HARRAN ÜNİVERSİTESİ OLAYININ PERDE ARKASI YAZI DİZİSİ -I-

Günlerdir Harran Üniversitesi hakkında olan bitenleri yazmak istiyorum. Peş peşe haberler, iddialar, belgeler, karşı açıklamalar… Bu durum o kadar karışık bir hal aldı ki kimse içinden çıkamaz herhalde.

24 / 01 / 2018 11:13

İlk fitili ateşleyen Harran Üniversitesi’nin Eyyübiye Kampüsü oldu. Bir yetkili 2016 yılının Ağustos ayında Sabri Dişli abiyle bana Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi bitişiğinde bulunan Eyyübiye Kampüsü’nün Osmanbey Kampüsü’ne taşınacağını, bazı seçilmişlerin içerisinde olduğu bir grup rantçının hazineye ait olan 830 dönümlük bu arsaya göz diktiğini ve planlar kurduğunu buna karşın Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın’ın direndiğini ancak siyasilere karşı daha fazla duramayacağını ve destek olmamamız gerektiğini aktardı.

Bir taraftan biz İpekyol olarak bir taraftan Sabri abi yazar olarak başladık yazmaya. Tam o sıralarda Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, taşınacak olan askeri kışlaları örnek göstererek, böyle büyük arazilerde rant peşinde koşanların avuçlarını yalayacaklarını ifade etmişti. Gazete İpekyol da buna dayanarak, hastane yapılmasından sonra cazibe merkezi haline gelen 830 dönümlük kampus yerinin, parsel parsel pazarlanmak istendiğini ve kimsenin buna tevessül dahi etmemesi gerektiğini, Bakan Özhaseki’nin “Rantçılar avuçlarını yalar” sözünü başlık yaparak tüm ayrıntılarıyla manşetten vermiştik.

Kamuoyu da bu rant iddiasına sert tepki gösterdi. Hatta Eyyübiye Belediye Meclisi ile Büyükşehir Belediye Meclisi üyelerinin de ekseriyeti yüksek sesle karşı çıktı. Çünkü Eyyübiye Kampüsü’nün ranta kaptırılması demek, alanın betonlaşması demekti. Bunun da anlamı Eyyübiye bölgesinden başlayacak olan bu betonlaşma hamlesiyle ovanın betonlaşma süreci daha da hızlanacak ve yayılacaktı.

Tepkiler sonucunda kimseden uzun bir süre ses çıkmadı. Tam ‘unutuldu’ derken, 7-8 ay sonra Rektör’ün bu arsanın bir kısımını TOKİ’ye devretmek istediği haberleriyle gündem sarsıldı. Herkes şokta tabi… Rektör Taşaltın, önce senato ile bu kararı aldıklarını açıkladı. Sonra yönetim olarak bu kararın arkasında durduklarını ifade etti.

Rektör Taşaltın, 2017 Nisan’ında yaptığı açıklamada, “Biz Eyyübiye kampüsünü taşımak istiyoruz. Zaten bu çok önceki bir projeydi. Bütün fakülteleri bir yerde toplayacaktık. Orada şu anda Veterinerlik Fakültesi ve Sağlık Meslek Yüksekokulumu var. Buradaki tek problem şu, taşıdığımız zaman binalarımız hazır değil. Birincisi bu. İkincisi Eyyübiye’deki arazi çok kıymetli bir arazi haline geldi. Biz TOKİ Başkanlığına gittik ve ‘Böyle bir arazimiz var, siz bu arazimizi alın, değerlendirin’. Yaklaşık olarak 9 tane binamız yapılacak. Bu tamamen bürokrasiye bağlı. Bizim kendi gücümüzle taşıma imkanımız yok. Hazır olsa hadi yarın taşınalım ama binalarımız hazır değil. Meslek Yüksekokulları bizim 8’inci sıradaki önceliğimiz. Çünkü daha önceliklerimiz var. Bu şartlarda bina yapılmazsa biz tanımayız. Öncelikli iş binaların yapılması... Meslek Yüksekokulları binası yapılsın istiyoruz. Eyyübiye arazisini alan TOKİ bize bina yaptığı taktirde buna hazırız. Ki, TOKİ’de buna evet diyecek durumda. Çünkü Eyyübiye’deki arazi çok kıymetli” demişti.

Rektörün bu ve benzeri açıklamaları tansiyonu iyice yükseltmişti. Şanlıurfa Kültürel Mirası Koruma Derneği Başkanı Uğur Beyazgül, Şehir Plancıları Odası Başkanı Selim Açar, Kadın ve Demokrasi Derneği (Kadem) İl Başkanı Vildan Polat, Eyyübiye Belediye Meclis Başkan Vekili Handan Karataş'tan oluşan bir heyet, Eyyübiye Kampüsü’nü TOKİ’ye vermekten vazgeçmesi için Harran Üniversitesi Rektörü Ramazan Taşaltın'ı ziyaret etti.

O dönem Gazete İpekyol olarak biz de, tarım alanının betonlaştırılmasına onay verdiği iddia edilen “senato kim” diye bir haber yaptık. Kamuoyu merak ediyordu kim bu gizemli senato diye. Harran Üniversitesi’nin resmi web sayfasında hepsinin adı unvanı ve görevleriyle birlikte yer alıyordu. Hiç fotoğraf kullanılmadı, kişiler hakkında hiç yorum yapılmadı. Sadece kamuoyunun merak ettiği üniversitedeki bu yapı haber yapıldı. Konu Şanlıurfa açısından hatta ülke açısından son derece önemliydi. Ülkenin en önemli ovası ve sulanabilir tarım arazisinin geleceği söz konusuydu. Beyefendiler alınmış. Rektörlük, hakkımızda “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu oluştuğu gerekçesiyle şikayette bulunmuş.

Pişkinliğin bu kadarına ancak “pes” denilebilir!

Gazetenin yaptığı haberdeki maksadı nedir? Tamamen Tarım Bakanlığı’nın da bangır bangır kamu spotlarıyla yayın yaptığı tarım alanlarının betonlaşmasının önüne geçmek. Peki aşağılama veya kimseye hakaret söz konusu mu? Asla ve kat’a.

Rektör başından beri “tavşana kaç, tazıya tut” yapıyor. Sürekli birilerini karşı karşıya getirerek, kendi yapmak istediğinin çok güzel bir şey olduğunu kanıtlama peşinde. Ama her çırpınışında adeta daha da battı. Her açıklaması ayrı bir olay, ayrı bir skandal olan Rektör Taşaltın, 10 gün önce yaptığı üniversite ile ilgili değerlendirme toplantısında yine Eyyübiye Kampüsü hakkında açıklama yaptı.

Açıklama yapmasının sebebi ise, son günlerde üniversite ile ilgili çıkan haberler ve gündeme gelen iddialar. Rektöre göre, iddialar kendisinin bu üniversiteden gönderilmek istenmesinden kaynaklanıyor. Altında yatan sebep de Eyyübiye Kampüsü’nü parselleyip yemek isteyenlere değil TOKİ’ye devretmek istediği içindi. 

Gerilimi arttıran bu açıklamanın ardından başta Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclisi olmak üzere peş peşe basın açıklamaları yapıldı. Sosyal medyada günlerce tepkiler dinmedi. Tepkiler, “parselleyip yemek isteyen kim, çık açıkla”, “orayı asıl yeşil olarak korumak isteyen meclistir, asıl sen betonlaştırmak istiyorsun”, “bilimle uğraş sana ne TOKİ’den, parselden”, “meclis üyelerini zan altında bırakmak haddi olmamalı” şeklinde oldu. Hepsi ve daha fazlası internet ortamında mevcut...

 Hızını alamayan Rektörlükten evlere şenlik bir açıklama daha geldi. Rektör Taşaltın bilim yuvası olması gereken üniversitenin; başarısını arttırmak, dünyadaki sıralamasını yükseltmek, kaçmak isteyen akademisyenleri burada tutmak için çaba sarf etmek, kapasitesinin çok çok altında bir rakam olan 25 bin öğrenci sayısını çoğaltmak ve yayınlanan iddiaları araştırıp gerçekse üzerine gitmek dururken; bu kez hem Faruk Çelik hem Ahmet Eşref Fakıbaba hem Celalattin Güvenç hem de Nihat Çiftçi’yi hedef alan açıklama yaptı. Eyyübiye Kampüsü’nün 11 Nisan Projesi gibi olmasın diye çaba harcadığını kaydeden Taşaltın, belediye başkanlığına soyunmakla kalmamış projede imzası ve emeği olan herkesi töhmet altında bıraktı.