AİLE İÇİ ŞİDDETİN ÇOCUK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

18 / 10 / 2017

Şiddet genel itibariyle, bireylerin anlaşmamazlık durumlarında başvurdukları bir tür yanlış eylem biçimi olarak tanımlanabilir. Özellikle son dönemlerde aile içi şiddetin yaygınlaşması ve bununla ilgili toplumun yanlış yönlendirilmesi, sosyal desteğin eksik kalması ve sosyal destek birimlerinin görevlerini bilim ışığında yapmaması veya eksik yapması toplumdaki şiddet oranını arttırmıştır.Şiddetin aile içine kadar gelmesi toplumun eğitim seviyesini de düşürme eğilimine girmiştir.

  Aile; toplumda insanların beraber yaşam sürdüğü, insan gelişiminin başlangıç noktası olarak kabul edilen bir yapı birimi olarak kabul edilir.İnsan gelişimin aileden başlaması sebebiyle,aile içi eğitim toplumun eğitim seviyesinin yükseltilmesi açısından çok önemlidir.Ailenin sosyo-ekonomik yapısı göz önüne alındığında her türlü gelişimin çevreyle ve yaşam biçimiyle bir bütün olduğu görülmektedir.Az gelişmiş toplumlara bakıldığı zaman aile yapısının,aynı zamanda ailenin almış olduğu eğitim veya eğitime verdiği önemin az olması o toplumlarda eğitim seviyesinin düşük olduğunu kanıtlamıştır.Ve aile için en önemli faktör olan çocuk,oluşum amacı uygun bir yaşam biçimi ve topluma yararlı bireyler yetiştirmek olan ailenin,oluşum amacındaki görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesi  toplumdaki insanların eksik kalması veya yanlış yollara başvurması gibi bir durumu ortaya çıkarmaktadır.Ebeveynlerin evlenme biçimlerinden tutun da ailesinden aldığı eğitime kadar her türlü faktör yetişecek olan çocuk açısından çok önemlidir.Özellikle yaşadığımız toplumda aile içi şiddetin fazla olması ebeveynlerin gerek birbirlerine gerekse çocuklarına uygulamış oldukları şiddet çocuğun ilerleyen yıllarda gerek kişisel gelişimi gerek alacağı eğitim gerekse gireceği çevreyi çok fazla etkilemektedir.Çocuğun aileden göreceği şiddet veya şahit olduğu şiddet durumu çocuğun gelecekte sahip olacağı özelliklerinin ve yapacaklarının teminatı olarak yorumlanabilir.Karşılaştığımız şiddet vakalarının birçoğunda geçmişte çocuğun aile içinde gerek kendisinin gördüğü gerekse önem verdiği veya sevdiği ebeveyninin şiddet görmesi ile ilgili olduğu ve bu eylemleri örnek alarak hareket ettiği görülmüştür.İnsanlar şiddetin o anlık olduğunu ve aradan bir zamanın geçmesi durumunda bireyin bunu unuttuğunu ve etkisinin hemen geçtiği gibi yanlış bir düşünce içerisinde olabilmekteler.Oysa,şiddet etki olarak insanlarda özellikle çocuklarda travma etkisi yaratan bir durumdur.Çocukların eğitim hayatlarında başarısızlıkların üst seviyelerde olmasının elbette birçok faktörü vardır lakin şiddet faktörünün yoğun olması çocuğun eğitim hayatında başarıyı yakalama konusunda diğer faktörlere oranla biraz daha zorlandığı görülebilir.

  Dolayısıyla çocuğu ve aileyi  ‘’temizlemekten çok temiz tutmaya önem vermek’’ düşüncesi ile aile içinde hareket edilmeli ve şiddetin her türlüsünden kaçınılması çocuğun eğitimi üzerinde büyük etki yaratacaktır.Şiddetin en büyük nedenlerinden biri de öfke kontrol problemi olduğu unutulmamalı ve gerçekten öfke kontrol problemine sahip bireyler en kısa zamanda çocuklarının gelişimi aile içi huzur ve en önemlisi çocuklarının alacağı eğitim amacıyla tedavi görmesi gerektiğini  de hatırlatmak isterim.Ve çocukların her şeyi bilinçdışında saklayabilen varlıklar olduğu unutulmamalıdır.Çocuğa uygulanacak bir şiddet durumunun çocukta çok büyük eksiklikler yaratacağı da kesindir.Bu durum göz önüne alınarak şiddetten uzak durulmalı ve şimdiye kadar uygulanan bir şiddet durumu var ise derhal vazgeçilmeli,vazgeçildiği durumda çok değil yakın zamanlarda çocuğun farklı yaklaşım ve değişimi gözlemlenecektir.Çünkü çocukların ebeveynlerden göreceği  sevgi ki şiddetten sonra ise bu daha da önem arzetmekte,çocuk açısından müthiş gelişmelere neden olacaktır.Ben şahsım adına hepinize şiddetten uzak ve sevgiye dayalı bir yaşam biçimi diliyorum.Hoş çakalın…