AVRUPA ÜLKELERİNDEN FİTNE RÜZGÂRLARI

27 / 04 / 2017

Yüce Rabbimizin; Yahudi ve Hıristiyanları, dostlar edinmeyin buyruğu; bizi, kâfirlerin dessaslığı ve şeytani tutumları hakkında yeterince bilgilendirmektedir. Rabbani düsturları, kale almadığı günden beridir; İslam coğrafyası kan gölü hali olmaktan bir türlü kurtulmuş değildir!...

  Avrupa konseyi Parlamenterler Meclisi; şu sıralar, kendi kendine gelin güvey türünden kararlar vermesi; geçmişte, yapılan bazı hataların ve verilen tavizlerden cesaret alarak bu cüreti gösteriyorlar!. Tam bir asırdan bu güne gelinceye dek, Avrupa ülkeleri; durmadan yorulmadan, İslam coğrafyasını hep karıştırmayave fitne rüzgârlarını estirmek için var gücünü kullanmıştır, kullanmaktadır… Terörü besler ve barındırır, ajanları vasıtasıyla ülkeleri karıştırır, kurt gibi sürüleri dağıtır, beri taraftan sahibiyle de timsah gözyaşları döker Avrupa!

  Avrupa ülkeleri, hiçbir zaman Müslümanlara karşı samimi olamadılar; şeytani işlerine alet olan her kim varsa alkışladılar, kendi menfaat ve düşüncelerine ters düşenleri, ya terörist, ya da potansiyel suçlu ilan ettiler. El-an, şayet Müslüman ülkeler, Irak, Tunus, Libya ve Suriye örneğinden ders almazlar ve ellerindeki nimetlerin kıymetini bilme noktasında nankörlük ederlerse; bunun faturasını herkes,hepimiz çok pahalıya ödeyebiliriz, ALLAH muhafaza!

  Avrupa ülkeleri, kendilerinden olmayan her hangi bir ülkenin kendi iç işlerine karıştığını gördükleri zaman yellenmiş merkebe dönerler adeta! Öyleyse, ne diye kendi parlamentolarında; İslam ülkeleri hakkında, olur olmaz kararlar alır ve adeta aba altından sopa gösterme cüretinden bulunur? Aklımızı başımıza almaz, birbirimizle uğraşmayadevam eder ve bölünürsek; (ALLAH korusun,)kuvvetimizi kaybeder,yolgeçen hanı oluruz!

  Demokrasi yalanlarıyla Irak’ı darmadağın etmediler mi? Halkları Diktatörlerden kurtaracağız diye, it sürüleri gibi; Tunus’un, Libya’nın ve Suriye’nin dağılmasını gerçekleştirmediler mi? Hepsini yaptılar gözlerimizin önünde! Batı Emperyalizminin yaptığını tüm dünya gördü ve anladı da; fakat içimizde basiretleri bağlanmış olan bir kısım batı ve Modernizm hayranları ne yazık ki hala anlayamadılar!?

  Bilmiyorlar ki, modern dünyada yapılan savaşların acımasızlığı; yaş kuru demeden hepsini silip süpürür! Suriye’de dört milyona yakın insan katledildi ki, bunların çoğunu yaşlı, kadın ve çocuklar teşkil etmektedir. Mısır’da on binlerce Ulema ve Akademisyen zindan köşelerinde inlemekte ve bizimkiler (!) hala durmadan batının çirkefliğini anlamadan mersiyeler dizmekteler! Yazık, çok yazık!

  Şimdi Almanya’nın, Fransa’nın, Hollanda ve benzeri ülkelerin; Ülkemizi karıştırmak için, içimizdeki ajanlarını devreye koymuş, palyaço gibi oynatmalarının tek nedeni, bizi de Suriye gibi dağıtmak ve yok etmek!. Tek kelimeyle, savaşla harap ettirdiği diğer İslam ülkeleri gibi bizi de dağıtmaktır gayeleri… Şayet biz birlik olur, onlara ve taşeronlarına prim vermezsek; o zaman hayal ettikleri şeytani desiseleri kursaklarında kalacaktır!...

  Şimdi Avrupa ülkelerinden, İslam coğrafyasına sevke memur edilen fitne bezirgânlarının oyunlarına gelmeden; birliğimize, ülkemize ve birbirimize sahip çıkmanın zamanıdır. Hele birbirimizle uğraşarak zaman kaybetmenin ve düşmanlarımıza fırsat vermenin zamanı hiç değildir. Avrupa ülkelerinin, kendi coğrafyalarında olan, Bosna Hersek Müslümanlarına yaptıklarını hele hiçbir zaman unutmamalıyız. Daha bundan bir ay önceydi, Hollanda’nın emniyet güçleri, Kadın bakanımızı ülkelerine sokmadıkları gibi onlara tepki gösterenlerin üzerine de, atlarını ve itlerini saldıklarını ne çabuk unuttuk? Ya kardeşim elin gâvuru bu, “Atalarımız boşu boşuna: İtten post gâvurdan dost olmaz” dememişlerdir, akıllanalım biraz!

  Her şeye ve bazı eksikliklere rağmen; bir arada yaşadığımız vatanımıza hep birlikte sahip çıkmazsak; iş işten geçtikten sonra, nedametlerin fayda vermeyeceğini bilelim. Bakınız Avrupa ülkelerinde seçimler yapılıyor, bazısiyasetçilerin % 23, kimisininde bilmem % kaç oy aldıklarına, bizden hiçbir siyasetçinin onların seçim sonuçlarına itiraz ve müdahale ettikleri görülmüş müdür? Yok, öyleyse Avrupalıların derdi nedir ki, bu kadar bizimle uğraşmakta; işte aslı üzerinde düşünmemiz gereken önemli mesele de budur??!

 Selam ve dua ile.