GAP HAVA LİMANI VE UÇAK SEFERLERİMİZ

17 / 06 / 2017


GAP Uluslararası Hava Limanı hakkında, daha inşaatı sürerken birçok şey söylemişti:

Dünyanın sayılı büyük Hava Limanı olacak, büyük nakliye uçakları inip kalkacak, Urfa’da üretilen tarımsal ürünler büyük uçaklarla ihraç edilecek filan.

Ancak bir süre sonra tüm bu hayaller birer birer suya düştü.

Aslında büyük olmasına büyüktür bu Havaalanı. Pistleri, büyük uçakların inip kalkmasına elverişliydi. Ama umulan ve planlananlar gerçekleşmedi.

Unutulan bir şey var, dediler bu defa. Neymiş? Bu bölgenin sisli oluşu, uçakların kalkış ve inişlerini etkiliyormuş. Yani sağlıklı bir fizibilite çalışması yapılmamış. Sonradan bu durumun da teknolojik bazı cihazlar kullanmak suretiyle çözümünün mümkün olduğu anlaşıldı.

Dolayısıyla ne tarımsal ve sanayi üretimi olarak belli başlı bir hacme ulaştık ne de bunları GAP Havaalanı'ndan sevk etmeye etmeyi sağlayabildik. Sonuç, aradan geçen bunca yıla rağmen koca bir fiyasko.

Bırakın ürün sevk etmeyi, havaalanının işletmesini bile alamadık. Ve bırakın ürünlerin taşınmasını, yolcu taşınması noktasında bile sorunlar yaşamaktayız.

Belediyelerimiz, odalarımız, hatta son olarak Şanlıurfa Barosu bu konuya el attı. İlginçtir milletvekillerimiz yok gibi.

Ajans Urfa’nın 14 Haziran 2017 tarihli haberinden alıntıları aşağıya aktarıyorum:

"Şanlıurfa Barosu Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile THY’ye yazdığı dilekçelerle Şanlıurfa’da sefer sayılarının artırılmasını talep etti.  Dilekçede Ankara, İzmir ve İstanbul gibi büyük kentlere hem daha uygun hem de yeterli sayıda seferin yapılması talep edildi.

Şanlıurfa’da son zamanlarda tartışma konusu olan uçak seferler sayısının arttırılmasına ilişkin girişimler devam ediyor. Yapılan baskı sonucunda günlük 2 olan İstanbul’a sefer sayısı 22 Haziran itibariyle 3’e yükseliyor. Sefer sayılarının artırılmasına yönelik bir talep de Şanlıurfa Barosu’ndan geldi.

Baro Başkanı Ahmet Tüysüz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Türk Hava Yolları’na (THY) dilekçe yazarak kente yapılan sefer sayılarının yetersizliğine ve uçuşların yüksek fiyatlı olmasına dikkat çekti. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlere hem daha uygun hem de yeterli sayıda sefer yapılmasının talep edildiği dilekçede şu ifadelere yer verildi:

“Şanlıurfa ili 2 milyona yakın nüfusu ve 600-700 bin Suriye vatandaş olmak üzere yaklaşık 3 milyona yakın nüfusu barındırmaktadır. Şanlıurfa'ya özel uçak firmaları tarafından diğer illere oranla ya hiç sefer koymamakta veya sınırlı sayıda sefer koymaktadır. Bu sınırlı seferler nedeniyle özellikle Ankara İstanbul ve İzmir gibi büyük illere gidiş gelişler çok ciddi sorunlar yaratmaktadır. Ayrıca aynı gün sabah gidiş akşam geliş olacak şekilde herhangi bir sefer konulmamış olması da ayrı ve çok ciddi bir sorundur. Komşu illerimiz olan Gaziantep ve Diyarbakır illeri ile kıyaslanamayacak ölçüde ya sefer saatleri çok ters ya da sefer sayısı çok düşüktür. Bu nedenle Şanlıurfa ilinden büyük illere uçak ile gidilebilmesi için ya Diyarbakır ya da Gaziantep ilinde gidilmesi gerekmektedir. Oysa bu iki komşu il ile mesafemiz 150-180 km olup bunun gidiş ve gelişi de nazara alındığında 300-36O km gibi bir mesafe etmektedir. Bu kadar uzunca bir mesafe hem çok büyük biz zaman hem de çok büyük bu masraf gerektirmektedir. Sefer sayısının azlığı nedeniyle bilet fiyatları da çok yüksek olmaktadır. Diğer illerden Ankara iline gidiş geliş bilet fiyatları 100-150 TL iken bu fiyat Şanlıurfa için 600-700 TL civarında olmaktadır.

Hemen hemen tüm uçak seferlerinde neredeyse koltukların tamamına yakını da dolmaktadır. Tüm bu nedenlerle Şanlıurfa’ya gidiş gelişler vatandaşlarımızın mağduriyetine neden olmakladır. Bu nedenle özellikle Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük illere bu mağduriyeti giderici saat itibariyle daha uygun ve yeterli sayıda seferin konulması ve sefer sayısının artırılması hususunda gereğinin yapılmasını talep ederiz.”

Şanlıurfa Barosu'nu bu konudaki duyarlılığı ve girişimi takdire şayandır.

Evet, durum ne yazık ki böyle. Devasa bir yatırımın, atıl durmasının/kapasitesinin çok altında kullanılmasının, ülke ekonomisi açısından kaybı ayrı bir tarafa; sefer sayılarının Urfa’daki yolcu kapasitesine göre ayarlanmamasının seyahat hakkının ihlali olduğu diğer tarafa diğer tarafa.

Hava ulaşımımızın hakkımız olan standartlara ulaştırılması ve Alanının planlandığı gibi nakliye trafiğine açılması için, Urfa olarak talebimizi yeniliyor ve bu konuda sesimizi daha da yükselteceğimiz günlerin yakın olmasını umuyorum.

Sonuç olarak Urfa, Turizm’den tarıma; hayvancılıktan eğitime; sağlıktan ulaşıma ve neredeyse tüm alanlarda haksızlığa uğramaktadır.

İl ve ilçeler olarak Urfa’ya sahip çıkma bilincimiz yerlerde sürüklendikçe ve hak arama bilincimiz gelişmedikçe bu durumun devam edeceği aşikardır.

Hak arama ve adımıza, bizim için uğraşanların arkasında durma bilincimizin gelişmesi dileğiyle.