HER FESATÇI İNSANLIK YOKSUNUDUR

31 / 07 / 2017

  “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onu (iyice) tahkik edin. (Yoksa) Bilmeyerek (başka) bir kavme sataşır, zarar verir, yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurat/ 6) Bu ayet, her ne kadar; Beni Mustalik kabilesinin zekâtlarını toplamakla görevlendirilen bir sahabenin, yolda rastladığı birinden aldığı asılsız haber üzerine nazil olmuşsa da; Tefsir usulünde, hükmün hususi olması, umumi olmasına mani değildir, hüküm umumidir kaidesince; İslam’ın ön gördüğü hassas haber anlayışını insanlara anlatmak zorundayız…

   Fesatçılar; ayrı mensubiyetleri olan iki topluluğu, veya iki devleti; kolayca bir birbirine düşürebilecek kadar, şeytani desiselerden uzmanlaşmış insanlık yoksunu zavallılardır! Ailelerin arasını bozan, eşleri birbirlerine karşı kışkırtan, birbirlerini ALLAH için sevenlerin arasına nifak sokan; onun bunun sırrını araştırıp üzerine de birkaç yalan ekleyip toplumda ifşa eden herkes, birer fesatçıdır…

  Hz. Ali Efendimizin (r.a) oğlu Hz. Hüseyin (r.a)’e gelen bir şahıs; filan adam sana küfretti, böyle böyle dedi der, sövdü der. Hz. Hüseyin (r.a) hadi seninle adama gidelim deyince, koğucu (fesatçı) Hz. Hüseyin (r.a)’ın adamı cezalandıracağını zanneder. Fakat adama gittikleri zaman Hz. Hüseyin (r.a) şöyle der: “Bak kardeşim benim için bazı sözler sarf ettiğini haber aldım. Söylediklerin gerçek ise ALLAH beni affetsin, yoksa seni bağışlasın.” Evet, fesatçıların bu gibi ara bozuculuklarına binaen, bazı alimler; Fesatçının yaptığı, şeytanın yaptığından daha zararlıdır demişleridir!...

  İslam’a ve İnsanlığa zarar vermeyi meslek edinenlerin dışında; diğer insanların ayıp ve kusurları üzerinde servet toplamaya çalışan her insan, bedbahttır, talihsizdir. Teknolojinin zirve yaptığı günümüzde, insanların birbirleriyle daha kolay iletişime geçmelerini kolaylaştırdığı gibi; çok kirli ve bir o kadar da yalan yanlış bilgi vermede zemin hazırladığını söylemek mümkündür... Bu münasebetle, duyduğumuz ve medyadan okuduğumuz her haberi; olduğu gibi almamalı, tahkik ettikten ve kaynağını araştırıp öğrendikten sonra, tavrımızı ve tepkimizi ortaya koymalıyız.

  Aksi halde, toplumda birçok olumsuz hadiselerin meydana gelmesine sebep olabilir ki; ALLAH korusun, bundan dolayı birçok insan maddi ve manevi yönden zarar görecektir… Dedik ya, her fesatçı insanlık yoksunudur. Evet, aynen de öyledir. Bunun daha iyi anlaşılması için şu ibret verici hikâyeyi hep birlikte okuyalım: “Bir zamanlar, fesatçılıktan başka hiçbir kusuru yok denildiğini gören bir şahıs, kölenin bu kusurunu küçümseyerek alır.

  Bir müddet sonra efendisinin hanımına der ki, benim ağam senin üzerine bir daha evlenmek istiyor. Bundan vaz geçmesini ve seni eskiden olduğu gibi sevmesini istiyorsan; yattığı zaman ustura ile sakalından birkaç tel kesip yanında sakla. Buna inanan kadıncağızın zihni karışıyor ve kölenin söylediğini yapmaya karar veriyor. Ancak köle bu sefer de efendisine gidip hanımının bir başkasıyla seviştiğini, bir dostu bulunduğunu bunun için de bu gece kendisini öldüreceğini, eğer inanmıyorsanız bu gece durumunu gözleyiniz, ustura ile sizi nasıl boğazlamak istediğini görünüz der.

  Bey de köleye inanır ve o akşam gözlerini kapayıp uyumadığı halde uyuduğunu göstererek bekler. Zavallı kadın kocasının uyuduğunu zannederek ustura ile sakalından birkaç tel almak isterken, kölenin söylediklerine tam manasıyla inanan bey usturayı hanımının elinden kapıp hanımını boğazlar. Fesatçı köle bu sefer kadının akrabalarına haber verir. Onlar da gelip adamı öldürürler ve bu fesatçı köle yüzünden iki aile arasında kan davaları ve kavgalar olur.(İmam Zehebi/ Kebair sh:200)

Laf alır, laf gezdirir,
Şeytanın tilmizi, fesatçı.
Yaptığından hep zevk alır,
Şeytanın kuklası, fesatçı!

Rabbim! Cümle Ümmeti Muhammed’i (s.a.v) Fesatçı güruhunun şerrinden muhafaza eyle. Selam ve dua ile. 31 Temmuz 2017.