İletişim çağında iletişimsizlik

06 / 02 / 2017

Bu nasıl olur demeden önce, hızla artış gösteren insan nüfusunun ve hayata giren teknolojinin; insanları kurbiyete sevk etmesi gerekirken, aksine nasıl da birbirinden uzak hale getirdiğine bir bakmamız lazım. En yakın dost olanların bile, dostlarından birinin başına gelen her hangi bir musibetin; diğerleri tarafından, günler belki de aylar sonra duyulması, bize iletişim çağında yaşayan insanların nasıl da birbirlerinden bihaber yaşadıklarının gerçek bir delilidir!...

  Hastalık olur, başa musibet gelir, ölüm hadisesi vuku bulur; vurdumduymazlık denilen hastalık yüzünden, insanlar arası muhabbet bağı kesilmeye mahkûm hale geliyorsa, bu bize insanlar arası bağların ne derce zayıflandığını ve muhabbetin ne kadar yara aldığını göstermektedir. Biz, “Gelmeyene gidiniz, vermeyene veriniz diye emir buyuran şanlı bir Peygamber’in Ümmetiyiz” Muhabbet karşılık bulunca, adı muhabbet olur. Yoksa suyun üstünde yazılan yazıya benzer ki, bunun pek kayda değer bir kıymeti olmaz zaten.

  Bir ailenin bireylerini düşünün ki, bunlar günlerce, aylarca hata yıllarca; birbirlerini hiç ama hiç aramasınlar, sormasınlar, sonra da yeri gelince de; biz biriz ve beraberiz desinler? Bu ne kadar inandırıcı olur ki?! Yirmi beş yıldan bu yana, hatırlayabildiğim kadarıyla; kendileriyle selam veya muhabbet bağım bulunan hiçbir insanı, imkânlarım el verdiğince,musibet anlarında yalnız bırakmamaya, ihmal etmemeye gayret gösterdim… Bulunduğum yerde veya başka her hangi bir yerde olsun fark etmez; hastalık veya ölüm hadisesinin vuku bulması halinde, kendimi hep sorumlu hissetmiş ve mümkün mertebe, söz konusu acıya en kısa zamanda ortak olmaya azami gayret göstermiş ve bu hali, kendi nefsimin bir sorumluluğu haline getirmişimdir.

  Teknolojiyle birlikte, iletişim araçlarının insanların hayatını kolaylaştırması gerekirken; istisnalarıyla birlikte, tam aksi durumun söz konusu olduğunu çoğu kere duymakta ve şahit olmaktayız. Peki, bunun nedeni nedir? Nedeni: İnsanların çoğunun sanal dünyada, yalnız yaşayan kalabalıklardan bir kalabalığın içinde kaybolmasından kaynaklanmaktadır.

  Tüm bunları şunun için yazdım aslında. Özellikle son beş yıldır aynı “sütunlarda yazı yazdığımız insanlarınbir çoğunu; defalarca aramamıza ve hal hatır sormamıza rağmen, hemen hemen hiç birisinin ne dar günümüzde, ne de zor günümüzde bizi aramamaları; “Çağın ismi iletişim çağı olsa da, insanların ne kadar iletişimsizlik içinde olduklarına dikkatleri çekmek için bu cümleleri yazma ihtiyacı hissettim.

  Yoksa canları sağ olsun, pek önemli de değil zaten. Lakin bir daha anladım ki, modern çağın cenderesi birçok insanı yalnızlığa alıştırmış ve içtimai hayattan uzaklaştırmıştır. Modern zamanların ve İletişim çağının bize armağanlarından birisi de, bizi iletişimsizleştirdiği gerçeğinin altını özellikle kalın çizgilerle çizelim ve “Bir daha: İnsan sevgi hissini israf etmemeli! Kim ne kadar sevilmeye layıksa onu o kadar sevmeli; Şairin mısralarını hatırlatıp, Unvansız ve rütbesiz köşemize çekilelim! Eh ne diyelim, ALLAH bizi, çağın iletişimsizlik belasından uzak tutsun. Selam ve dua ile…