GEREKSİZ MUHALEFET BEYHUDE UĞRAŞTIR

17 / 08 / 2017

  Saadet Asrından sonra, İslam ümmeti arasında başlayan sürtüşmelerle; çok büyük problemler yaşandı, çok büyük hadiseler baş gösterdi. Özellikle Melik-i Adud yani ısırıcı Melikler dönemi, Ümmet için çok çetin ve karanlık bir dönem olarak tarih sayfalarına geçti!. Daha önce, tek hedefe, tek düşmana ve tek rakibe karşı; omuz omuza mücadele veren Ümmet’in evlatları, tefrikanın ve gereksiz ihtilafların hayatlarında vuku bulmasıyla birlikte; asıl olan düşmanlarını bırakıp başladılar birbirleriyle uğraşmaya! Tıpkı bu gün, Müslümanların gerçek düşmanlarını bırakıp, birbirleriyle uğraştıkları gibi…

  Ümmet arasında, rahmete ve ittifaka dayanmayan, ümmet ’in salah ve menfaatine yönelik olmayan her türlü ihtilaf; tefrika, gerginlik, huzursuzluk ve ayrılık meydana getirir ki, bu beyhude bir uğraştır… Bu gün, Emperyalist güçlerin ve onların güdümündeki diğer kefere devletlerin yek koldan İslam’a ve Müslümanlara saldırmaları, kendi içlerinde yaşayan Müslümanların mabedlerini kundaklayıp ateşe vermeleri, onları takibe almaları, dahası; İslam’a karşı ilgisi bulunan herkesi, İslam’dan nefret ettirmek için, İslamafobi gibi şayialar yaymalarının temelinde; İslam coğrafyasındaki Müslümanların ittifakı bırakıp, beyhude uğraşlarla birbirlerini bitirme muhalefetleri yatmaktadır.

   Almanya’sından Amerika’sına, İngiltere’sinden Fransa’sına kadar, hepsinin, el birliğiyle dünyadaki tüm terör şebekeleriyle iş birliği yapıp ve Müslümanları hedef aldıklarına bakıldığında; ümmet’ in, gereksiz ihtilaflarla, beyhude uğraşlarla ne durumlara düşmüş olduğu kendiliğinden anlaşılmış olacaktır herhalde!. Hani her vesileyle, kendilerini medeniyetin (!) temsilcileri olarak dünyaya lanse edip ve insan haklarına saygılı olduklarını durmadan bağıran ve saçmalayan Avrupa ülkeleri var ya, onların şu günlerde kimlerle iş tutup,kimlere kucak açtıklarına, kimleri barındırdıklarına, kimleri eleştirip, kimleri savunduklarına bakıldığında; İslam coğrafyasının neden bu hale geldiği konusu daha iyi anlaşılacaktır galiba!...

  Bütün mesele, Müslümanları bölmek ve parçalamak, sonra da; dün yaptıkları gibi; parçaladıklarının her birisini de kendilerine bağımlı birer uydu haline getirmek. Dünya Müslümanlarının, artık gereksiz ihtilafları ve beyhude uğraşları bırakıp; kendilerine gelmeleri lazımdır. Dün Çanakkale de Müslümanları yenemeyen Emperyalist haydutlar, bu gün tefrikayla, şeytani ideolojilerle bölmeye çalışmaktadırlar. İçimizdeki hainleri kullanarak, tam bir asırdan beridir bizi birbirimize düşürmediler mi? Ümmet anlayışını dinamitleyip, ırkçılık belasını hortlayanlar yine bunlar değil miydi? Her iyilik adına, dirilmek vaktidir ve çok geç olmadan uyanmak lazım…

  Kürt, Türk, Arap, Laz Çerkez dedirttiler; sonra da kendi taşeronlarıyla iş tutup; Müslümanları gereksiz ihtilaflarla, beyhude uğraşlarla uyuttular. Bu gün gelinen noktaya bakıldığında, Ümmet’in dirilişinden rahatsız olanların; neden Müslümanlarla bu kadar uğraştıkları anlaşılmış olacaktır. ABD başta olmak üzere, tüm Avrupa ülkelerinin istedikleri tek bir şey vardır: “Müslümanlar birbirlerini yesin bitirsinler, biz üretelim onlar tüketsinler felsefesinden başka her hangi bir şey yatmamaktadır.

  ALLAH’TAN! Oldum olası, Kâfirlerin yalandan dostluk türkülerine kanmadım, onları hiçbir zaman sevmedim ve onlar her kimleri methedip durdularsa; mutlaka altında bir bit yeniğinin olduğuna da kanaat getirdim. Onların ağızlarıyla konuşup ve Müslümanları haksız eleştirilere maruz bırakanların; göbekleriyle kimlere bağlı olduklarını da her vesileyle gördük ve görmekteyiz.

  Zaman, gereksiz ihtilaflarla, beyhude uğraşlarla zamanı boşa israf etme zamanı değil; tam aksine birleşmek, ittifak halinde hareket etmek ve geçmişten ders çıkarıp, ebedi menzile emin ve istikrarlı adımlarla yürüme zamanıdır. Düşman oklarının, hangi tarafa doğru birleştiklerine dikkat edip ve ona göre, karar verme zamanıdır. Gereksiz ihtilafların beyhude uğraş olduğunu asla unutmamalıyız!.. Vesselam!