Darp edilen hocalar var! HARRAN ÜNİVERSİTESİ OLAYININ PERDE ARKASI YAZI DİZİSİ -II-


25 / 01 / 2018 13:06


Mustafa ARISÜT

Harran Üniversitesi eleştirilecek çok rektöre ev sahipliği yaptı. Ama hiçbiri Rektör Prof. Dr. Ramazan Taşaltın kadar eleştiriyi hak etmedi. Buna karşın hiçbiri de Taşaltın kadar eleştiriye tahammülsüz değildi. Üniversitede herkes sus pus. Akademisyenler özellikle siyasi konularda ağzını açmaya çekiniyor. Oysa ulusal televizyonlarda kamuoyunu aydınlatan veya tartışmalara farklı açılardan yaklaşanlar hep akademisyenler. Ancak Harran Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin asla böyle bir şansı yok. Elbette yasak olmayabilir ama konuşmaktan ve fikir beyan etmekten çekiniyorlar. Bundan üniversitenin disiplinli olduğu anlamı asla çıkarılmasın. Akademisyenlerin aralarında yaşadıkları anlaşmazlıklar yönetim tarafından çözülemediği için üniversitenin ortasında orman kanunlarının bile uygulandığı oldu.

TÜP BEBEK MERKEZİ’NDE NELER OLUYOR?

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde 2016 yılının son ayında Tüp Bebek Merkezi açıldı. Büyük umutlarla açılan ve bölgeye hitap edecek olan merkez ilk etapta başarılara da imza attı. Yaklaşık 6 ay sonra doktorlar arasında anlaşmazlıklar yaşanmaya başlandı. İddialar ve belgeler adeta havada uçuşuyor. Kimine göre Rektör Taşaltın’ın yakın olduğu Hayrat Vakfı’ndan olmayanlar görmezlikten geliniyor, kimine göre bazı hocalar tarafından komisyon karşılığında Antep’teki hastanelere hasta sevk ediliyor. Doktorlar arasındaki anlaşmazlıkların büyümesi sonucu orman kanunlarının devreye girip hastanede iki doktor darp edildiği ise bir gerçek. Rektörle görüşme gerçekleştiriliyor netice alınmıyor. Üniversitenin Hayrat Vakfı ile yakınlığını bilmeyen kimse hemen hemen yok. Bu yüzden üniversite yönetimi tarafından kime haksızlık yapılsa veya işi görülmese kendisinin aynı vakıftan olmamasına bağlıyor. Tüp Bebek Merkezi’ndeki sorunun çözümü için de Hayrat Vakfı’na giden hoca bile var. İdare olaya el atmayınca çözüm şiddette arandı. Hem de hastanede. Darp olayı şimdi yargıda… Ayrıca bu tartışmaların sürdüğü dönemde merkezde gebe kalma oranı da epey düşüyor. Bu konuda çok çeşitli iddialar var ancak çocuğu olmadığı için çareyi merkeze başvurmakta bulan ailelerin huzursuz olmaması açısından şimdilik yazmak doğru olmuyor.

AKADEMİSYEN AÇIĞI ÇOK FAZLA

Üniversitede sadece Tüp Bebek Merkezi ile ilgili kayıtlara geçmiş onlarca şikayet dilekçesi ve tutanak var. Tıp Fakültesi’nde asistan hocadan, hoca asistandan, doktor bölüm sorumlusundan, bölüm sorumlusu icapçıdan şikayetçi bir hale gelmiş durumda. Öyle ki hastaların şikayet dilekçeleri dahi kayıtlarda mevcut. Hocalar arasındaki sorunlar ve anlaşmazlıkların yönetim tarafından çözülmemesi üzerine istifa dilekçeleri sunuldu. Olağanüstü Hal (OHAL) nedeniyle istifalar kabul edilmiyor. Bu nedenle Tıp Fakültesi ve diğer bölümlerde 50’ye yakın hoca OHAL kalkar kalkmaz Şanlıurfa’yı terk etmeyi düşünüyor. Üniversite genelinde şuanda akademisyen sayısı 989. Boş bulunan kadro sayısı 492. Yani yüzde 50 akademisyen açığı var üniversitenin. Nisan ayında sona erecek olan OHAL’in ardından bu açığın daha da büyüyeceği tahmin ediliyor.

SARIIŞIK DAHA FAZLA ÖN PLANDA

Maden Mühendisliği mezunu olan Sarıışık maden mühendisliği bölümü olmayan Harran Üniversitesi'nde önce Mühendislik Fakültesi'nde dekan oldu ardından Rektör Yardımcılığına getirildi. Son günlerde rektörden bile daha fazla ön plana çıkmaya başlayan Sarıışık, maden mühendisliği mezunu olan kardeşi Gencay Sarıışık'ın YÖK mevzuatına rağmen Şanlıurfa Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü’ne getirilmesi ile adını ulusal basında yeniden gündeme getirdi. Sarıışık hakkında iddialar bu kadarla sınırlı kalmadı. Ulusal medyada Sarıışık'ın kardeşinin dışında kızı ve oğluna da torpil yaptığı iddia edildi. Prof. Dr. Ali Sarıışık, oğlu İsmail Selçuk Sarıışık’ın 2017-2018 eğitim öğretim yılında yabancı öğrenci kontenjanından Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne alındığı şeklinde kendini savunurken, kızının ise başka bir yerde çalıştığını belgeledi. Bu yüzden kızının haricinde diğer iddiaların üstüne pek gidemeyen Sarıışık, kardeşinin müdür yapılması olayını ise Rektör Taşaltın’ın yetkisinde olduğunu kaydederek geçiştirdi.

ŞANLIURFA İKİNCİ ÜNİVERSİTEYİ HAK EDİYORDU

Harran Üniversitesi’nin biran önce böyle tartışmalarla gündeme gelmek yerine bilimsel çalışma ve başarılarla gündeme gelmesi bekleniyor. Nüfusu 2 milyona dayanmış bir şehirde tek üniversite var ve hala öğrenci sayısı 26 binden az. Oysa Şanlıurfa nüfusunun çeyreği kadar olan illerde dahi öğrenci sayıları 50 bini bulan üniversiteler var. Harran Üniversitesi’nin de şimdiye kadar 50 bin kotasını aşarak Şanlıurfa’ya ikinci üniversitenin açılmasının önünü açmış olması gerekiyordu. Ancak üniversite yönetimi bu hedeften de, başarıdan da uzak görünüyor.