Her Zorlukla Beraber Bir Kolaylık Vardır

10 / 03 / 2017

“Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.” (el-İNŞİRAH/5,6)

  İslam tarihinin Mekke dönemine baktığımızda, o gün, Hz. Muhammed (s.a.v)’in getirmiş olduğu Tevhid inancına iman eden Müslümanların; çok büyük zorluklara, meşakkatlere, çile ve boykotlara maruz ve mahkûm bırakıldıklarını görmekteyiz. Öyle ki, Mekke’nin azılı müşrik ve münkirleri; tam üç yıl Müslüman olanların evlerini tespit edip ve kapılarını işaretleyerek; ne onlara bir şeyin satılmasına, ne kız alıp verilmesine ne de onlarla yakınlık gösterilmesine müsaade etmemişlerdi!...

  Bu zorlu yıllarda, bir birini takip eden Habeşistan hicretlerinde; Müşrikler Müslümanları takibe almış ve Habeş kralı Necaşi’den onların Mekke’ye iadeleri istenmişlerdi ki; götürüp eziyet ve işkence etsinler… Mülkün yegâne ve tek sahibi olan yüce ALLAH, O gün bir avuç olan Müslümanların sabır ve metanetlerine karşılık olarak; çok kısa bir zaman zarfından (on üç yıl sonra) sonra, onlara kurtuluş yolunu açmış ve onların eliyle; Medine’de, dünyada eşi benzeri görülmemiş, cihan şümul bir devlet ve medeniyet ’in tesisini bahşetmişti…

  Evet, çünkü; “ALLAH vadetmişti: “Her zorlukla beraber bir kolaylığın olacağını”!... O günden bugüne,yani yirmi birinci yüz yıla gelindiğinde; Müslümanların bölündüklerini ve arlarında, düşmanları tarafından örülen tefrika duvarlarının arkasına sığınıp birbirlerini öldürdüklerine şahadet etmekteyiz ne yazık ki! Evet, İslamâleminde bu gün analar kan ağlamakta, mazlum insanların feryatları arşa yükselmekte ve gözyaşları sel olup akmaktadır. Peki, nedeni nedir? İşte nedeni: “Cevabı tam da olumsuz olan amel ve eylemlerimizin içinde saklıdır.” Yani, biz Ümmet olarak, Kur’an’ın hükümlerine sırt çevirdik ve düşmanlarımızın yoluna salık verdik. Ondandır ki, bu gün Ümmet zillet üstüne zillet yaşamaktadır.

  Türemiş olan sayısız illegal örgütlerin kanlı elleriyle düşmanlarımız, bizi birbirimize düşürmekte ve asıl olan gayemizden bizleri saptırmaktadırlar. Mezhep ve meşrep adı altında, Müslümanların birbirlerini öldürmekten daha hangi şey şedid olabilir ki? Çıkış yolu olarak, huzur ve esenliğin tesis olunması; Ümmet olarak, yeniden birlik olmamıza ve uhuvvet cephesinde birleşmemize bağlıdır. Bu gün Ümmet olarak, yaşadığımız bunca ıstırap ve çilelere rağmen; şayet kendimize gelir, nefislerimizi ıslah yoluna gider, asıl olan gayemiz etrafında birleşir ve birbirimizin yükünü hafifletmeye çalışırsak; yüce ALLAH DA katından üzerimize yardım ve rahmetini indirip bizi, düşmanlarımıza karşı muzaffer edecektir. Çünkü kul samimi olduğu sürece, ALLAH’IN ondan yardımını esirgemeyeceğine iman ettik…

  Ümmet olarak, ALLAH’IN helal ve haram hudutlarına riayet edip, asıl olan gayemiz için mücadele verdiğimiz müddetçe; her zorlu olan süreçten sonra, mutlaka bir kolaylığa erişiriz… Bu durum, bu gün Halep başta olmak üzere; İslam âleminin diğer coğrafyalarında zulme maruz kalan tüm dünya Müslümanları için de aynı ve geçerlidir. Yeter ki, kendimize gelip, Emperyalist güçlerin taşeronlarının oyun ve desiselerine gelmeyip uyanık olalım… “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.” (el-İNŞİRAH/5,6) Selam ve dua ile.