Geçmişten Ders Çıkaramayanlar Geleceği İnşa Edemezler

30 / 03 / 2017

  Hz. Ali (k.v) Efendimize: “Sizden öncekilerin (İlk üç Halifeyi kastederek) dönemlerinde, bu kadar ihtilaf ve kargaşalar olmadı; neden senin döneminde bu kadar ihtilaflar ve karışıklıklar baş gösterdi, diye sorduklarında? İlim şehrinin kapısı olan Hz. Ali (k.v)’nin vermiş olduğu cevap enteresandır: “Benden önceki arkadaşlarımın döneminde yaşayanlar, benim gibi olan insanlardı. Oysa benim dönemimde yaşayanlar ise sizin gibi insanlar olduğu için, ittifak sağlanamıyor!...

  Sıkıntı yaşamamış olanlar, sıkıntının ne olduğunu bilemez; tok olanın, aç olanın halinden anlamadığı gibi! Şimdi yeni nesil gençliğinin ekseriyetine bakıldığında, karamsar olmamakla birlikte; pek iç açıcı bir durumları görünmemektedir. Belki bunun birçok sebebi de vardır. Mesela toplumun fetret dönemlerini fırsat bilen her dönemin despotları, menfi eğitim müfredatı olmak üzere,batıcılık ve modern yaşam tarzlarına varıncaya kadar; başta gençlik olmak üzere, insanlaraenjekte etmeyi başardıklarından dolayı olsa gerek; bu gün onun hasılatını almaktadırlar!

  Bakıldığında, müstehcenlik, açık saçıklık, kuralsızlık almış başını son hız yürümekte! Ve tarihi boyunca; din disiplininden yoksun olanların duçar olduğu elim akıbet; ALLAH ve Resulü ’nün emirlerine kulak asmadan yaşamaya çalışanların başına da er veya geç geleceği muhakkaktır. Kuraklık ve pahalılığın olduğu memleketlerde; insanlar arasında, acımasızlık, hileli alış verişler, karaborsa ve stokçuluk gibi İslam’ın yasakladığı ameller baş gösterince, felaketlerin ardı arkası kesilmez. Depremler, sel felaketleri, toplu ölüm vakaları, savaşlar ve benzeri gibi durumlar; hepsi, insanların yaptıkları günahlarının karşılığı olarak zuhur etmekte, ve olacağı da haberi Sadık’a ile bildirilmiştir…

  Şimdi düşünmek gerek, Müslüman olduğunu söylediğihalde, kişinin, Namazı kılmaması kadar nasipsiz bir durum var mıdır? Veya Müslüman olduğunu söylemesine rağmen; Yahudileri, Hıristiyanları ve Ermenileri, İstikamet sahibi olan Müslümanlara tercih edip, onların ağızlarıyla konuşup onlar gibi düşünenleri nasıl tarif etmek gerek? Çünkü söz konusu kişi ve kimseler, geçmişi sağlam bir kaynaktan okumadıkları için; sadece mevcut hale göre, olay ve hadiselere bakmaktadırlar ki, işte bu tam bir felakettir!

  Bir toplumun geleceği, gençliğiyse, peki, gençliğine bahar dönemlerinde sağlam aşı yaptırmayanların; gençlikten geleceğe dair, toplumu inşa etmelerini beklemeye hakları var mıdır? Asla ve kata yoktur… Ne ekersen, onubiçersin; atasözü, bir nevi inşa faaliyetlerini üstlenmiş olanları anlatmaktadır… Hani İslam tarihinde, bizi derinden üzen birkaç hadise olmuştur. Siffin, Cemel ve Kerbela vakası gibi!... İmdi, Hz. Ali’nin yolunda olmadan, Hz. Hüseyin’in kıyam nedenini öğrenmeden, şehadetin neden ve kim için kuşandığı şuuruna varmadan; insanlara rehberlik edilebilir mi? İnsanları bir araya getirip, ıslah hareketleri başlatılabilir mi? Unutmayalım ki, istikamet olmadan hürriyet asla!

  Peki, günümüzde sözüm ona, bazı çevre ve grupların; Hz. Ali’nin Camide Şehid edilmesini bahane edip, Namaz gibi dinin aslı ve direği olan bir ibadetten sarfı nazar etmeleri, kendi kendilerini kandırmaktan başka neyi ifade eder sizce, dinde var mı bunun yeri ALLAH aşkına? Şayet İnsanlar her şeyin bir maksadının olduğu öğrenmeden hareket ederlerse, işte o zaman felaketler zinciri baş gösterir! Terör, anarşi ve diğer menfi olaylar gibi. Mesela, kadim bir Medeniyet ’in varisleri olarak Müslümanların bu gün; günümüz dünyasında neden her yerde sözleri geçerli değildir düşünen var mı? İhtilaf ve ittifaksızlıktır, bizi bu hale getiren!?

  Özellikle Ülkemiz üzerinde, yeni bir Haçlı ittifakıyla şeytani oyunlar ve senaryolar tezgâhlayan vahşi batıyı ve onların güdümünde hareket eden içimizdeki maçoları tanımanın zamanı hala gelmedi mi acaba?? Dışımızdaki dünyanın birçok yerindeki insanlar, batılıların gerçek niyetlerini öğrendiler de; fakat ne yazık ki içimizdeki sığırlar hala anlamış değiller! Hani sığırlar derken, sığır masum bir hayvandır, hakaret etme babında söylemiyorum; akli melekelerini yitirmiş olanları ona izafe etmek sadedinde söylemektir niyetim!

  İşin aslı ne biliyor musunuz? Küfür tek millettir ve söz konusu olan bu Millet; gün el birliği ederek Müslümanları hedef göstermişlerdir. Fakat birçok Müslüman hala bu gerçeğin farkında bile değil! Geçenlerde Vatikan da, Avrupa ülkelerinin liderlerinin Papa’nın huzurunda içtima yapmalarının sizce nasıl bir açıklaması olabilir? Yıllardır Türkiye’yi Avrupa birliği ninnileriyle avutup bu günlere getirinceye kadar; almadığı taviz, koparmadığı parça bıraktı mı?.. Fakat, artık takke düştü kel göründü de; onların gerçek niyetleri beli oldu… Şu sıralar bakın kimlerle sarmaş dolaş aşk yaşıyorlar? Geçmişimizi okumadan, ecdadımızın vermiş oldukları mücadelenin asıl gayesini öğrenmeden; ne İçimizdeki Hans ve Conilerden, ne ayaklarımızdaki prangalardan kurtulabilir, ne de geleceğimizi inşa edebiliriz! Açık ve netti budur, sebepleri başka yerde aramak, beyhude uğraş ve zaman israfından başka bir şey değildir. Vesselam.