Bayramı vatanlarından ayrı geçiriyorlar

Vatanlarından uzakta, çadır kentte Kurban Bayramı hazırlıklarına başlayan sığınmacılar, Müslümanlar için büyük önem taşıyan kurban ibadetini gerçekleştirememenin üzüntüsünü yaşıyor

31 / 08 / 2017 10:42

Halep'e bağlı Ayn el Arap'ta (Kobani) 2014'te yaşanan çatışmalardan kaçıp Türkiye'ye sığınan ve Şanlıurfa'daki Suruç Çadır Kenti'nde barınan Suriyeli Kürtler, PYD'nin baskıları nedeniyle evlerine dönememenin ve kurban ibadetini gerçekleştiremeyecek olmanın hüznünü taşıyor. Yaklaşık 3 yıl önce terör örgütü DEAŞ ve PYD arasındaki çatışmalardan kaçan, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 30 bin Suriyeli Kürt, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca (AFAD) Suruç'ta oluşturulan konaklama merkezinde yaşamlarını sürdürüyor.  Düzenli verilen kartlarla marketlerden alışveriş yaparak Kurban Bayramı için hazırlık yapan savaş mağduru aileler, kendilerine sunulan imkanlardan dolayı Türk yetkililere teşekkür ediyor. Bölgede çatışma olmamasına rağmen, evlerine dönemeyen sığınmacılar, bu yıl da kurban ibadetini gerçekleştiremeyecek olmanın üzüntüsünü yaşıyor.

ACILARI İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE

Suriyeli Kürtlerden Abdülkadir Muhammed, 3 zihinsel ve bedensel engelli çocuğu bulunduğunu, toplam 9 kişilik ailesiyle iki çadırda yaşadıklarını söyledi. Burada sağlanan tüm imkanlara rağmen evlerine dönmek istediklerini vurgulayan Muhammed, "Çatışmalar başlayınca Türkiye'ye geldik, sonra DEAŞ bölgeden çekilince geri döndük. Ancak orada yaşamak mümkün değil. İş güç yok, evlerimiz yerle bir olmuş, baskılar var. Bu nedenle yeniden Türkiye'ye döndük. Uzun süredir buradayız ve her türlü ihtiyacımız yetkililerce karşılanıyor." diye konuştu. Savaştan önce bayramlarda mutlaka kurban kestiklerini aktaran Muhammed, iki yıldır bu ibadeti yapamadıklarını ve bu yıl da kurban kesecek durumlarının olmadığını belirtti. Engelli çocuklarının durumlarının kendilerini kahrettiğini dile getiren Muhammed, bu acılarının bitmesi için her gün Allah'a dua ettiğini dile getirdi.

‘ŞEHİTLERİMİ UNUTAMIYORUM’

Yetim ve öksüz iki torunuyla yaşamını sürdüren 68 yaşındaki Meryem Ceddan da savaştan önce Ayn el Arap'a bağlı Berbotan köyünde yakınlarıyla mutlu bir şekilde yaşadıklarını söyledi. Savaştan sonra kızıyla Türkiye'ye sığındıklarını ancak oğlu, gelini ve torunlarının Suriye'de kaldığını gözyaşlarıyla anlatan Ceddan, şunları kaydetti: "Teröristler köyümüze saldırınca onlarca kişiyi katletmiş. Oğlum, gelinim ve bir torunum da orada şehit olmuş. İki torunum ise olaydan yaralı kurtuldu. Onları Türkiye'ye getirdiler, şu anda burada onlara bakıyorum. Ne yapabilirim ki? Tek gayem onların bu acı durumu hissetmemesi. İkisi de çok küçük. Sürekli yanıma gelip, 'Nine bu çocukların babaları onlara bir şeyler alıyor, bize niye kimse almıyor' diyorlar. Şehitlerimi unutamıyorum. Burada maddi anlamda her şeyimiz karşılanıyor ama biz memleketimize dönüp, yakınlarımızın mezarlarını ziyaret etmek istiyoruz. Kaç yıldır kurban kesemiyoruz ama ölmeden önce huzur içinde evime dönebilirsek mutlaka kurban keseceğim."

Eşi ve 4 çocuğuyla çadır kentte kalan Dilvin el-Şeyho da buraya alıştıklarını ve alışveriş yaparak Kurban Bayramı'na hazırlandıklarını dile getirdi.

Çocukları için bayramlık aldığını söyleyen Şeyho, kendileri için asıl bayramın huzur içinde ülkelerine dönecekleri gün olduğunu sözlerine ekledi. (AA)