YENİDEN İNSAN OLALIM

13 / 06 / 2017

‘’ Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi oruç size de yazıldı. Umulur ki sakınırsınız.’’

  Oruç ayı, arınma ayıdır. Bedenimizi aç bırakarak açları, yoksulları anlama, onları görme ayıdır. Oruç ayı insanlaşma, insani yönümüzün ölüp ölmediğinin farkına varma ayıdır. İnsanı insan yapan değerleri temsil edip etmediğimizi veya bu değerleri ayakta tutmak için var gücümüzle mücadele edip etmediğimizi test etme ayıdır.

  Bu ayda beden sükût eder, vicdan konuşur. Tensel arzular gemlenir duygular hareket eder. Hayatın tüm debdebesi, keşmekeşi muhteşem bir sükûna erer. Adeta fırtına sonrası dingin bir deniz havası oluşur. Hareketler daha ağır, konuşmalar daha az, düşünceler daha derindir.

  Oruçta varlık yeniden keşfedilir. İnsan kendi varlığının farkına varır. Yılın tüm koşuşturmacalarının, anlamsız kaygılarının insan ruhunda bıraktığı kir-pasları, kötülükleri derinden hissederek temizler. Ruhunu, vicdanını kontrol ederek derin sancılarla, zorlu bir onarma sürecine girer.  Acziyetini görür, muhtaç olduğunu yeniden fark eder.

  Oruçlu insan açlığın, yoksulluğun/ yoksunluğun ne olduğunu duyumsar. Uzaktan ve yakından yankılanan feryatları duyar. Bir deri bir kemik kalmış açları, evinde aş pişmeyen yoksulları, ailesinin iaşesini karşılayamayan ve bu nedenle isyankâr olan, adalet denilince ters ters bakan babaları görür. Görürde yüreği yanar.  Belki de bu nedenle komşusuna bir tabak yemek götürme ihtiyacı hisseder.

  Oruçlu insan hak, hukuk, adalet, paylaşım denilince daha hassas olur.  Ezilen insanların hakkını, hukukunu, özgürlüğünü kutsal sayar. Oruçlu insan kendi varlığı dışında da varlık olduğunu, kendisinin her şey olmadığını görür. Renk körü olur, mezhep körü olur, ideoloji körü olur. Varlığın tek sahibi vardır. Diğer bütün varlık eşit olarak yaratılmıştır.

  Mesele öze dönüştür, Allah’ın insanı üzerinde yarattığı saf insani öze. Mesele her gün sahurda ve iftarda yiyeceğimiz türlü türlü yiyeceklerin hesabını yaparak günümüzü bitirme meselesi değildir. Oruçlu günlerimizde toplumsal eşitsizlikleri, haksızlıkları, yoksullukları, yozlaşmaları, her türlü baskı ve adaletsizliği görmüyorsak ya da görüp de umursamıyorsak, vicdanımız sızlamadan yüreğimizde acı hissetmeden yaşıyorsak…