URFA’NIN KALKINMASI, İŞSİZLİK VE FUAR ALANI

16 / 04 / 2018

Daha Harran Ovası sulanmaya başlamadan Urfa ile ilgili şehir efsaneleri almış başını gidiyordu. Sulama ile tarımsal üretim patlama yapacak, buna bağlı olarak tarımsal sanayi başta olmak üzere sanayi gelişecek, sanayi ve tarım ürünleri Urfa’dan, başka ülkelere ihraç edilecek, Urfa cazibe merkezi olacak, Urfa’ya göç başlayacak, nüfus artacak, işsizlik ve yoksulluk azalacak…

Aslında bunların hepsinin veya büyük çoğunluğunun gerçekleşme olasılığı yüksekti ama mümkün olan gelişmeler çok düşük bir düzeyde kaldı.

Urfa, sahip olduğu potansiyelden verim elde etme bakımından bir türlü gerçekçi bir ivme kazanamıyor. Bunun nedenleri çok. Birinci nedeni kendi insanımızın yapısı…

Aradan geçen onlarca yıldan sonra nihayet bir fuar merkezimiz oldu.

Büyük şehir statüsü kazanmış, tarım ve hayvancılığın önemli merkezlerinden biri olan bir şehir için gerekliydi ve Urfa’ya kazandırıldı. Emeği geçenleri, Urfa halkının takdir ettiğini düşünüyorum.

Ticareti geliştirmek, ticaretle ilgili ürün ya da hizmetlerin tanıtımı, ekonomik büyüme, yeni iş fikirleri, iş bağlantıları oluşturmak ve geliştirmek, arz ve talebi bir araya getirmek gibi özellikleri olan fuarların önemi ve şehre/bölgeye katkıları küçümsenemez.

Şahsen gezerek de şahit olduğum kadarıyla, devasa kapalı bir alan, şehirde bulunduğu nokta/konumu, modern yapısıyla takdire şayan bir yapı olmuş.

Kriz dönemlerinin atlatılmasında da önemli etkisi olan fuarların, düzenli olarak açılması, bir süreklilik ve düzene de işaret eder.

Şimdi gelelim fuarda, bizim ne gibi ürün ve teknolojilerimizi tanıtacağımıza.

Teknolojik olarak önemli sayılabilecek ürünümüz neredeyse yok. Elbette organize sanayi bölgelerimiz var, sanayiye dayalı üretimlerimiz var ama diyelim ki, tarımsal anlamda da olsa önemli makine veya teknolojik ürünlerin sayısının bir elin parmaklarını geçeceğini sanmıyorum. Umarım bu sektörlerde de, dalgıç pompa ve sulama sistemlerini aşıp, daha komplike makina ve ekipmanlar üretebilecek düzeye gelinir.

Geriye önemli sayılan iki sektör kalıyor. Biri; tarımsal ürünlerle ilgili olanı, diğeri ise turizm. Evet turizm.

Tarımsal olarak en az üç ana ürünümüz ve on ürünü de ekleyerek çeşitliliği artırabileceğimiz potansiyel ürünümüz var.

Üç ana ürün: Biber, fıstık ve pamuktur. Mesela iplik fabrikamız var ama kumaş fabrikamız? Fıstık ve biber konusunda da yapılabilecekleri varsın sektör içindeki yatırımcılarımız düşünedursun, biz gelelim turizme.

Urfa halkının kendisi bile, bu konuda elindekinin kendisini ne kadar heyecanlandırması gerektiğinin farkında olmadığı Göbeklitepe gibi bir hazinenin üzerinde oturmaktayız. Diğerlerini sayıp gereksiz tekrarlar yapmak istemiyorum.

Tüm bu elimizdekileri ve potansiyelimizi verimli ve planlı kullanmak; hangi aşamada neyin ne zaman yapılacağı ile ilgili iş ve işlemlerin takibini yapmak, ilgili mercilere düşmekte.

Yine de direkt ilgili görünmese de bazı hususların altını çizmek, bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum.

GAP’ın, sulama başta olmak üzere, tamamlanmamış bölümlerinin bitirilmesine hız verilmelidir.

Kalkınma, ticaret ve turizm gibi ama özellikle hizmet sektörünün tüm alanlarındaki personelin eğitim aşamalarından geçmesi önemli.

Bu konuda eğitim kampanyaları, kamu spotları hazırlanmalı. Bu konuda, medya da dahil olmak üzere, yerel ve sivil kurumlara çok iş düşmekte.

Üniversite, olması gerektiği kadar ve gerektiği alanlarda işin içinde olmalı.

Esnafın, garsonun, tavırları, hijyeni ve etiği gibi konularda gerekli hatırlatmalar yapılmalıdır.

İş adamlarımıza, gerekli yönlendirici destek ve eğitim sağlanmalıdır.

Diğer bir husus, trafikle ilgili. Bu vesileyle tekrar hatırlatmak isterim ki, şehir içindeki askeri tugayın şehir dışına taşınması meselesi elzemdir.

Mesela; bu konuda da naçizane şöyle biraz popülist olsa da bir önerim olacak: Şehrin önemli bir merkezine dijital bir reklam panosu asalım. Bu panoda; her gün güncellemek suretiyle şöyle bir ibare sürekli tekrar ededursun:

“Bugün: …/…/20.., Tugay yerinin taşınması ile ilgili bir karar hala alınmadı.”

Bunu, STK'lar yapabilir...

Urfa' da şehir içi ulaşımda ciddi çileler çekiliyor. Araba ile Abide' den şehir merkezine girmek adeta işkence.

Toplu taşımada da ciddi sıkıntılar devam ediyor. Yeni yerleşimlere yeni hatlar, araç sayısı eksikliği, güzergahlar, durak düzenlemeleri ve ücret.

İndirimli ücret: bir; tam ücret ise bir buçuk liraya çekilmelidir.

Urfa nüfusu artıyor. Genç nüfus ama işsiz. Bu işsizlerin önemli bir bölümü de üniversite mezunu.

Urfa' da ciddi bir yoksulluk ve işsizlik var ve bu konudaki çabalar oldukça yetersiz.

Unutmayalım ki;

Urfa: Peygamberler şehri!

Urfa: Medeniyetler şehri!

Urfa: Sanat ve kültür şehri!

Urfa: Merhamet, paylaşım ve sevginin şehridir.

Urfa: İbrahim peygamberin şehri.

Her şeye rağmen, Urfa, değerlidir ve hala hak ettiği yerde değildir.

Pahalılığı, işsizliği, yoksulluğu, adaletsizliği, tefeciliği vs. yenmek için çalışalım ve paylaşalım.

Selam ve dua ile.