.  SASAM Heyeti, İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı’nca desteklenen “Üniversite Öğrencilerinin Karar Alma Mekanizmalarına Katılımı Projesi” kapsamında, farklı üniversitelerden 25 öğrencinin katılımıyla, Çözüm Sürecini yerinde gözlemlemek, süreç hakkında resmi makamlar ve önde gelen sivil toplum kuruluşları ile görüşmeler yapmak, birlikte yaşama iradesini yansıtmak üzere SASAM Başkanı Süleyman Erdem ile birlikte geldiği Şanlıurfa’da ŞUTSO’ya bir ziyaret gerçekleştirdi.

SASAM Başkanı Süleyman Erdem, gerçekleştirdikleri ziyaretin amacının bölgenin şartlarının yerinde gözlemlenip farklı siyasi görüşten kişilerin dinlenmesini ve karşıt görüşten kişilerle empati yapılmasını ve tüm bunlar neticesinde, öğrencilerin çözüm sürecinin başarıyla sonuçlanmasına ilişkin fikir ve önerilerinin oluşmasını sağlamak olduğunu ifade etti.

Meclis Başkanı İbrahim İletmiş, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Halil Akkaya, İbrahim Uludağ ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat İmamoğlu ile Çözüm Süreci’nin mevcut durumu, beklentileri ve sonucuna ilişkin istişarede bulunan heyet, programda edindikleri izlenimlere ilişkin raporlar hazırlayacak ve bu raporlar ile görüş ve önerilerini, Ankara’da yapılacak temaslarla, ilgili siyasi makamlara, kamu kurumlarına ve STK’lara ulaştırılacak.

 

BİR ZİYARET DE TÜMSİAD’A YAPILDI

SASAM Başkanı Erdem ve beraberindeki heyet ile birlikte Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Şanlıurfa Şubesini de ziyaret edip Şube Başkanı Sadık Sade’ye TÜMSİAD ve Urfa hakkında çeşitli sorular yöneltti. SASAM Merkez Başkanı Erdem "Tillo da Şeyh Bedrettin'i dinledik onun sohbetinde bulunduk şimdi de Urfa'da sizleri dinlemek istiyoruz. Aslında artık bizim için Türk müsün, Kürt müsün, Arap mısın filan gibi şeyler normal oldu. Bunları normal olarak görüyoruz. Bir eksiğimiz Arap kamuoyunu dinlemek kaldı. Baroyu ziyaret ettiğimizde Arap kökenli bir avukattan az çok görüşlerini aldık.  Hem TÜMSİAD'ın görüşlerini hem de Arap görüşünü dinlemek isteriz" dedi.

 

SADE: GELEN BÜROKRATIN BÖLGEYİ BİLMESİ LAZIM

Sade ise " Tabi zaten bizde böyle bir sıkıntı yoktu. Şanlıurfa'da böyle bir sıkıntı yok. Örneğin benim babam Arap annem Kürt. Benim iki damadım var ikisi de Kürt. Ben şehir merkezinde doğmuşum. Köy yüzü görmemişim. Zaten Şanlıurfa’mızda böyle bir sıkıntımız yok. Sadece bizim bazı ilçelerimizde bu tür sıkıntılar devam ediyor. İnşallah buralarda da sıkıntılar çözülecek ve çözülmeye de başlandı. Tabi burada devlet politikası da çok önemli. Geçmişe baktığımız zaman devletin buralara sahip çıkmadığını biliyoruz ve bunu kabul etmemiz lazım. Hep dışlandı hep ötelendi. Aslında ilk günden bu yana devletin batıya yapmış olduğu yatırımları doğuya da yapmış olsaydı bu ayrımcılıklar ve sıkıntılar olmazdı. Öteye yandan bürokrasinin de önemi var. Özellikle bu bölgede dışardan gelen bürokratlar bölgenin dinamiklerini bilmiyorlar. Bürokrasinin özelikle bu bölgeden olması lazım çözüm sürecinin bu aşamada daha olumlu sonuçlara ulaşması için, zaten valinin bu bölgeden olması mümkün değil ama kamu kurum ve kuruluşların bürokratları özellikle bu bölgeden olması lazım ki, en azından şehrin dinamiklerini bilsinler örfünü, adetini ve geleneğini bilsinler. Bu süreçte bu çok önemli. Ekonomik anlamda sıkıntıların giderilmesi için devletin farklı politikalar yapması lazım.

 

SADE: MERKEZ GÜVENLİYKEN YATIRIMCI İLÇEYE GİTMEZ

 

Bölgenin ekonomisi ve teşvik politikalarına değinen Sade, yatırımın ilçelere de yayılması gerektiğini vurguladı. Urfa’nın teşvikte 6. Bölgede yer almasının avantajlı olduğunu belirten Sade, “Kendim de ekonomi ile ilgilendiğim için özellikle sizleri ekonomik anlamda bilgilendirmek istiyorum. Bakıyoruz devletimiz bir teşvik kapsamında bölgelere ayırdı illerimizi. Örneğin 6. bölgede Şanlıurfa’mız. En batı olan ilimiz Van da 6. bölgede. Şanlıurfa da 6. bölgede. Şimdi size soruyorum siz bir Ankara'dan İstanbul'dan yatırımcı olsanız siz Van'a mı yoksa Şanlıurfa'ya mı yatırım yaparsınız. Tabi ki Şanlıurfa'ya yaparsınız, peki siz Şanlıurfa'ya yatırım yaptığınız zaman siz merkeze mi yatırım yaparsınız yoksa ilçeye mi yaparsınız tabi ki merkeze yaparsın peki sorun nerde var? Sorun ilçelerde var özellikle devletimizin ekonomik anlamada almış olduğu yatırım programlarında sorun olduğu yerlerdeki teşvik rakamlarının daha yüksek olması lazım. Örneğin şu anki 6. bölge kapsamında almış olduğumuz hibelere baktığımızın zaman Organize Sanayi Bölgelerinde yatırım yapan bir yatırımcımız 12 yıl boyunca devletten faiz desteği olsun işçi desteği olsun vergi desteği alıyor. Yani aslında bunu böyle yapabilirdiniz. Buradaki yatırımı ilçelere kaydırmak için sıkıntı olan ilçelere kaydırmak için özellikle çözüm sürecinin daha anlamlı olduğu ilçelere kaydırmak için bizden gelip sormuş olsalardı derdik ki merkezi 8 yıl ile sınırlandırın bu sıkıntılı olan ilçelerimizi gelin 15 yıl yapın ki buralara yatırım gitsin yatırım gittiği zaman istihdam oluşsun. İstihdam oluştuğu zaman bu süreç ister istemez işler. Çünkü işi olan insanın aşı olur. Aşı olan insan da bu tür şeylerle bulaşmaz. Aslında en önemli etken ekonomik, ekonomi anlamada alınacak kararlar çok önemli. Şimdi bakıyorsun Diyarbakır merkez de aynı kapsamda Diyarbakır Lice ilçesinde aynı kapsam da. Yani şimdi buradaki yatırımcı bir işadamı merkez güvenliyken oraya gider mi, siz onun oraya gitmesi için teşvik edeceksiniz ki oradaki işsizlik oranları düşsün. İşsizlik sorunu kalmasın. Herkes aş iş sahibi olsun ki, teröre bulaşmasın. Biz ekonomik anlamda bunu böyle görüyoruz” dedi. Daha sonra karşılıklı fikir alışverişinden sonra Erdem ve beraberindeki heyet şükranlarını sunup dernekten ayrıldı. (HABER MERKEZİ)