SON MESAJ

26 / 04 / 2017

7 Haziran seçimlerinde seçmenin AK Parti'ye verdiği mesaj sağlıklı değerlendirilmemiş olacak ki, 16 Nisan referandumunda daha güçlü bir mesaj verildi.

" Mesajı aldık" dedi Başbakan ancak mesajın ne olduğunu bilmek/ belirlemek önemli. Halk, 7 Haziran seçimlerinde verilen mesajın gereğini yapılmamış saymış olacak ki; bu defa güçlü bir mesaj verdi.

Bu mesaj ne olabilir?  Herkes, halkın verdiği mesajı kendince yorumlayacak ancak seçimlerde verilen mesajların temel anlamda iki ayağı vardır:

Birincisi; iktidarı belirleme veya azletme, İkincisi ise, uygulanan politikaların/programın kapsam ve üslup açısından değerlendirilmesi/derecelendirilmesi.

Yani kısaca, söylem ve eylem; program ve icraat.

Seçmen, program ve icraata bakarak yeniden yetkilendirme, azletme veya uyarma sinyali verir.

Azletme veya yeniden yetkilendirmeyi belirleyen oy oranları belli. Uyarıda ise oy oranı çok az farkla devam yetkisi vermek ve uyarıya uyulmazsa azledilebileceği mesajını içerir. Tabii şimdiye kadar irdelenen, seçmen mesajının yetkilendirme ve uyarmaya yönelik kısmıydı.

Ancak, bölgenin ve Türkiye'nin çok önemli ve hayati süreçlerden geçtiği, bölgedeki savaşa Türkiye'nin dahil olması ve savaştan doğrudan etkilenmesi, mülteci sorunu, bağımsızlığın önündeki engelleri kaldırmaya ve yeniden şekillenen bölgede var olmaya yönelik yaklaşımlar veya beka sorunu, doğuda hendeklerle başlayan sürecin getirdiği yıpranma, ABD ve AB ile ilişkilerinde yaşanan keskin inişli ve çıkışlı tablo ile 15 Temmuz ve ardından gelen OHAL.

Buna, 7 Haziran mesaj da eklenirse bu referandumdaki mesajın ne denli kritik olduğu daha iyi anlaşılır.

Seçimin resmi sonuçlarından sonra cumhurbaşkanının AK Parti'ye üye olacağı, partide ve kabinede bir revizyona gidileceği gibi söylemleri bir kenara bırakarak son mesajı anlamlandırmaya çalışalım.

Bunu yaparken, bu oylamanın biraz da yeni sisteme geçme/geçmeme boyutunun da olduğunu ve parti seçimleri atmosferinde geçse de, bir anayasa paketinin oylaması olduğunu gözardı etmemek de yarar var.

Buna rağmen, AK Parti'nin geleneksel oylarının Tayyip Erdoğan'ın şahsında tecessüm ettiği ve bu seçimde Tayyip Erdoğan'ın meydanlarda olduğunu da unutmamak gerekir.

Seçmen ne dedi?

Bir: Yeni sistemi deneyebiliriz.

İki: Sen, yeni ve halka daha yakınken, muhalefetken, vesayetle mücadele ediyorken ve dini argümanları kullanmıyorken seni hep destekledik. Etrafa bakıldığında başkası neredeyse yokmuş gibi konjonktürel zamanlarda da seni tercih ettik.

Üç: Sen, çok şey yaptın. Özellikle halka yaklaşımın sıcak ve samimiydi. Halkla iyi iletişim kurdun, altyapı ve temel ekonomik politikalarda efor harcadın. Yollar, köprüler, hastaneler, havaalanları, üniversiteler...

Sağlık alanında sistem değişikliğine gittin...

Dört: Çözüm sürecini başlattın...

Tüm bu süreçlerde seni destekledik.

Sonra, hızın kesilip yavaşlayınca, işi saklayınca, çözüm süreci kesintiye uğrayınca, Suriye'de yürüyen gidişat tehlikeli boyutlara ulaşınca, adil bir bölüşüm sağlayamayınca,memuru emekliyi memnun edemeyince, yolsuzluklar ve yozlaşmalar artınca, insanları işle mülakatla almaya başlayınca, şeffaflıktan uzaklaşınca, toplumun güvenlik ve adalet duyguları zedelenince, insanların iş ve geleceğe dair umutları azalınca, rakiplerini toplumun diğer kesimlerini ötekileştirilen kutuplaşmaların azaltılması yoluna gidilmeyince, diğer kesimlerin seni istemeseler de seni hedeflerine koymalarını engelleyemediğinde, bize yeni şeylerden bahsedemeyince, memur maaşlarının artacağından, emekliye, öğrenciye, işsize, gençlere, ev hanımlarına yapılacaklardan, çözüm sürecinden, toplumu ötekileştirmeden bir bütün toplumun bütün topluma eşit yaklaşımdan, barış'tan bahsetmeyince ve hep iktidarının ilk dönemlerinde yaptıklarından bahsedip oy isteyince; sonuç bu olur.

Beş: Biz, zaten ilk dönemlerde yaptığınız icraatlar için size yeterince oy/karşılık vermiştik.

Biz hala aynıyız ama siz değiştiniz. Türkiye'de belli bir kesim çok zenginleşti. Lüks ve şatafat konusunda pervasızlık arttı. Kendinize çeki düzen verip, etrafınızdaki hırsızları, hainleri kovup halka dönmezseniz, halkın yüzüne bakmazsanız, biz de bakmayabiliriz.

Özetlersek durum şu. Seçmen diyor ki: 7 Haziran mesajımızı dikkate almadın. Bu son uyarımızdır. Biz, sen varken; hiç kimseye dönüp bakmadık ama eğer 16 Nisan mesajımızı almazsan ve gereğini yapmazsan; sen de miadını doldurmuş olacaksın. Çünkü kısır döngü yaşamaktan yorulduk.

Selam ve dua ile.