MENFAAT UĞRUNA AYIYA DAYI DİYENLER

12 / 03 / 2018

 Kadim medeniyetimizin edebiyatında; atasözleri, deyimler, fıkra ve vecizeler gibi az kelamla çok mana ifade eden kavramlarımız vardır. Misal olarak, atasözü diye lügatlarımıza girmiş bulunan birçok sözün, aslında atasözü değil de; hata sözleri olduğunu çoğu kere ya bilmemekte, ya da önemsememekteyiz. Modern çağda, ideolojik fikirlerin ilaç (!) diye enjekte edildiği günümüz gençliğinin çoğu; birçok kavramı, doğru mu, yanlış mı olduğunabakmadan araştırmadan, telaffuz ettikleri bir gerçektir. Haliyle bu da, sonuç itibariyle beraberinde bazı sıkıntılar getirir ve iyi olmayan sonuçlar doğurur…

Örneğin, birçok insanın diline, atasözü diye geçmiş olan (aslında hata sözü); köprüyü geçene kadar, ayıya dayı demeliyiz sözü; kadim medeniyetimizin ve edebiyatımızın bir eseri değildir. Söylenen bu sözün üzerinde iyice düşünüldüğü zaman, menfaatleri icabı, ayıyı dayı kabul edenlerin; bir ömür boyu ayının yeğeni olarak kalacaklarınarazı olduklarını göreceklerdir. Ayıya dayı demek, menfaatperestlerin, kapı kullarının, yalaka takımının, günü kurtarmanın dışından başka, asil bir duruşu olmayan zillet kisvesinde, izzeti arayanistikametsiz ve şuursuz olanların mesleğidir.

Günümüzde, siyasi rant devşirme adına, yetki ve etki sahibi olanların peşinde at koşturan sözüm ona bazı çevreler; önleri ilikli, tebessümleri sahte, duruşları asil olmayan menfaatperestlerdir. Zira bu gibi kişilerin lügatinde; insan onurunun, hak ve adaletin, şeref ve haysiyetin, emanet ve ehliyetin; istikamet ve dürüstlüğün, erdemlik ve erliğin, samimiyet ve tevazuunun, vatanseverlik ve dindarlığın çokta ehemmiyeti yoktur… Onlara göre, gemiyi kurtaran kaptan, gününü kurtaran açıkgöz; kasa ve kesesini bilen adamdır (!) Hâlbuki adam ve insan olabilmenin yolu; hakkı ve hakikati prensip edinmiş ve haktan gayrı kimsenin önünde eğilmeyen, İman ve sadakatten geçer! 

Bu gibişahısların, kişiliklerinde; günü kurtarmak adına insanların önünde iki büklüm olmak, sadakatsizlik ve samimiyetsizlik, yerine göre saf ve renk değiştirmek; egoistlik, bencilik, tamah ve hırs, yedi mideyle yemek ve doyumsuzluk; vurdumduymazlık, pespayelik, kurnazlık ve dalavere gibi insan onuruna zarar verecek ne kadar karakter varsa; hepsi mevcuttur. Çünkü, bunlar menfaatleri uğruna, ayıyı dayı kabul edecekkadar pespaye, yüzleri kızarmayan onursuz ve kişiliksiz kimselerdir… Haydi diyelim köprüyü geçene kadar ayıya dayı dediler, peki, köprüyü geçtikten sonra; onlar ayının dayılığından vaz geçseler bile, ayı onların yakasını bırakır mı zannederler?

Öyle ya, dayılıkyazboz tahtası değil ki, her önüne gelen sahteden üzerine yeğenlik notu düşsün?! Yaşadığımız şehirde, gezdiğimiz toplumda; işini yürütmek adına (!) cebinde birçok partinin rozetini taşıyan,çok yüzlü dalkavuk kimselerinvarlığına tanıklıketti insanlar ne yazık ki! Ayıyı dayı kabul eden şu bukalemun tipi kişiler; A partiye gittiklerinde A rozetini, B Partiye gittiklerinde B rozetini, C Partiye vardıklarında da C rozetini yakalarına takacak kadar alçalabilen; sureti haktan gözükmeye çalışmakla,insanları kandıran düzenbaz ve batılın adamlarıdır… İnsanlık tarihi boyunca, bu tiplerin varlığı daima olmuş; iyi ve erdemli insanların önünde sürekli takoz ve engel olmaya çalışmışlardır…

Bakıldığında, birçok herifin (çünkü bu tiplere adam veya insan demek, adamlık ve insan sıfatına hakaret olsa gerek), hiç alakası olmayan bazı kişilere yanaştıkları, onlardanmış gibi görünüp, bir müddet sahte tebessümler kullanmakla; gözlerine kestirdikleri makama geldikten sonra, bir daha o semte uğramadıkları görülmektedir. Peki, adama demezler mi, bre rezil herifler; insan yemek yediği sofraya bıçak çalar mı?Su içtiği çeşmenin musluğunu kırar mı? İkram gördüğü kapının eşiğini yıkar mı? Hani nerde kaldı sizin o samimiyet gibi görünen tebessümlerinize ne oldu? Köprüyü geçene kadar, ayının dayılığına razı olan bu tip heriflerin; samimi ve dürüst insanların bulundukları ortam ve meclislere alınmamaları ve tespit edilip, cemiyete vermiş oldukları maddi ve manevi zararlar konusunda insanlar uyarılmalı, bilgilendirilmelidirler…

Evet, nerde kalmıştık? Köprüyü geçene kadar, ayıya dayı demenin; tutarlı bir söz olmadığını ve telaffuz edeceğimiz kavram ve kelimelerin önce ne mana ihtiva ettiklerini araştırdıktan sonra; gerekliyse kullanmak, zararlıysa terk etmenin gerekli olduğunu!... Unutulmalıdır ki, ayıyı bir kereliğine dayı kabul edenler; bir ömür boyu ayının yeğenleri olarak kalacaklardır…