KLAVYE SOFİLİĞİ?

29 / 03 / 2018

  Sofilik; saf, duru, takvave marifet ehli olan müminlerin zirve makamı! Fıkh-ı zahir ile fıkh-ı Batın’ın adap ve usulleriyle amel edip, tezkiye-i nefisten sonra; seyr-u süluk edebilmenin kısaca adıdır Sofilik! Şah-ı Nakşibendi Muhammed Bahaeddin (k.s): “Şeriat-ı garra muhkem bir binadır, ger o binanın bir tuğlası dahi düşerse; müritlerimin bütün virtleri düşer ve Cihad farz-ı ayn olur, diye bir inceliğe işaret etmiştir… Bu kısa girizgâhı; yazının başlığını gören kardeşlerimizin, hemen ön yargıya kapılmadan,yazı başlığından genelleme yapmadığımızı bilsinler istedik! Bilinsin ki; hakiki Sofilik ile Klavye sofiliği denilen suni sofiliğin aynı olmadığı anlaşılmış olsun!...Ve bu yazının tümü okunduktan sonra; Hakiki Sofilikle ilgili hiçbir art niyetin olmadığı zaten anlaşılacaktır…

  Şimdi gelelim asıl konumuza… Günümüzde, akıllı telefon denilen cihazın;birçok insanın akılları üzerinde büyük tahribatlara yol açtığını hiç kimse inkâr edemez. Sosyal medya denilensanal dünyada; herkes istediği yöne at koşturabilmekte, her şey konuşulabilmekte ve en mahrem olan şeyler bile utanılmadan paylaşılabilmektedir… Çok yazık, bir nesil yozlaşmakta, özünden koparılmak istenmekte ve yaratılış gerçeğine yabancılaştırılmaya sürüklenmektedir… Bu da hatırdan çıkarılmaması gereken bir hatırlatma olsun istedik!...

  Şimdi bu Klavye Sofiliği de nereden çıktı diye, mutlaka merak etmişsinizdir. İzah edeyim: “Gazetemizin genel yayın yönetmeni, Sayın Mustafa Arısüt kardeşimizi, birileri Cuma ve kandil mesajlarıyla sürekli bir şekilde, bezdirmiş olmalılar ki; Mustafa dayanamayıp, bunu sosyal medya hesabından paylaşıp; yav mesaj göndermeniz beni dindar yapmaz, istemiyorum,diye dert yanması; böyle bir konuda açıklamanın lüzumlu olduğu kanaati hâsıl oldu…

  Şimdi işin espri yönü bu olsa da, hakikatine dair birkaç kelam etmek gerekir! Klavye Sofiliği demek; akıllı telefon denilen cihazın, hemen her insanda olması hasebiyle, birçok konuda insanın işini kolaylaştırdığı gibi; olumsuz yönde de insanların hayatına etki yaptığı bir gerçek. Muhteremler! Telefonunuzun dokunmatik klavyesinden, aynı mesajı onlarca kişiye göndermenizin uygun olup olmadığını, yararlı mı zararlı mı olacağını, önceiyice düşünün,göndereceğiniz mesajda şayet ihlas ve samimiyet zahir olduğuna kanaat getirdiyseniz; gönderin, yoksa göndermeyin. Şayet gönderdiğiniz mesaj; nabza şerbet, sadra şifa olmayacak, ihlas ve samimiyetten uzaksa; lütfen göndermeyin, sevip saydığınız dost ve kardeşlerinizi bizzat arayıp seslerini duyun ve hayır duasını alın ki; manevi bağınız kopmasın!

  Gönül koymayın amma! Bir İslam Âliminin deyimiyle: “Siz köyün çobanına, doktorun diliyle hitap ederseniz; çobana davanızı anlatamayacağız gibi, onu kazanma şansınızı da kaybedersiniz… Yani, dostlarınızın gönül dünyasına hitap edin ki; dostlarınız da gönüllerinde size yer açabilsinler… Onun için, Klavyenin dokunmatik suratına dokunmadan önce; insanların kalplerine dokunmasanatını öğrenmemizlazım diye düşünüyorum!...Unutmayalım ki, şayet bir yetim, başının okşanmasını özlemiş ve sıcak bir ilgiye hasret kalmışsa; bizim klavye sofiliği yapıp, yüzlerce insana aynı anda, kes kopyala gönder marifetini sergilememizin; inanın ki, ihlastanuzak olduğu gibi hiçbir kıymeti harbiyesi de olmayacaktır… Bilmek gerek ki, bu tür şeyler, insanların yanında kabul görmüyorsa; varın ötesini hesap edin!

  Erenler!Biz âcizane dahi, birçok mesaja cevap vermediğimiz gibi; toplu mesaj gönderme anlayışına da sıcak bakmayanlardanız! Şayet ihtiyaç hâsıl olursa, kesinlikle dostlarımıza kopya mesajgöndermeyiz… Ya bizzat arar hal hatırlarını sorarız dostlarımızın, ya da; kendimiz birkaç kelam yazar öylece göndeririz ki; gönderdiğimiz mesajın adedi bir, adresi bir yer olsun… Yani, aynı mesajı onlarca kişiye göndermeyiz, göndermeyiniz. Zira böyle bir uygulamadan, karşı tarafın ciddi manada meşgul ve rahatsız olacağı biliniyorsa; kesinlikle bunu yapmayınız ve kendinizi kontrol altına almasına alıştırınız… Başkalarını, delil ve Burhan ‘sız olarak; asla ve kata taklit etmeyiniz…

  Evet, diğer sorunda; sosyal medyanın sanal dünyasında, birçok insanın birbirlerinin söylemlerini taklit ettikleri ayrıca vakası! Taklit ettikleri birçok sözün ve meselenin, inanç boyutunun olduğunu çoğu kimse ya bilmemekte, ya da “Heves şirindir gözünde insanın/ O hevesbazen kebair’ e götürmekte inanın”!… Şöyle ki:Değerli gönül dostları: “Siz siz olun, gönül dünyanızın temiz sayfalarında, isimlerini yazmış olduğunuz gönül dostlarınızı; klavye mesajlarıyla değil, bizzat arada bir arayıp aranızdaki manevi bağı güçlendirin… Unutmayalım ki, “Gözden göze giden sevgi ile muhabbet/ İhlasa sarıl, Klavyenin tuşlarına ne hacet!”(N.Y) Selam ve dua ile.