Anayasaların Ana Problemleri

27 / 02 / 2017

Anayasalar bir nevi toplumsal sözleşme özelliği taşısa da, o toplumun ana rengini, genel kabullerini, kimliğini/kimliklerini, hayata bakışını, yaşam tarzını, tercihlerini içerir veya içermesi doğal kabul edilebilir.

Anayasalar genellikle yazılı metinlerdir. Toplumun anayasaya yüklediği anlam, anayasanın ve diğer -yazılı olmayan- yasaların toplumdaki işleyişi, topumun bu yasalara yaklaşımı, bu yasaların toplumca önemsenme ve otoritelerce uygulanış biçimleri de anayasal konuların kapsamında sayılabilir.

Toplumların kendi doğalarına uygun olmayan yasalarla yönetilmesi zordur. Eğer toplum, kendi içinde bir uyum ve yazılı olmayan barışçıl ve adil gelenekler/uygulamalar geliştirmişse, o toplumda anayasa, uygulamalar bakımından birinci sırada olmaktan çıkar ya da toplumda bu denli bir uyum yoksa en gelişkin yasaların bile topluma hayrı olmaz.

Öyle ise, önemli olan toplumun sorunlarına uygun, toplumu mevcut halinden ileriye götürecek, adaleti güçlendirecek, barışa hizmet eden ve toplumun hoşnutluğuna dayanan yasalara ulaşma gereği ve çabasıdır. Ama tüm yasalar için, toplumun onayı yeterlidir demek de doğru bir yaklaşım olamaz. Örneğin; hukukun üstünlüğü ilkesini yansıtan ya da ekolojiyi koruma gereğini yansıtan bir yasa veya genel ahlaka ve fıtrata uygun olmayan yasaklamayı yansıtan bir yasa gibi. Bu tür yasalar, temel insani/fıtri/ilahi yasalardır ki, esas yol ayrımı bu noktada başlar ve bu da bizi, toplumun seküler olup olmayacağı sorunsalına götürür…

İster tamamen ilahi yasaları esas alan bir toplum ve buna uygun bir anayasa olsun, ister seküler bir toplum ve buna uygun bir anayasa olsun, değiştirilemez maddelerin topluma dayatılmasını haklı kılmaz. Yani toplum, nasıl yönetileceğine kendi karar verebilmelidir.

Diğer bir husus yasaların yapım şekli ve yasaları yapanlar… Mesela toplum, bazı ihtiyaçları için yeni yaslara talep edebilmelidir.

Anayasalar farklı inanç ve kültürleri, çoklu hukuk uygulamalarını içermelidir. Tek tip toplum oluşturan, zorunlu birliktelik içeren/dayatan, farklılıkları yok sayan yaklaşımlar yasalarda yer alsa bile uygulanamaz.

Türkiye’de genellikle darbe dönemleri veya olağanüstü durumlarda hazırlanır anayasalar ve bu da çok sağlıklı ve katılımcı olmaktan uzak olur. Bıçak kemiğe dayanmadan kımıldanmaz nedense.

Darbecilerin hazırladığı bir anayasa, toplumun tamamının oyunu alsa bile ne derece sağlıklı olabilir?  Ya da içinde "Değiştirilmesi dahi teklif edilemez" İbaresi geçen anayasalar ne derece sağlıklı olabilir?

Türkiye’de hazırlanan anayasalarda hep dinin, toplum dışı/devre dışı bırakılması esas alınmıştır. Din, ötekileştirilmiş, saçma sapan ve tanımsız bir laiklik dayatmasıyla toplum, hukuksuz uygulamalara tabi tutulmuştur. Toplum, batılılaşma ve uluslaşma sürecinde acımasızca yıpratılmış, değersiz bir denek tarzında kullanılmıştır, aşağılanmıştır.

Yapılan yasa ve anayasalarda, toplumun refahı ve mutluluğundan ziyade, egemen sınıfların ve güçlerin hegemonik konumlarını nasıl daha uzun sürdürebileceği ve güçlendirebileceği kaygıları önde olmuştur.

15 Temmuz sonrası yakalanan yeni anayasa hazırlama atmosferi şansa dönüştürülememiştir.

Önümüzdeki seçimde oylanacak on sekiz madde bir anayasa olmaktan çok; sitemle ilgili yasaları içermekte. Adına Cumhurbaşkanlığı sistemi de dense; aslında bir nevi başkanlık sistemi öngörülmekte.

Ülkenin içinden geçtiği durum göz önünde bulundurulduğunda, artıları ve eksileri olan bir paket.

İçinden geçtiğimiz süreç, OHAL ortamında hazırlanması gibi olumsuzluklara rağmen; iyi bir başkanlık sisteminin mevcut parlamenter sisteme oranla daha gelişkin olduğu da gözden kaçmamalı.

Bazı maddeler de endişeler oluşturmakta. Örneğin; Cumhurbaşkanının/başkanın yetkilerinin çok fazla olması. Bu dezavantaja dönüşebilecek durum, başkanlık sisteminin uygulandığı ülkelerde kimi alt mekanizmalarca risk olmaktan çıkarılmakta.

Bu sürecin, toplumu evetçiler veya hayırcılar şeklinde kamplaştırmadan götürülmesi önemli.

Türkiye; eğer bu anayasa yürürlüğe girerse bir ilkle karşı karşıya gelecek ve uygulamaların olası pürüzleri, artı ve eksileri esas o zaman daha da netleşecektir. Toplumun kararına kalmış.