TEMİZ ELLER OPERASYONLARI GELİYOR!

01 / 12 / 2017

AK Parti, rakipleri hep aynı yerinde sayarken sürekli kendisini yenileyen bir parti. Ve bu sayede her bitti denildiğinde seçimlerden zaferle çıkmayı başaran bir parti.

“Kürt açılımı”, Suriye’deki gelişmelerin de Türkiye’ye yansıması nedeniyle başarısızlığa doğru yol alırken, PKK/KCK adı altında büyük operasyonlar gerçekleştirerek bu konuda ters hamle yaptı ve “iyi niyetimiz kullanıldı” denildi. İyi mi yaptı? Kötü oldu ama buna rağmen seçimde istediği sonucu elde etti.

FETÖ ile ilişkilerde de benzeri oldu. İstediği yere kadar kullandı yani özellikle askeri vesayeti alt etmek için “cemaatin” gücünü kullandı ve onlar “iktidar ortağıyız” havasına girdiğinde düğmeye bastı. Tıpkı PKK/KCK operasyonları gibi cemaatle yol yürüyenlere karşı adeta taş taş üstüne bırakmadı.

AK Parti Hükümeti, her ikisinden de hem iktidar hem de siyasi olarak eli güçlenerek çıktı. Şimdi sırada çökertilmesi gereken yeni bir örgüt daha var. Vurguncular Örgütü! AK Parti’nin yıpranmasına sebep olan üçüncü örgüt bu. Şimdi ağzını açan başta belediyeler olmak üzere kurumların yolsuzluk, imar ve hazine arazisi vurgunları ve adam kayırmacılığına tepkili.

AK Parti bu konunun da diğer başta belirttiğim iki konuda olduğu gibi yeni bir hamleye hazırlanıyor. Uzun bir süredir bunu gözlemliyor ve sezinleyebiliyorum. Ama yazmaya cesaret edemedim. Şanlıurfa’da birçok kurum amirinin telefonlarının dinlendiğini biliyorum. Ve bu bana göre bir ön hazırlık. Şanlıurfa İl Emniyet Müdürü Veysal Tipioğlu’nun geçen 15 Kasım’da yaptığı basın toplantısında terör, uyuşturucu ve asayiş konularındaki mücadelelerinden sonra sıranın rüşvetçilere ve haksız kazanç elde edenlere geldiğini açıklamasından da bunu anlamak mümkün.

Ama beni bu düşüncemde asıl emin kılan konuşma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan geldi. Vurgun yapanlara karşı yapılacak her “temiz” hamlenin AK Parti’ye artı olarak çok şey katacağını bilen Cumhurbaşkanı, 2 gün önce bu konuda büyük bir beğeni toplayan konuşma yaptı. “Şahsımın adı kullanarak kurallar dışında bir iş yapılmasına rıza gösteremem. Hiçbir bakanlıkta kurumda şahsımın adı kullanarak herhangi bir sürecin tıkanmasına rıza gösteremem. Bu benim en yakınımda olsa bizzat ben bakanımı aramıyorsam babamın oğlu olsa kapıdan geri koysun. Eğer benden bir telefon almıyorsanız, teyit etmiyorsam bu insanları hemen gönderin. Ne demek adımı kullanmak. Onlar kolaycılıktır. Bunu yapanlar sahtekardır.”şeklindeki ifadeleri yeni bir mücadelenin habercisi niteliğinde. Özellikle partinin içerisinde bir temizlik hareketinin habercisi…

Çok üst düzey insanlara dokunulacağına dair umudum yok ama usulsüzlük ve yolsuzlukta pervasızlaşmış bazı sembol isimlere bu işin dokunacağını düşünüyorum.

3 kuruş evinin nafakasını kazanmak için hayatını tehlikeye atanların, hatta canını tehlikeye atacak bir işinin olmasını istediği halde iş bulamayan ve akşama çoluk çocuğun karşısına ekmek dahi alamadan giden insanların ülkesinde “ilahi adalet” tecelli edecek ama hep birlikte bakalım kimin eliyle…