ASRIN BÜYÜK FELAKETLERİ: “FAİZ VE KUMAR”

10 / 07 / 2017

 “Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, ALLAH ve Resulü tarafından (faizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, sermayeniz (anaparanız) sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz. (Bakara/279)

  İnsanlık tarihi boyunca, toplumsal felaketlerin vuku bulmasının başında; insanların bir birlerine merhamet etmeden fahiş alış verişlerle çökertmeleri ve fuhşu yayma,kumar gibi kötü alışkanlık amelleri gelmektedir!... Bir toplum, bir memleket, bir devlet; fakr-u zaruretlerle belki de çok zor durumlara düşer bu doğru; lakinbu sıkıntılar, genel manada yıkılma sebepleri olmaz. Fakat faiz, karaborsa gibi hileli alış verişler ve hayâsızlıkve kumarın doğurduğu kötü neticelerden yıkılan toplum ve memleketlerin çok olduğu bilinmektedir…

  Yaşadığımız yirmi birinci yüz yılın, belki de en büyük felaketlerinin başında; faiz ve kumarbelası gelmektedir. Beşeri sistemlerin, resmileştirdikleri Faiz yuvaları ve kumarhanelerden; elde ettikleri büyük meblağlardaki vergi paraları, bütçe ve kasalara intikal etmekte ve bu kanaldan; vatandaşların her kesimine, faiz ve kumar virüsü bulaşmaktadır... Bu iki büyük felaketin önünü açan her kim olursa olsun; gerek fert, gerek devlet olsun fark etmez; başı dertlerden ve belalardan kurtulmaz, kurtulmayacaktır…

  Yüce Rabbimiz ebedi hayat kitabımız olan Kur’an’da: “Faiz (riba) yiyenler, ancak kendilerini şeytan çarpmış deliler gibi (kabirlerinden) kalkarlar. Böyle olması, onların alışverişte faiz gibidir (ikisi arasında fark yoktur) demelerindendir. Hâlbuki ALLAH alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Kim Rabbinden kendine bir öğüt gelip de (faizden) vaz geçerse, geçmiş (faizleri ona ait olup geri almaz) işi (ile ilgili hüküm) de ALLAH’A aittir… Kim de tekrar dönerse onlar ateşin ehlidir, onlar orada ebedi kalacaklardır.” (Bakara/ 275); Faiz ve faizciler güruhu hakkındaki hükmünü açık ve net olarak beyan etmiştir. Bundan sonrası ise, kulun bileceği iştir. Ya Tevbe ile kazanılacak iyi bir netice; ya da inadındaısrarcı olarak, şeytana ayak uydurmakla duçar olacağı kötü ve kabih bir akıbet!...

  Peki, ya Kumar? Çoluk çocuğunun ekmeğini, rızkını; kumarhane köşelerinde, serkeş ve ayyaş takımına kaptırmakla; aile yuvalarını birer zindana, hayatlarını da kâbusa çeviren gafillere ne demeli? Kumar deyip geçmeyelim! Kumar belası yüzünden, ne yuvaların yıkıldığı, ne hayatların karardığını bilmekteyiz. Bu gün memleketin hemen her köşesinde, sıra sıra dizilen kumarhaneler; toplumun istikametsiz ve bilmezlerin önünde kurulmuş birer tuzak, birer ölüm çukurundan ne farkı var ki?

  Yüce Rabbimiz (c.c) “Maide suresinin 90 ve 91’nci ayetlerinde: “Ey iman edenler; İçki, Kumar, Putlar ve fal okları (bir nevi şans oyunları ve müsabakaları) şeytan işi birer murdardır. Bunlardan sakınınız ki kurtulasınız. Şeytan içkide ve kumarda ancak aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi zikrullahtan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vaz geçtiniz değil mi? Buyurmakla; dört büyük felaketin ve kötülüğün tehlikesini haber vermektedir… Özellikle ayette geçen, “MEYSİR” kelimesi tavla, satranç, zar, ceviz, yumurta ve her şekliyle kumarın bütün çeşitlerini kapsamaktadır.” (İmam Zehebi Kitab-ü kebair) Evet, Şeytan, içki ve kumar felaketini kime aşılarsa; işte zaman kulun Rabbiyle olan irtibatı kesilir ve kul yoldan çıkıp, şeytanın birer zebunu oluverir!...

  Özelde Yaşadığımız Şehir Urfa da, genelde diğer şehirlerde; tavla ve bir kısım kumar çeşidini, mubah görüp ve bunlarla vakit (!) geçirdiklerini, şartlı oynamadıklarına dair; asılsız ve delilsiz bahaneler ileri sürmeleri; koyu bir cehalet olduğu gibi, İslam’ın hükümlerini alaya almaktan başka bir şey değildir. Buna zemin hazırlayıp buna göz yuman, bu gibi oyunların pek günah (!) olmadığını ileri süren ne kadar madrabaz, ukala varsa, birde İslam’ın değişmez hükümlerini; kasıtlı ve maksatlı olarak, şeytani yorumlarıyla yorumlayan her kim ve ne kadar karaltı ve İslam düşmanı varsa; hepsinin toptan canları !….nneme!... Gönül koymayın ama, bu gibi hatalarda ısrarcı olan; buna cevaz veren, bunları meşrulaştırma çabası güden, binlerce Bel’am ve tilmizlerinin olduğunu bilmekteyiz. Rabbim onlara zeval versin, onları muvaffak etmesin ve onları burunlarından yerlerden süründürsün… Kim veya kimler olduklarını, eminim ki, çok iyi bilmektesiniz gönül dostlarım. Bunlardan, ülkemizde sayıları bir hayli kabarık olup ve göbekleriyle dışa bağımlı; bir sürü din istismarcısı bulunmaktadır… Rabbimiz! Tüm Müslümanları, asrın felaketlerinden olan Faiz ve Kumar belasından uzak tut ve bu kötü işe bulaşanlara da hidayet nasip eyle! Bizi; bizden görünüp de, bizim altımızı oymayan çalışan; İslam düşmanlarının şerlerinden muhafaza eyle! Bizi; din istismarcılarının tuzaklarına karşı uyandır ve onların kirli oyun ve hesaplarını başlarına çevir! Âmin… Selam ve Dua ile.