İSLAM COĞRAFYASINDA EMPERYALİST GÜÇLERİN ŞEYTANİ OYUNLARI

29 / 06 / 2017

 “Bir Mü’min hakkında ne ahit tanırlar ne de antlaşma. Çünkü onlar saldırganların ta kendileridir.” (Tevbe/10) Evet, onlar (inkârcılar güruhu) asla ve kata verdikleri sözlerinde sebat edip durmazlar. Çünkü, timsah gibi sinsi, yılan gibi acımasız ve akrep gibi zehirlidirler! Müslümanlar aleyhine, daima sinsi planlar yapar, dünyevi emellerini gerçekleştirmek uğruna; maddi hiçbir şeyden çekinmezler. Onlar haindirler, acımasızdırlar, öyle dillerine doladıkları; insan hakları, Demokrasi türküleri falan, hepsi birer kuyruklu yalandan ibarettir. İcraatlarına bakın ve ona göre, Emperyalist güçlerin samimiyetlerini (!) değerlendirin… 

İkinci Akabe bey ’atında, Evs ile Hazrecli Müslümanların;Resulullah (s.a.v)’ı Medine davet edip, İslam davasına sahiplenmelerini gören Medineli Yahudiler; başka çıkış kapısı bulamayınca teslimiyetlerini, riayet etmedikleri (görünürde) bir anlaşmayla ilan etmişlerdi! Kendi zanlarınca, alttan Mekkelive çevredeki diğer müşrikkabileleriyle kuracakları bir ittifakla; İslam’ı ve Müslümanları yok edeceklerdi… Uhud’da Müslümanları yalnız bıraktılar, Hendek’te yalandan mazeretler uydurup Resulullah’ı ve Müslümanları; gelecek olan düşman tehlikesiyle baş başa bıraktılar, çevredeki diğer müşrik kabilelere casuslarını göndererek, Müslümanlara karşı birleşmek için destek istediler; ama hiç birisinden muvaffak olmadılar!... Çünkü o gün, Müslümanlar tek yürek; ve niçin mücadele ettiklerinin bilincinde idiler!

Sergiledikleri hiçbir oyunları tutmayan Yahudiler, çılgına döndüler ve sinsi planlar yapmaya başladılar… Ama olmadı… Müslümanlar arasına tefrika koymaya çalıştılar, başaramadılar… Yetmedi, Mü’minlerin annelerinden, Hz. Aişe-i Sıddık’a annemize iftira attılar; oda olmadı, çünkü Allah tarafından gelen vahiy,  yalancı ve sahtekâr hilelerini yüzlerine vurup onları rezil-ürüsva eyledi! Son bir oyunlarıkalmıştı onu sahnelemeye çalıştılar… Mekke müşriklerine haber yollayıp, siz dışarıdan, biz de içerden saldıralım ki; Muhammed ve arkadaşlarını bu coğrafyadan silip, süpürüp sürelim dediler; fakat onda da başarılı olamadılar, tasarladıkları akıbete kendileri düşüp sürüldüler!

İşte bu sürülme olayından sonra, yeryüzüne dağılan bu ihanet şebekeleri; bu defa yeni yeni taktiklerle Müslümanlara zarar vermeye başladılar! Kılık değiştirdiler, Müslüman göründüler, medreselerde tahsil görüp; yüksek makamları işgal ettiler; birbirleriyle haberleşmek için, planlı bir ağ kurup, bu ağ sayesinde daima irtibat halinde oldular… Kadınları devreye sokup, inançları zayıf olan gençleri baştan çıkardılar; sonra kurmuş oldukları misyoner ve mason teşkilatlarında yetiştirdikleri elemanlarını; İslam beldelerine saldılar!... Para, kadın, imtiyaz, makam mevki hiçbir şeyi esirgemediler ve bu kokuşmuş olan kanallarından; bolca başarılı da oldular!

Sözün özü şu: Yukarıda verdiğimiz tarihi gerçeklerden yola çıkarak, bu günü analiz edebilirsek şayet; yeryüzündeki müstekbirlerin, Tağut ve azmanların, şeytani oyunlarını daha iyi anlamış oluruz! “ABD’nin göçmen ve Alman asıllı yeni başkanı kâfirTrump ’un, Suudi Arabistan’a yaptığı seyahat,bir tesadüften ibaret değildi tabi… Hemen akabinde çıkan Suudi ve Katar krizi; ABD Emperyalizm ’inin İslam coğrafyasında yeni oyunlar sahneleyeceğinin açık bir göstergesidir! Şayet Müslümanlar, Irak, Tunus, Libya, Mısır ve Suriye örneğinden ders alıp birleşirlerse; Emperyalistlerin ve tüm batı ülkelerinin gördükleri hayallerini suya düşürürler. Yok, eski dağınıklık ve uyuşukluklarına devam edip; İslam düşmanlarının ekmeğine yağ sürmeye devam ederlerse, bu dünya Müslümanları için, yeni felaketlerin kapıda olduğu anlamına gelmektedir.

Tramp’ın kılıç dansına sevinen zavallı Suudi yöneticileri, karşılarındaki timsahları tanımayacak kadar saf kalmış ve zillete gark olmuşlardır. İslam coğrafyasındaki petrolleri talan eden ABD ve Avrupa ülkelerinin; söz konusu İslam ve Müslümanlarsa, küfürlerinde birleşip ittifak halinde hareket edeceklerini,ettiklerini unutmamak gerek!. İçimize saldıkları, Komünist, Kapitalist ve Sosyalistleri bir ur gibi kullanarak; Müslüman çocuklarını, ham hayallerle,özgürlük yalanlarıyla, eşitlik kandırmacalarıyla kandırıp, dinsiz ve imansız yetişmeleri için, var güçleriyle çalışmaktadırlar!...

Böl parçala yönet taktiğiyle, Müslümanlar arasına suni sınırlar çizmekle; Müslümanları birbirlerinden irtibatsız hale getirmediler mi? Daha dün denecek kadar, Osmanlı devletini,savaşla yıkamadıklarına kahrolan Batılı Emperyalist güçler; içerdeki kuklalarının eliyle yıkmasını ve dağılmasınısağlayıpve Lozan gibi büyük bir ayıbı, o günün basiretsiz yöneticilerine kabul ettirip; bu güzelim ülkeyi tam yüz yıl geri götürmediler mi? Yirmidört milyon kilo metre kare olan Osmanlı İslam coğrafyasından geriye, sadece 78 bin kilo metre kare, deveden kulak misali bir yer bırakmadılar mı? Evet, misalleri çoğaltmak mümkün, lakin önemli olan; dünün olmuşlarından ders çıkarıp, bu güne sahip çıkmak ve geleceğimizi güzel bir şekilde inşa etmeyi başarabilmektir ki, bu da Ümmet bilinci sayesinde gerçekleşir ancak...

Böyle düşünüp, aklımızı başımıza almadığımız müddetçe, İslam coğrafyasında Emperyalistlerin şeytani oyunlarının ardı arkası kesilmeyecek ve Müslümanlar; zillet üstüne zillet yaşamaya devam edeceklerdir… Uyanmamız duasıyla! 29 Haziran 2017.