HADDİ AŞAN KURNAZLARIN ACI SONU

22 / 01 / 2018

  İslam dinine göre, ilahi tekliflerin tümüne İman edip ve Salih amel işleyenler; Müslüman ve Mümin olarak tarif edilirler. Zira ALLAH’A, Resul’üne ve göndermiş olduğu emirlere kayıtsız şartsız teslimiyet göstermek İman-ı Billah’ın birinci önceliğidir. Bundan sonra, kula yakışan; Allah’a ve onun Kerim Resul’üne vermiş olduğu söze sadık kalmak, dava ve davet yolunda önüne çıkan her zorluğa sabr-u sebat göstermesidir.

  Muttaki o kimsedir ki, yaptığı her işin, attığı her bir adımın hesabının Ahirette verileceğini,sorulacağını düşünen kimsedir. Artık o, tam bir teslimiyetle, istikametini ve hedefini düşünmekten gayrı; başka hedefleri, fikirleri, ideolojileri ve izmleri düşünmez; kendisine bunlardan herhangi birisini veya hepsini sunanlara vereceği cevap; “LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR-RESULÜLLAH” düsturu olmalıdır. Çünkü Mümin bir kere söz verdi mi, bir daha sözünden dönmeyi ölümle eş değer ve intihar kabul eder. O, haddini aşmaz, maruf olan her şeye itaat eder; İslam dininin her hangi bir ilkesine yapılan saldırıya da karşılık vermekten çekinmez, velev ki ucunda ölüm olduğunu bilse dahi…

  İnsanlık tarihi süreci içerisinde, kavimlere gönderilen tüm peygamberler; önce insanları putları inkâr etmeye ve daha sonra ALLAH’A iman etmeye davet ettikleri malumdur. İlahi mesaja iman ettikten sonra, şek ve şüphelerle yaşamak; nifakın alameti ve kurnazlığın da çirkin bir yüzüdür… Her şeyin bir koruluğu ve sınırı olduğu gibi, yüce İslam dininin de bir koruluğu ve mahremi vardır. Hiç kimse bu mahrem sınırlarını, kendi nefsi ihtiraslarına ve kötü emellerine alet edip; ihlal edemez… Ettikleri takdirde, Cumartesi yasağını ihlal edip, yoldan çıkan İsrailoğulları gibi, çok bir azaba duçar olacaklardır?

  Yüce Rabbimiz Kerim Kitabımız Kur’an’ı Kerim’de: “Onlara deniz kenarındaki o şehir (halkın) dan sor. Hani onlar, Cumartesi gününde haddi aşıyorlardı. Cumartesi günlerinde (tatil yapıp o güne hürmet ettiklerinde) onlara balıkları suyun yüzüne çıkarak geliyorlardı. Cumartesi tatili yapmadıkları gün ise onlara gelmiyorlardı. Yoldan çıkmalarından dolayı onları böyle imtihan ediyorduk.” (A’raf/163)buyurmakla, haddini aşan toplumların başına gelecek acı akıbeti; İsrailoğulları misaliyle verip uyarmaktadır!... Evet, hükmün hususi olması umumi olmasına mani teşkil etmediğini; Kur’an’a vakıf olan her aklıselim sahibi insan bilmektedir!Çünkü bu umumi olan bu hüküm; ilahi emirlere rağmen, haddi aşıpkurnazlık yapan herkesi kapsamaktadır…

  Ayetin nasıl bir mesaj verdiğini biraz açalım: “ALLAHÜ TEÂLA İsrailoğullarına Cumartesi günü avlanmalarını yasaklamış, bu güne tazim etmelerini emretmişti. Dolayısıyla balıklar o gün su yüzüne çıkar serbest yüzerlerdi. Diğer günlerde ise balıklar durumu sezdikleri için su yüzüne çıkmazlardı. Bu durum ALLAH’IN bir imtihanı idi. Fakat İsrailoğulları bu imtihanı kazanamadılar ve Cumartesi yasağına saygısızlık gösterip balıkları o gün avlamaya başladılar. İşte ayette bildirilen haddi aşma kısaca budur.” Ama asıl olan bundan dersler çıkarabilmektir. (Günümüzde Müslümanlar, başka kavimlerin yolundan gitmekle; binlerce yasağı çiğnemiş olmuyorlar mı?)

  Kurnazlığı ve hadsizliği görebiliyor musunuz? Cumartesi kendileri için bir tatil günü olacak, o gün balık avlamak yasaklanacak ama onlar; tatil gününde balıkların su yüzüne çıkmalarını fırsat belleyip onları avlamakla; ilahi yasağı çiğneyip imtihanı kaybedecekler!... Şimdi bu ayetin ışığında, bakıldığında; günümüzde hileli yollarla sahte ve fasit alış verişlerden para kazananların; dinin açık hükümlerini kendi menfaatlerine göre yorumlayan Bel’ amların, yaşam biçimlerini yanlış ve hatalar üzerine bina eden gafillerin; İsrailoğullarının yaptıkları hadsizlik ve kurnazlıkları arasında ne fark vardır?

  Sonra nemi oldu? Aslında Cumartesi yasağı, onlar için bir imtihandı… Yüce Allah onları denedi. Lakin onlar Şeytanın kendilerine yaptığı telkinve vesveselere kanıp; ilahi hükmü es geçtiler… Bir şey olmaz pişkinliğiyle yüce ALLAH’IN kesin olan emrini hesaba katmadılar! Böylece imtihanı kaybetmekle birlikte; “Buna rağmen nehyolundukları şeylerden (vaz geçmeyip) “HADDİ” aştıklarında, biz de onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.” (A’raf/166)İlahifermanla; İsrailoğulları, kurnazlık ve hüküm tanımazlıklarına bedel olarak; acı ve felaketlerledolu bir akıbete mahkûm oldular. Hüküm aynen devam etmektedir, kim ki aynı kurnazlık ve haddi aşmayı şiar edinip; ilahi yasaları çiğnerse ya maymun olurlar ya da yabani! Hani, aynı kavim kırk yıl Sina çölünde dolaşmaya mahkûm olmuşlardı ya!Birbirimize dua edelim!...