Artık susmayalım!

16 / 06 / 2017

Ceylin, Yağmur, Gizem, Ceylan, Muhammet... Sahip çıkamadıklarımızdan sadece birkaçı... Ceylin 10, Yağmur 7, Gizem 6, Ceylan 12, Muhammet ise sadece 2 yaşındaydı.Son yaşlarındaydı bu çocuklarımız...

Yıllar devam edecek, saatler günleri, günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovalayacak  ama onlar hep bu yaşta kalacaktı...

Ölüm yaşında... 

Sustuk, sakladık, örtbas ettik, duyulmazsa bir daha olmaz sandık. Her defasında kahrolduk. Her defasında kalbimiz sıkıştı, nefes aldığımıza utandık. Ama sustuk, sustuk, sustuk... Vicdan dedik, yoktu zaten. Hukuk dedik, yoktu zaten. İnsanız dedik, meğer çok olmuş kaybedeli...

**

Muhammet Ağrılı bir ailenin çocuğu. Aynı avluya bakan akraba dört ailenin yaşadığı bir evde dünyaya gelmişti. Nerden bilebilirdi ki sonu olacaktı o ev, o avlu, o akrabalar... Amcasının eşi tarafından korkunç bir şekilde katledildi. O avluda, sobada yakıldı minik Muhammed'in bedeni. Bu kadar yakındı katil ruhlu insanlar küçük Muhammet'e. Yengesiydi, amcasıydı, kanıydı, canıydı ama sonu olmuştu. Cani yenge iki yaşında bırakmıştı Muhammet'i, hep iki yaşında... Sebep diye soracak mısınız?Sormayın...

**

Gizem Adana’ da açmıştı dünyaya gözlerini. 6 yıl sonra orada canice söndürdüler çocuğun gözünde feri. Ablasıyla evlenmek isteyen canavar tarafından kaçırılmıştı gizem. Cinsel istismara uğramış, bıçaklanmış, yakılmış...  Sebep diye soracak mısınız? Sormayın...

**

Yağmur hep yedi yaşında kalacaklardandı. Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde yaşandı bu korkunç olay. Hergün  koşup oynadığı mısır tarlası ölüm kokusu yaymıştı. İki kardeş canice, vahşice katletti Yağmur'u... Başını taşla... Yazamıyorum artık biliyor musunuz? Ama susmayalım,susmayalım, susmayalım!

*

 Ceylan henüz 12 yaşındaydı. Her gün hayvanlarını otlattığı mera, sonu olmuştu. Havan topu minicik bedenini tanınmayacak hala getirmişti. Hayvan parçalarıyla karışmıştı tüm hücreleri ve anne eteğinde toplanmıştı parçaları. Diyarbakır Lice’de yaşanmışdı bu korkunç olay ve Ceylan artık hep 12 yaşında kalacaktı. Ceylan'ın o gözleri her defasında sahip çıkamadıklarımızı hatırlatacak, hançer gibi saplanacaktı yüreğimize. Peki sebep ne diye soracak mısınız? Sormayın...

*

Ceylin İzmir'de dünyaya gelmişti. Henüz 10 yaşındaydı. Babaannesi ve dedesiyle yaşıyor, her gün onlara sarılıyor, okula gidiyor, koşuyor, oynuyor, dünyayı anlamaya çalışıyordu. Komşusu sonu olmuştu, 10 yaşında bırakmıştı Ceylin'i... Ceylin artık hep on yaşında kalacaktı. Cani komşu cinayetine kurban gitmişti Ceylin. Peki sebep ne diye soracak mısınız? Sormayın...

 **

 Her yanı kan ağlıyordu ülkemin-dünyanın. Doğusu, batısı çocuk çığlıklarıyla kaplıydı. Duymuyorduk, duymuyorduk, duymuyorduk... Her üç çocuktan biri istismara uğruyor, veriler bu kadar korkunç. Hasta ruhlara ne yapabiliriz diyoruz. Kimseye güvenemez duruma geldik malesef. Öyle bir zamanda yaşıyoruz....Çok şeyi kabulleniyoruz da... Çocuklarımıza olanları kabullenmeyelim ne olur...