Besmelesiz Her İş Beter'dir

18 / 02 / 2017

Hayat rehberimiz Kur’an’ı Kerim; ALLAH’IN adıyla başlamakta, insan ile bitmektedir. Bu, önümüze Ulûhiyet ve Ubudiyet; yani, ALLAH kul ilişkisini çıkarmaktadır ki, ALLAH’IN muhatap kıldığı tek varlığın insan olduğu gerçeğini bize bildirmek içindir… BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM…… ile başlayan yüce Kitabımız….. Minel cinneti ven-nas ile noktalanmaktadır….

Onun için ilkin şu ayet-i kerimeyi dinleyelim: “Üzerinde ALLAH’IN adı anılmayan hayvanların etinden yemeyin. Çünkü bunu yapmak ALLAH’IN yolundan çıkmaktır.” (En’am/121) Besmele; her hayırlı ve mübarek işin başıdır. Demek ki, Besmele ile başlanmayan hiçbir işten hayır gelmez, o iş başarıya ulaşmaz, kısa bir süre zirve yaptı diye görünse de; ufak bir dikenle, havası sönen balon misali hemen sönüvermeye mahkumdur!..

Evet, besmele; MÜ ‘minin hayatının her yönünü ilgilendiren ve bereketlendiren Rabbani ve Rahmani bir anahtardır. Besmele olmadan, Müslüman için; her hangi bir işin, fiilin, eylem ve söylemin ne değeri olur ne de tesiri… Onun için, Hayat rehberimiz Kur’an; besmele ile başlar ve bize de hayrın, faziletin, bereketin ve din disiplininin şifresini öğretir. Öyleyse,  besmele ’ye; önünde hiçbir engelin duramayacağı ve hiçbir Kuvvet’in güç yetiremeyeceği manevi bir silahtır diye inanmalı ve yaşantımıza Besmele ile mana ve değer katmalıyız.

Besmele ile başlanmayan her iş ve her hareket, kesiktir, Ebter’dir ve menzili olmayan meçhul  duraktır!.. Adem babamız besmeleyle yaratıldı, Nuh (a.s) besmele ile yürüttü gemiyi; Yusuf Peygamber besmele ile Züleyha’nın fitnesinden kurtuldu, Musa (a.s) besmele ile Firavun ’un sihirbazlarının tüm oyunlarını alt üst etti, İsa (a.s) besmeleyle babasız yaratıldı ve besmeleyle göğe kaldırıldı..Yani, yüz yirmi dört bin Mürselat-ı Kiram; Besmele ile davetlerine başladı, (ALLAH’IN adıyla) ve Besmele ile insanları uyarmaya çalıştılar… Peygamberimiz (s.a.v)’in: “Her hayırlı işe Besmele ile başlayınız” ve ALLAH’IN adı anılmadan başlanan işten hayır gelmez.” Buyruğu, bize; hayata dair yaşamanın şifresini öğretmektedir. Çünkü, Besmele; hem dünya hem de Ahiret hayatına hükmeden ve insanlara inançlarına göre muamele eden, ALLAH’IN sıfatlarıdır.Onun için, Rahman-ü dünya ve Rahimü fil-Ahiret denilmiştir. Dünyadaki her canlının rızkını, iyi kötü ayırımı yapmadan veren Rahman; Ahirete ise, inkarcılara ceza, Mü’minlere ise sonsuz mükafat veren Rahimdir o!..

Bu ilahi şifreye muttali olan ve O’nu hayatına kılavuz edenler; hem bu dünyada, hem öbür dünyada Mesud ve bahtiyarlardan olacaklardır. Günümüz dünyasında yaşayan Müslümanların, dünyadaki iktidarını kuramadıkları ve başkaları tarafından güdülmelerinin biricik sebebi; Besmele-i Şerif’in mana ve ruhundan ırak yaşamalarından dolayıdır. Politik kavgalardan, Siyasi çekişmelerden, polemiklerden, seçim meydanlarında birbirlerinin gıybetini yapmaktan; Besmeleye zaman bulamayan! Zamane yöneticilerinin; korkudan, terörden, kaostan ve huzursuzluktan başlarını kurtaramıyorlarsa, bunun tek bir nedeni vardır: “yaptıkları işlerinin Besmeleye uygun olmadığındandır.”

İşlerine ve günlük yaşantılarına, Besmele ile başlamadıklarından dolayı, döğüş horozları gibi birbirlerini yaralayıp, öküz gibi birbirlerine toslayanların isimlerinin Ahmed Mehmed olması; onları Besmele’nin yoluna salik kılmaz, bilakis uzaklaştırır. “İmam Şafii’ye göre Besmele, Kur’an’dan bir ayet olduğu halde; önemine binaen, Kur’an’da geçen yüz on dört Besmele-i Şerif’in de ayet olduğunu açıklar. Onun için, Efendimiz ’in (s.a.v): “BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM” ile başlanmayan her iş güdüktür.” (hayrı kesiktir)” Yani, Ebter’dir!.. Besmele şuuru/ M. Çelik

Şimdi dönelim günümüze. Memleketi idare edenlerden tutun da, en ücra kırsaldaki bir çobanın yaşantısını baktığımızda; gerçek manada, Besmele’nin olmadığını görürüz. Mesela: “Sokakta arabanızla seyir ederken, sokaktaki çocuk arabanıza taş atıyorsa, Hasan amca Mehmet bey oğlunu evlendirirken davul zurna ve orkestra eşliğinde, kadın erkek karışımıyla insanlara dans ettiriyorsa; tüccar olanlar ticaretlerine haram helal hududuna riayet etmeden her önlerine geleni karıştırıyorlarsa, hülasa toplumun çatlakları dikiş tutmuyorsa; bunu tek nedeni, BESMELE’ den mahrum olduklarındandır. Üstad SAİD Nursi’nin (r.alh)Besmele her hayrın başıdır, biz dahi onunla başlarız derken, “hayırlı işlerin ancak Besmele ile olacağına işaret etmektedir!... Zaten haramlara Besmele ile başlanamaz, kim bunu yaparsa kıyamet şiddetinden bir tehlikeyle gibi küfre sapar…

Bu gün yeryüzü Müslümanları için tek bir kurtuluş çaresi vardır: “Nuh (a.s)’ın, yüzmesinde ve durmasında “BİMİLLAH” diyerek gemiye binin, dedi. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir. Mealindeki Hud suresinin kırk birinci ayeti mucibince; nevi beşerin fıtrat idrakine damlayan ve onu ulvi mertebelerle donatan Besmele ’yi, her tehlikeye karşı koruyan ve delinmeyen bir zırh gibi daima ruhunun üstünde taşımalarına bağlıdır… Yani işin hulasası; BESMELE şuuru üzerine bina olunan toplumlarmesut ve mesrur; BESMELE şuurundan bi-haber toplumlar ise daima kargaşalarla debelenirler. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM ebeden, virdi zebanımız olsun. Selam ve dua ile.