BİZİ ŞAHİDLERDEN YAZ ALLAHIM

03 / 07 / 2017

“Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamberin ’e tabi olduk, uyduk. Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) şahidlerden yaz.” (Al-i İmran/ 53)

Sana inandık ALLAH’IM! sana güvendik, senin gönderdiğin tüm Mürselat-ı Kiram’a ve onlarla birlikte indirdiğin her bir şeye amenna dedik ALLAH’IM bizi şahidlerden yaz! La dedik, inkârına imza attık; tüm beşer kaynaklı ideolojilerin, izmlerin, kurultay ve çağdaş Darü-n Nedvelerin… LA dedik! Senin hükümlerinle, emirlerinle, Peygamberlerinin getirdikleriyle çelişen ve çatışan her ne varsa; hepsini birden ret ettik, inkâr ettik ALLAHIM!

Gönderdiğin yüce Dinine, Kur’an’ına, Resul ve Nebilerine, insanlığın kurtuluşu için gönderdiğin hayat nizamına ve düzenine; cephe alan, savaş açan, bunlar üzerinde tahribatlar yapmaya çalışan, ne kadar şirk ve zulüm düzenleri, şebekeleri varsa; hepsini birden inkâr ettik, etmekteyiz, ALLAH’IM!

Bizi Şahidlerden yaz ALLAH’IM! Ahdî Misaktaki sözümüze sadık kalabilmemiz için, bize sadakat ve basiret ver ALLAH’IM! Evet, Bela dedik, senin bizim Rabbimiz olduğunu kabul ettik ve asla şüpheye düşmedik, bizi Şahidlerden yaz ALLAH’IM! Gönderdiğin İslam nizamının tüm düsturlarına vakıf olmayı, onları yaşamayı; batılın tüm kirli çehrelerini de tanıyıp onlardan içtinap etmeyi nasip eyle ALLAH’IM!

İLLA dedik ALLAHIM! Senin tek bir İlah olduğuna, cümle âlemlerin Rezzak’ı olduğuna, ölümün ve hayatın tek sahibi olduğuna; renklerimizin, dillerimizin, kabile ve şubelerimizin, ayetlerinden veinsanlariçin birer tanışma vesilesi olduğuna İman ettik, bizi şahidlerden yaz ALLAH’IM! Yirmi birinci asrın, bulanık bağrından çıkmış olan beşer[NS1]  kaynaklı binlerce ideolojinin; insanları küfre ve şehvete çağırdıkları bu karanlık dönemde; tüm menfi oluşumlardan, meşrepve mezhepçilikten, kavmiyetçilikten, ırkçılıktan ve particilikten firar ettik; sana sığındık, sana inandık, sana güvendik, senden başka İlah tanımıyoruz, bizi şahidlerden yaz ALLAH’IM!

Ümmet-i Muhammed (s.a.v)’in birbirlerine silah çekip ve birbirlerini; düşmanlarının namı hesabına, dünyalık ihtirasları adına, koltuk ve makamlar elde etme uğruna, beşeri ideolojiler uğruna, Demokrasi ve özgürlük saçmalıkları sevdasına, katlettikleri şu hukuksuz savaşlardan; ders almamızı, kendimize gelmemizi ve İslam nizamının evrensel hükümleri etrafında birleşmemizi nasip eyle ALLAH’IM!

 Modern Seküler düşüncenin insanlığa, hayat diye dayatılmaya çalışıldığı, yirmi birinci asrın insanları olarak; çetrefilli bir süreçten geçmekteyiz. Müslümanlar olarak öncelikle kendimizi, ailemizi, neslimizi ve gücümüzün yettiği kadar da sevdiklerimizi; asrın bu felaketlerine karşı korumalı, uyarmalı ve sahip çıkmalıyız. Hakkın batıl, batılın da hak olarak sunulmaya çalışıldığı; yalancıların sadık, sadıkların hain, gerici vs. gibi lanse edildiği günümüzde; her türlü tefrikadan, haramların istimal edildiği ve normal karşılandığı ortamlardan uzak durmalı ve İnandığımız değerlerden taviz vermemeye gayret etmeliyiz.

Evet, dün olduğu gibi bu gün de, yarında; Hak ile batıl, sıdk ile doğruluk, yalan ile gerçeğin, birbirleriyle sürekli savaş halinde olacaklarından bizim hiç şüphemiz yoktur. Ama önemli olan, Müslümanlar olarak bizim, hangi tarafta yer aldığımızdır. Yaşadığımız toplumda, insanlardan birçoğunun; inandıklarını iddia etmekle birlikte, direk ve dolaylı olarak küfrü desteklemeleri,ve İslam düşmanlarının kirli oyunlarına alet olduklarına şahit olmaktayız. Bu ne yaman bir çelişki ki, bir insanın söylemiyle Müslümanların yanında ama eylemiyle kafirlerden yana tercih yaptığı garabet?!...

Hiziplerin çoğalıp ve her hizbin insanları kendi yoluna çağırdığı şu karmaşık zaman diliminde; bizim inancımızın, referansımızın ve rotamızın: “Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber’e uyduk. Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) Şahidlerden yaz.” Ayeti kerimesi olmalıdır… Vesselam.