FAO'dan Suriyeli mülteciler için yeni yol haritası

FAO Acil Durum ve Rehabilitasyon Bölümü Direktörü Burgeon, Suriyeli mültecilere ilişkin olarak "Gelecek iki yılda odak noktamız gıda güvenliği ve tarımın yanı sıra geçim kaynakları olacak” dedi.

10 / 04 / 2018 10:11

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Acil Durum ve Rehabilitasyon Bölümü Direktörü Dominique Burgeon, teşkilatın Suriyeli mültecilere yönelik yeni planını açıklayacağını belirterek, "Gelecek iki yılda odak noktamız gıda güvenliği ve tarımın yanı sıra geçim kaynakları olacak." dedi. Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Türkiye'ye gelen Burgeon, Suriyeli mültecilerin yaşadığı Osmaniye Geçici Barınma Merkezi'ni ziyareti öncesi AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

FAO'nun Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı iş birliğiyle Türkiye'deki Suriyeli mülteciler ve ev sahibi topluluklar için gerçekleştirdiği sera projesinde incelemelerde bulunacak Burgeon, örgütün en büyük acil durum müdahale programının Suriye'ye yönelik olduğunu söyledi. Burgeon, ziyareti sırasında Türk yetkililer ve FAO'nun uluslararası ortaklarıyla bir araya geleceğine işaret ederek, şöyle konuştu: "Gelecek iki yıla yönelik planımızı açıklayacağız. Gelecek iki yılda odak noktamız gıda güvenliği ve tarımın yanı sıra geçim kaynakları olacak. Gıda güvenliği konusunda mültecilere ve aynı zamanda geniş bir mülteci nüfusu olan bölgelerde yaşayan yoksun Türk insanlarına, yeterli ve kaliteli gıdaya erişimleri için yollar bulmalarında yardımcı olacağız. Türkiye'de mülteci çocukların yaklaşık yüzde 23'ü yetersiz besleniyor. Meyve ve sebze gibi besleyici gıdaların fiyatlarındaki oynaklık bazı zamanlarda pahalılığa neden olabiliyor. Bu nedenle FAO, tarımı bir çözüm olarak görüyor. Ailelerin kendi yiyeceklerini yetiştirmeleri ve gelir elde edebilmeleri için tarımda çalışacak becerilere sahip olmaları adına yardım etmek istiyoruz. Pek çok mülteci ailesi yoksulluk sınırının altında yaşıyor ve bu yüzden insanların iyi bir işle yoksulluktan kurtulmalarına yardımcı olabilmek için geçim kaynaklarına odaklanıyoruz."

Türkiye'nin 3,5 milyon mülteciye ev sahipliği yapmasını büyük bir başarı olarak nitelendiren Burgeon, ülkenin bu mültecileri cömertçe kucakladığını ve onlara destek sağladığını dile getirdi.

"TÜRKİYE'DEKİ PROGRAMLAR İÇİN 95 MİLYON DOLAR GEREKİYOR"

Burgeon, Türkiye'deki mültecilere yardımcı olabilmek için Türk hükümetiyle çalışmaya devam edeceklerinin altını çizerek, FAO'nun geçen yıl başlattığı Suriyeli Mülteciler ve Ev Sahibi Topluluklar İçin Tarımsal Mesleki Eğitim Projesi'nin önemine dikkati çekti. Adana, Mersin, Şanlıurfa, Gaziantep ve Isparta'daki Suriyeli mülteciler ve iş sahibi olmayan Türklerin mesleki eğitimlerle sürdürülebilir iş imkanlarına kavuşmasını amaçlayan projeye yoğun talep olduğunu vurgulayan Burgeon, "Projemiz geçen yıl oldukça küçük ölçekliydi, yaklaşık 900 yararlanıcı vardı. Bu katılımcıların yüzde 30'u Türk ve yüzde 45'i de kadındı. Zeytin ve fıstık gibi ürünlerin hasat zamanı geldi. Bu insanların birçoğu Türkiye'nin güneydoğusundaki tarlalarda iş bulabilir." diye konuştu.

Burgeon, projeyi diğer bölgelere de yaymak ve yeni alanlarda eğitimler vermek istediklerini belirterek, farklı bölgelerdeki ziraat odalarının da aralarında bulunduğu özel sektör temsilcileriyle bu konuda görüştüklerini ve o bölgelerin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim programı planladıklarını ifade etti. Yeni projeler üzerinde de çalıştıklarının altını çizen Burgeon, "Kampta yaşayan insanlar yemek yardımı alırlar ancak çeşitlilikten yoksun olurlar. Kamp sakinlerinin kullanımı için yeni bir sera inşa ettiğimiz Osmaniye Geçici Barınma Merkezi'ni ziyaret edeceğim. İnsanların kendi sebzelerini bu serada yetiştirebilmeleri için eğitim ve materyaller sağlayacağız." dedi.

Burgeon, FAO'nun daha çok proje geliştirebilmesi için daha çok fona ihtiyaç duyduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "FAO Türkiye, Türk hükümetiyle ülkenin yanı sıra diğer alt-bölge ülkelerindeki kalkınma projelerini yürütüyor ve küresel Suriye müdahale fonunun bir parçası olarak sınır ötesi ekibe ev sahipliği yapıyor. Türkiye'de gerekli olduğunu düşündüğümüz tüm programların tam anlamıyla uygulanabilmesi için 95 milyon dolar gerektiğini hesapladık. Yapabileceklerimiz bağışçıların desteğine bağlı." (AA)