Kaya mezarları turizme açılacak

Kale Eteği ve Kızılkoyun bölgelerindeki mağaralarda ortaya çıkarılan yaklaşık 2 bin yıllık kaya mezarlarının turizmin hizmetine sunulması için çalışmalar sürüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Çiftçi, " Bu mağaralardaki kaya mezarları M.S. 1. yüzyıl dönemine ait. Bir nevi Şanlıurfa'da Edessa Kralı Abgar döneminin yaşandığı, o dönemin kültürünün işlendiği bir hazine olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

16 / 02 / 2017 11:33

Şanlıurfa'da tarihi mağaralarda ortaya çıkarılan yaklaşık 2 bin yıllık kaya mezarları, kent turizmine kazandırılıyor. Binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahipliği yapan tarihi kent, Türkiye'de inanç ve kültür turizminin önemli merkezlerinin başında geliyor.

Tarihi mekanlarıyla açık hava müzesini andıran kentte, daha önce gecekondu tipi evlerin bulunduğu Kale Eteği ve Kızılkoyun bölgelerinde başlatılan restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmalarında tarihi mağaralar gün yüzüne çıkarıldı.

Her iki bölgede yürütülen çalışmalar kapsamında mağaralar içinde 113 kaya mezarı bulundu. İl kültür ve turizm ve müze müdürlükleri ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinin iş birliğiyle devam eden çalışmalarda ortaya çıkarılan çok sayıda figür, 4 taban mozaiğinin de içinde yer aldığı kaya mezarı odalarının, yakın zamanda turizme kazandırılması için çalışma yürütülüyor.

KÜLTÜR KENTİ

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, yaptığı açıklamada, kentin birçok medeniyete ev sahipliği yapması dolayısıyla bir kültür kenti olduğunu söyledi. Yapılan her kazıda mutlaka bir döneme ait tarihi eserlerin ortaya çıktığını belirten Çiftçi, "Kale eteği bölgesinde yaptığımız restorasyon ve çevre düzenlemesi sırasında içinde kaya mezarlarının yer aldığı 72, Kızılkoyun bölgesinde de 61 mağara bulundu. Bu mağaralardaki kaya mezarları M.S. 1. yüzyıl dönemine ait. Bir nevi Şanlıurfa'da Edessa Kralı Abgar döneminin yaşandığı, o dönemin kültürünün işlendiği bir hazine olarak karşımıza çıkıyor. Bu mağaralarda bulunan antik kaya mezarlarının tabanında o döneme ait figürlerin işlendiği mozaik bulundu. Yani bu dönemde yaşayan aileler öldükten sonra bu mağaralardaki kaya mezarlarına defnedilmiş durumda." diye konuştu.

Şanlıurfa'yı bir açık hava müzesi haline getirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Çiftçi, mağaraları ve içindeki kaya mezarı odalarını turizme kazandırmak için çalışmaların devam ettiğini aktardı. Çiftçi, şunları kaydetti: "Kale Eteği bölgesini 3-4 ay sonra turizme açacağız. Biz her zaman söylüyoruz Şanlıurfa bir mağara şehridir. Mağaralar geçmişte yaşam alanı olmuştur. Dolayısıyla geçmiş medeniyetler bu mağaralarda iz bırakmıştır. Kemeriyle, kapısıyla, tavan süslemeleri ve taban mozaikleriyle o dönemin yaşayışını, felsefesini, zenginliğini, mimarisini yaşam koşullarını inancını tamamıyla yansıtıyor. Arkeologlarımız buradaki çalışmalarına son sürat devam ediyor. Buradaki çalışmalar da bilimsel olarak, el yordamıyla yürütülüyor. Kızılkoyun bölgesinde de çalışmalar 6 aydır yürütülüyor. Çalışmalar itinayla yapıldığı için bir yıllık çalışmaya ihtiyaç var."

TAPINAK GÖRÜNÜMLÜ KAYA MEZARI

Şanlıurfa Müzesinde görevli Arkeolog Bekir Çetin de bölgenin Edessa kentinin nekropolü (mezarlığı) olarak bilindiğini belirtti. Yürüttükleri çalışmalarda yerin 3 metre altında bugüne kadar ortaya çıkarılmayan kaya mezarlarını bulduklarını bildiren Çetin, şöyle konuştu: "Bu derinlikteki kaya mezarları biraz daha korunmuş durumda. Burada özellikle giriş kısmı hiç açılmamış bir kaya mezarımız var ki bu kaya mezarı tapınak görünümlü. Bunun benzeri Güneybatı Anadolu'da karşımızda çıkmakta. Burada içinde 2-3 odalı kaya mezarlarının olduğu yerlerdir. Kaya mezarlarının girişinde sütun ve çeşitli süslemeler dikkati çekiyor. Bazı mezar odalarında üst kısmı insan alt kısmı yılan olan triton denilen Yunan mitolojisindeki sahneyi görebiliyoruz. Bu kaya mezarı mağaralarının Şanlıurfa turizmi için önemli olduğunu göstermektedir. Burayı turizme ve Şanlıurfa'ya kazandırma çalışıyoruz." 

(AA)