Eğitim-Bir-Sen’den Milli Eğitim Müdürlüğüne: KELLE AVCILIĞINA KİMSENİN HAKKI YOK!

Yılsonu değerlendirmesinde bulunan Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şubesi Başkanı Coşkun, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün her türlü iddia ve şikayette soruşturma açtığını belirtip "Sonucu belli soruşturmalarla kelle avcılığı yapmaya kimsenin hakkı yoktur" dedi.

12 / 06 / 2018 15:32



Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şubesi Cevahir Konuk Evi'nde düzenlediği basın toplantısında yılsonu değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Sendika Şube Başkanı İbrahim Coşkun ile sendika yönetim kademesi ve çok sayıda gazeteci katıldı. Sendika adına basın açıklaması yapan Coşkun Şanlıurfa'da eğitim adına belli başlı güzel çalışmalar yapılsa da sorunların daha çok olduğuna dikkat çekti.

MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE: BU EN BÜYÜK İHANET

Coşkun, sorunların başında ise öğretmen açığının geldiğini dile getirerek İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 7 bin olan ve 10 bine yükselmesi beklenen öğretmen açığı için " 3 bin 500 açığımız var" açıklamasını eleştirerek "Eğer bu ilin sorunlarını çözmeye çalışıyorsak sorunları doğru tespit etmemiz lazım. Siyaset kurumunun kimi bürokratlar tarafından doğru yönlendirilmediğini üzülerek müşahede ediyoruz. Başarılıymış gibi görünmek uğruna bu ilin sorunlarını gölgelemek, halının altına süpürmek Şanlıurfa'ya yapılabilecek en büyük ihanettir"  dedi.

USULSÜZ İŞ YAPILDIĞI İDDİASI

Milli Eğitim Müdürlüğü'nü okullaşmayı %100 göstermek için aday kayıt listelerini velilerden habersiz bir şekilde kesin kayda geçirildiğini iddia ederek "Anaokullarında taşıma yapılmasının mevzuat gereği mümkün olmadığı göz önüne alındığında anaokulu bulunmayan kırsal mahallelerdeki öğrenciler nasıl ilçe merkezlerinde kayıtlı gibi gösterilmiştir. Anaokullarına kayıtlı olan öğrenci sayısı ile devam eden öğrenci sayısı kıyaslandığında bu durum apaçık ortaya çıkacaktır. Üzülerek belirtmemiz gerekiyor ki, okul müdürleri de bu konuda zor durumda bırakılmıştır" ifadelerini kullandı.

Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şubesi olarak taleplerini sorunlar ışığında sıralayan Coşkun "Milli Eğitim Müdürlüğünün rakamlar üzerinden oluşturmaya çalıştığı algı, açıklamalardaki  tutarsızlıkların nedeni verilerin yanlış analiz edilmesinden mi kaynaklanmaktadır? Yoksa başka sebepleri mi vardır?" sorunun yanıtlanmasını istedi.

SORUŞTURMALARA TEPKİ: KELLE AVCILIĞI

İl Milli Eğitim Müdürlüğünün her türlü iddia veya şikayette soruşturmalar açıp cezalandırma yoluna gittiğini belirten ve bazı okul müdürlerinin görevden alınacağı bilginin kamuya açık alanlarda ifade edildikten sonra arka arkaya bu isimlerin geçirdikleri soruşturmalarla görevlerinden el çektirilmelerini eleştiren Coşkun, "İstiklal Mahkemelerinin kararlarını andıran "önce karar sonra gerekçe"  uygulamalarıyla sonucu belli soruşturmalarla kelle avcılığı yapmaya kimsenin hakkı yoktur" dedi.

İşte sendikanın gündeme getirdiği diğer sorunlar ve cevap beklenen sorular:

Yüz yüze bakanları, yan yana duranları karşı karşıya getirecek performans değerlendirme uygulamasının yanında iki yıldır Bakanlığa gönderilmeyen ve hiçbir izahı olmayan aylıkla ödüllendirmelerin yapılmadığını öğretmene ve idarecilere verdiğiniz önemi daha iyi anlamaktayız. İki yıldır ödüllendirecek öğretmen ve idareci mi bulamadınız? Yoksa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün çalışma arkadaşlarının performans yetersizliğinden mi kaynaklanmaktadır?

Öğretmenlerin anayasal haklarını sınırlayan, aile bütünlüğünü bozan, eşleri birbirinden, çocukları da anne babalarından 6 yıl boyunca ayrı bırakan, öğretmeni eşi ile işi, sağlık ile işsizlik arasında tercihte bulunmaya zorlayan, öğretmenler odasında ayrımcılık oluşturan, öğretmenlik mesleğini ve öğretmenin itibarını zedeleyen sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilerek teşvik formülü hayata geçirilmelidir. Ayrıca İl Milli Eğiitm Müdürülüğü ilimizde görev yapan sözleşmeli öğretmenlerin sıkıntıları ve sorunları ile ilgili kapsamlı bir çalışma yapmalı ve  çalışma raporunu ilgililerin dikkatine sunmalıdır.

Mevcut sorunları çözmek yerine yeni sorunlara kapı aralayacak girişimlerde bulunmanın akılla mantıkla izah edilecek yanı yoktur. İş yapmak, sorunları çözmek, eğitim sistemine sağlam bir zemin oluşturmak; Şanlıurfa’mızın yararına olacak projeler geliştirmek istiyorsanız her türlü katkıyı vermeye hazırız. Ancak, eğitimcilerin saygınlığına halel getirecek hiçbir adıma, projeye, sisteme destek vermeyiz, vermeyeceğiz.

Okullarımız, eğitim-öğretimin sürdürülmesi için zorunlu yardımcı hizmetleri ifa eden personelin eksikliğini ciddi şekilde hissetmekte, bu durum eğitim hizmetlerinin aksamasına neden olmaktadır. İl Milli Eğitim hizmet binasına tahsis edilen hizmetli ve memur kadrosuna gösterilen azami gayret ve çabaların ilçelerimizdeki okullarımız içinde gösterilmesi yerinde bir karar olacaktır.

TEOG’un yerine getirilen yeni ortaöğrenime geçiş sistemi ve bu sistem ekseninde merkezi sınav ve yerleştirmenin sonuçları önümüzdeki günlerde görülecektir. Öğrenci ve ailelerin tercih ettiği okul türüne göre ikametlerine en yakın okula yerleştirilmeleri için yerel imkânların maksimize edilmesi amaçlanmalı öğrencilere LGS sınavında yaşanan sıkıntılara benzer mağduriyetler yaşatılmamalıdır. Konu ile alakalı önümüzdeki eğitim öğretim yılında Karşıyaka bölgesinde bulunan Eğitim Kampüsü'ne taşınacak okulların adres bilgilerinin şimdiden işlenmesi sınav günü bazı velilerin inşaat halindeki okullara gitmelerine sebep olmuştur. Bu yavrularımızın bir kısmı sınava geç girmiş, iddialara göre birkaç tanesi ise sınava girememiştir. Bu vebalin altından kalkmak mümkün değildir.

Atamaların mülakatla yapılması, adayların kazanma ya da kaybetme nedeninin objektif bir şekilde izah edilememesi, birçok yazılı sınavdan geçmiş öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesi hakkaniyete aykırıdır ve maşeri vicdanı yaralamaktadır.

Alan değişikliği konusunda verilen sözlerin tutulmaması, alan değişikliği yapmak isteyen ve alan değişikliği yapamadığı için mağdur olan çok sayıda öğretmenin kariyer planlaması yapmasına engel teşkil etmiştir. Öğretmenlerin eğitim-öğretim yılı başında yeni alanlarında ve eğitim kurumlarında göreve başlamalarını sağlayacak şekilde boş normun en az yüzde 10’u alan değişikliği için kullanılmalıdır.

Eğitim kurumlarının işleyişine ilişkin yönetmelik hükümleri başta olmak üzere, kendilerine muhtelif mevzuat hükümleri çerçevesinde çok sayıda idari görev ve sorumluluk yüklenen eğitim kurumu yöneticilerinin sıklıkla muhakkik olarak görevlendirilmeleri, bir taraftan soruşturmaların etkin bir şekilde yürütülmesine engel teşkil edecek, diğer taraftan ise eğitim kurumlarının yönetimini sekteye uğratabilecek muhakkik görevlendirmeleri için kalıcı çözümler bulunmalıdır.

Kamusal alan yalanıyla yıllarca kadınlara ve kız öğrencilere uygulanan kılık-kıyafet dayatması, verdiğimiz mücadele, yaptığımız eylem ve etkinlikler sonucunda kaldırılmış, kamuda çalışan kadınlara yönelik ‘başı açık’ ibaresinin yönetmelikten çıkarılmasıyla kadının kamu hizmetine katılımında bir engel aşılmış olup sivil itaatsizlik gerekçelerimizden olan erkek kamu görevlilerine de kılık-kıyafet dayatmasından vazgeçilmelidir.

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından çıkarılan KHK'larla ihraç edildikten veya mülki amirlerce açığa alındıktan sonra masumiyetleri ve mağduriyetleri ispatlanan kamu çalışanlarının derhal görevlerine iadesi yapılmalıdır. 15 Temmuz İşgal girişiminin ardından geçen iki yıllık süre bir mağdurun ve yakınlarının hayatında kapanmaz yaralar açılmasına sebep olabilecek çok uzun bir süredir. Mor beyin tecrübesinin bu manada bir ders niteliğinde olması gerekmektedir. Ellerinde mahkeme kararı bulunan kamu çalışanlarının halen görevlerine iade edilmemesini izah etmek mümkün değildir.

Mustafa PAYIK-Özlem ÇELİK/İPEKYOL