STK'ların imajına "Referandum" can simidi

04 / 02 / 2017

Vaat edilen havalimanını kaybettik önce.

"Tarım ürünleriniz dünyanın dört bir tarafına nakliye uçaklarıyla ihraç edilecek" denilerek başta çiftçilerin olmak üzere birçok insanın oyları alınmıştı.

Sonra hızlı tren vaatleri geldi.

"Havalimanı da gelecekti ama hayal oldu" diyemeden "olur mu olur" dedik ve inandık. Kaç seçim yedik. Geçen bir duyduk "Urfa'ya uğramadan hızlıca Adıyaman'dan geçecek" diye. Buyur buradan yak!

Ne bahtı "kara" bir memleketiz. 100 sene önce var olan kara trenimiz bile yok artık.

Kaldık mı karayoluna...

O da hepi-topu bir şeflik! Şimdi düşmüşüz peşine Karayolları Bölge Müdürlüğünü Urfa'ya kurdurmak için. Onu da çok görüyor Ankara, "çevrenizdeki illerde var sizde olmaz" diyor.

Biri çıkıp Ankara'ya, "Yahu tarım burada, hayvancılık burada, doğunun geçişi burada, 3 ülkenin geçişi burada, her şeyden önce milyonlarca insanın hayatı söz konusu burada" diyemiyor tabi.

Kim desin, nasıl desin ki? Milletvekiliyse meclise, belediye başkanıysa belediyeye, STK başkanıysa hayalini kurduğu siyaset makamına veda etmesi lazım(!).

Öyle değil aslında. Öyle sandıkları için her şeye veda ediyorlar. Bilsek bir vekil Ankara'da bizim için kendini paralıyor, bilsek bir vekil bir bakanla birbirine girmiş bizim için, bilsek bir belediye başkanı bir genel müdürü tehdit etmiş "kurban" oluruz onun için.

Olmadık mı başkanken Fakıbaba'ya siper? Halk kahramanı olmadı mı? Hem de rüzgarı arkasına alıp sandıkları patlatırken Başbakana karşı...

Bir siyasetçi bilmiyorum ki Urfa için yumruğunu masaya vurmuş ve Urfa onu yarı yolda koymuş olsun. Bu mazlum halk, bu gariban memleket dirayetli siyasetçiye muhtaç. İdrak etmiyorlar ki el öperek listeye girmektense, göğsünü gere gere yalvar yakar listeye yazılmanın farkını.

Anladık ki siyasetçilerden bunu beklemek hayal.

Bari STK'lar aklını başına alsın. Karayolları Bölge Müdürlüğü nedir ki? Siz çıtayı yüksek tutmazsanız verilene razı olmak durumunda kalırsınız. Bizim memleket olarak hedefimiz hızlı tren olsun. Karayolları çerez yanında kalır. Onlar bizi bununla avutmak ister.

Bilmiyorum hızlı trenin önemi Şanlıurfa açısından yeterince biliniyor mu? Şayet biliniyorsa ulaşım konusunda istenilen taleplerin ilk sırasına hızlı tren konulmalı. Gittikçe kangrenleşen şehir içi ulaşımın da en azından 50 yıllığına çözülmesi açısından metro istenmeli. Çünkü Ulaşım Bakanlığı bu desteği sağlamazsa büyükşehir kısa alanda dar paslaşmalara devam eder. O dubayı oradan kaldırır karşı şeride koyar, o ışığı alır bir yerden başka bir yere koyar. Çözüm olmayacağını bile bile günü kurtarmak için "tramvaydı, trambüstü" der bizi oyalayıp durur. Havalimanı da eklenmeli eğer kentteki tarımın ülke ekonomisine iyi bir getirisinin olması isteniyorsa.

Referandum öncesi bunları istemeyeceğiz de ne zaman isteyeceğiz. STK'ların imajı Şanlıurfalıların yanında yerle bir. İmajlarını dolayısıyla torunlarına da onurlu bir gelecek bırakmak için önlerinde büyük bir fırsat var. Tüm bunların talep edildiğini hayal edin. Karayolları Bölge Müdürlüğü çocuk oyuncağı kaldı değil mi?

Bakın bakanlar gelip-gitmeye başladı bile. Bizi dinleyen, "siz isteyin biz Ankara'yı getirelim" diyen bakanlara Ankara'yı değil hızlı treni getirseniz kafi diyelim. Somut adım atacak güçleri, kudretleri yoksa bekleyin Başbakan da gelecek, Cumhurbaşkanı da...

Yeter ki istemesini bilelim. Yeter ki bir çiğköfte yada kavurma yedirmek için değil de projelerimizi dinlemeleri için peşlerinde takla atalım.

Siz hiç Cumhurbaşkanı yada Başbakanın Gaziantep'te bir siyasinin evinde, köyünde sofrasında olduğunu duydunuz mu?

Hep ekonomi toplantısı, hep sanayi zirvesi, ihracat, ithalat vs. toplantıları yapılıyor Gaziantep'te. Elbette güzeldir misafirperverlik ama hep mide çalıştıracak değilizya. Hoş hep yemek muhabbeti yaptığımız halde onu bile pazarlayamıyoruz, o da ayrı bir acı gerçeğimiz.