TRT Göbeklitepe’yi putların merkezi gibi gösterdi!

TRT tarafından hazırlanan ‘Suların Ateşin ve Taşların İmparatorluğu’ isimli belgeselde, insanlık tarihinin en önemli yapılarından Göbeklitepe Hz. İbrahim’in yıktığı putların merkezi gibi gösterildi.

06 / 01 / 2017 13:23

Diyarbakır Valiliği, TRT ve Kalkınma Bakanlığı desteği ile ‘Diyarbakır kültürel mirasının tanıtımı’ projesi kapsamında hazırlanan ‘Suların Ateşin ve Taşların İmparatorluğu’ adlı belgeselde Göbeklitepe Hz. İbrahim’in yıktığı putların merkezi gibi gösterildi. Göbeklitepe’nin T biçimli dikili taşlarının olduğu belirtildi ve bu dikili taşın put kırma sahnesi de belgeselde canlandırıldı. Belgeselin seslendirilmesinde ise “Göbeklitepe’de yer alan heykellerin Hz. İbrahim’in babası Aser’in yapmadığını kim bize söyleyebilir? Ya da Hz. İbrahim’in kırdığı putların yer aldığı tapınağın Göbeklitepe olmadığını ileri sürebilir miyiz?” ifadelerine yer verildi. 12 bin yıllık geçmişi olduğu tahmin edilen ve yeryüzündeki ilk mabet olduğu dile getirilen Göbeklitepe’nin bir belgeselde put merkezi gibi gösterilmesi tepkilere neden oldu.

GÖBEKLİTEPE

Göbeklitepe ya da Göbekli Tepe, Şanlıurfa il merkezinin yaklaşık olarak 22 km. kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarında yer alan dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğudur. Bu yapıların ortak özelliği, T biçimindeki 10 – 12 dikilitaş yuvarlak planda dizilmiş, araları taş duvarla örülmüştür. Bu yapının merkezinde daha yüksek boyda iki dikilitaş karşılıklı olarak yerleştirilmiştir. Bu dikilitaşların çoğu üzerinde insan, el ve kol, çeşitli hayvan ve soyut semboller, kabartma ya da oyularak betimlenmiştir. Söz konusu motifler yer yer bir süsleme olamayacak kadar yoğun olarak kullanılmıştır. Bu kompozisyonun, bir öykü, bir anlatım ya da bir mesaj ifade ettiği düşünülmektedir. Hayvan motiflerinde boğa, yaban domuzu, tilki, yılan, yaban ördekleri ve akbaba en sık görülen motiflerdir. Bir yerleşim değil, kült merkezi olarak tanımlanmaktadır. Buradaki kült yapılarının üretime geçiş aşamasına – tarım ve hayvancılığa- yakın olan son avcı grupları tarafından inşaa edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

(Bilal KAPLAN-İPEKYOL)