Yanlışlar ve Doğrular

07 / 01 / 2017

Sayın Numan Kurtulmuş, Suriye politikasında baştan beri yanlışlıkların olduğunu belirterek, bu yanlışları tamir etmeye çalışıyoruz tarzında bir açıklamada bulundu bu hafta.

Açıklamadan bazı satır başları şöyle: “Baştan beri Suriye politikasının büyük yanlışlarla dolu olduğuna inananlardanım. Tabii ki Esad rejiminin, zalimlerin yanında yer alacak değiliz. Şimdi bunları tamir ediyoruz, düzeltiyoruz”

 "(Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye suikast girişimi iddiaları) Siyasette herkesin böyle bir tehdit altında olduğu aşikar. Çok ciddi istihbaratlar var. Özellikle parti başkanları için. Bu tür bireysel şeylerle Bahçeli’ye, Kılıçdaroğlu’na bir suikast yapıldığını düşünün... Allah korusun. Bırakın suikastın başarılı olmasını, Türkiye siyaseti şöyle bir sallanır. Ruslar ile iyileşme sürecine girmiş olmasaydık, Rus Büyükelçi suikastında kıyamet kopartırlardı."

 "Büyük resim çok net; bir asır evvelki oyunun 2. perdesi oynanıyor. Bölge bir kere daha dizayn ediliyor, bölünmeye çalışılıyor. Burada da bu oyunu bozabilecek tek ülke Türkiye olarak görüldüğü için bu oyuna müdahale etmemesi isteniyor. Bunun Türkiye’nin yönetim yapısıyla falan hiçbir ilgisi yok. Bu, 2. Sykes-Picot, çok açık. 10 sene öncesine göre mezhebi bakımdan da bölge çok daha fazla bölünmüş durumda. Meselenin başlangıcı 1991 Irak’ın işgalidir."

 "Başbakan’ın Irak ziyaretinde Irak Merkezi Hükümeti’yle Başika’daki Türkaskeri varlığına ilişkin bir görüşme olacak. Başika’da onları da rahatlatacak bir öneri götürüyoruz. Çekilme söz konusu değil. Baştan beri Suriyepolitikasının büyük yanlışlarla dolu olduğuna inananlardanım. Tabii ki Esad rejiminin, zalimlerin yanında yer alacak değiliz. Şimdi bunları tamir ediyoruz, düzeltiyoruz. Suriye’de Ruslarla gidilecek olan görüşmelerde Halep üzerinden iyi bir Halep barışı ve Halep barışı üzerinden de iyi bir Suriye barışı tahkim edilmesi lazım. Musul meselesinde de yeni bir yaklaşımla Irak hükümetiyle bir ittifak yapılmalı. Önce ateşkesin doğru uygulanması, sonra masanın doğru kurulması önemli. Böyle bir katilin iş başında durmasının insani olmadığını düşünüyoruz. Ama ortada barış sürecinin görüşmelerinin başlamasıyla birlikte karşılıklı olarak karar verecek olan, masadaki insanlar. "

 "ABD ile gerginleşen ilişkilerin rahatlayacağını ümit ediyorum. İki unsur var. FETÖ hâlâ orada bir takım imkânlarla network’ünü canlı tutmaya çalışıyor. Bir an evvel iadesi ile ilgili sonuç alacağımıza, en azından iade sürecinde gözaltında tutulmasının sağlanacağına inanıyorum. İkinci mesele de PYD meselesi, Ortadoğu’da bir takım normalleşmeler başladıkça burada terör örgütleri üzerinden bir varlık mı olsun yoksa Türkiye gibi devlet geleneği olan bir ülke ile mi işbirliği yapacak? Ben ABD’nin Türkiye ile işbirliği yapacağına, açık, aleni tavır değişikliğine gideceğine inanıyorum. İnşallah kısa sürede PYD’yi desteklemekten vazgeçer.”"

 Sayın Numan Kurtulmuş'un Hürriyet'te yer alan açıklamasından kesitler böyle.

Altı aya kadar bu iş biter konumundan, beka sorunu yaşıyoruz pozisyonuna gelinen bir politikada bazı yanlışların olduğu muhakkaktır. Ancan Numan Bey'in ufak yanlışlar yapılmış gibi bir algı oluşturan tarzda dile getirdiği yanlışların hem ilkesel hem de reel politikte hiç de küçümsenecek hatalar olmadığını; hata kavramını aşan yanlışların, yanlış olduğu bilindiği halde yapıldığını tarih bize gösterecektir.

Yine bu, yanlışları tamir etme sürecinde, bulunmamızın da gönüllü ve yapılan yanlıştan ders alınarak tamir edilme gereğinden ziyade, şartların başka seçenek bırakmamasından dolayı savrulduğumuz bir nokta olduğu da açıktır. Yani bulunduğumuz konum, kerhen bulunduğumuz konumdur.

Suriye konusunu konuşalı altı yıl olacak ama yine de konuşmak zorunda kalıyoruz çünkü Yeni Osmanlıcılık'tan tutun, Suriye'de kurduğumuz örgütler ve onlara hangi padişahların imini vermekten, Yaptığımız yol ve köprülere verdiğimiz isimlerden, 15 Temmuz kalkışmasından tutun, dış politika değişikliklerine, Kürt sorunundan tutun ekonomi ve turizme, teröre bakıştan tutun, artan terörün nasıl yorumlanması gerektiğine dair tüm gelişmelerin, son altı yıldır Suriye'de yaşanan savaşla direkt bağlantılı ve etkileşim halinde olduğu söylenebilir.

 Numan Bey'in açıklamalarına bakıldığında, bazı kırmızı çizgilerin altı çizilerek, mevcut durumun Türkiye tarafından nasıl yorumlandığı ve resmedildiği, ABD'nin bazı grupları desteklediği müddetçe ilişkilerin düzelemeyeceği, Rusya ile ilişkilerin önemi üzerinde durulduğu görülmekte.

Açıklama, bazı yanlışlardan bahsetmekle beraber, bunların hangisinin yanlış, hangisinin doğru olduğuyla ilgili kafa karışıklığını gidermemiştir. Sadece bir yenilgi sonrası çekildiğimiz pozisyondan bahsedildiği izlenimi ve Trump'la ilgili umutlardan söz edilmekte. Anlaşılan o ki, Trump başa geçinceye kadar geçen sürede Suriye'de yaşanacaklar ve Trump başkanlık görevine başladıktan sonra alacağı pozisyon, izleyeceği politika beklenmeden, yeni dönemin konumlanmaları konusunda çok kesin konuşmak fazla bir şey ifade etmeyecek gibi.

Yine de bazı yanlışları kabul etmenin, bir ülkenin geleceği açısından önemli olduğunu belirtmek gerek. işin diğer tarafı, fanatikleşmiş bazı kesimler ve bir kısım yeni paralelciler, ısrarla Numan Kurtuluş'un bu açıklamalarına katılmadıklarını ve Suriye konusunda yanlış yapılmadığını söylemekte ve hep aynı hikayeye devam etmekteler.

 Hep aynı şeyleri tekrar etmek zorunda kaldığımız durumlara düşsek bile, Suriye sorunu halledilene kadar bu konuyu konuşacağız ve doğru bir yöne/yola girene kadar çözüm üretmeye devam edeceğiz/etmeliyiz.

 Türkiye'nin Suriye konusunda, baştan beri hangi konularda yanlış yaptığını, yaptığı doğruların neler olduğunu ve bundan sonra hangi politikaları uygulaması gerektiğiyle ilgili değerlendirmelerimizi de başka bir yazıya bırakalım.