NEMRUD’UN ATEŞİNE ODUN TAŞIYAN KATIRLAR

12 / 02 / 2018

  “Allah kendisine mülk/saltanat verdi diye (şımarıp), Rabbi hakkında İbrahim ile tartışan (Nemrud)’u görmedin mi? Hani İbrahim dedi ki: “Rabbim hayat veren ve öldürendir.” Dedi ki” “Ben de hayat verir ve öldürürüm.” İbrahim dedi ki: “Şüphesiz ALLAH, güneşi doğudan getiriyor, haydi sen de onu batıdan getir!” Bunun üzerine (Kâfir olan Nemrud) şaşırıp kaldı. ALLAH, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” (Bakara/258)

  Bu ayeti kerimeyle ilgili kısa bir açıklama: “Hz. İbrahim ile münakaşa edenin Nemrud olduğu rivayet edildiği gibi; bazı müfessirler de, bu kıssanın Hz. İbrahim Mısıra hicret ettiği zaman vuku bulduğunu, “hayat veren ve öldüren benim” diyenin Firavun olduğunu söylemişlerdir. Aslında burada mühim olan Hz. İbrahim’e verilen mucizedir ki Kur’an’da ona sözle hasmı mağlup etme manasına gelen “HÜCCET” denmiştir. Hz. İbrahim, bu hüccet ile tüm hasımlarını yenmeyi başarmış ve yüce ALLAH onu Halil (dost) edinmiştir…”

  Evet, “HÜCCET” karşısında mağlup olduğunu anlayan Nemrut; adeta intikam almak adına, Hz. İbrahim’i ateşe atmaya karar verir. Rivayetlere göre, hangi hayvanın sırtına odun yükledilerse de; hayvanlar odunları sırtlarında atıverip taşımamakta ısrar ettiler. Katır bunu yüklenmeyi kabul ettiği için de, zürriyetini kaybetmeye mahkûm oldu. Daha sonraları, yalnız merkep ile atın birleşmesinden doğanlar katır olarak varlıklarını sürdürdüler. Ateş yakıldı ve Hz. İbrahim (a.s) ateşe atıldı; yüce kattan, “Ey ateş İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” gelen ferman ile ateş söndü ve gülistana dönüştü. Şimdi, Ceddül Enbiya olan Hz. İbrahim (a.s)’ın Hanif dini olan İslam’a ve onun son elçisi Hz. Muhammed (s.a.v)’ yolunda olduğunu iddia edenlerin yapacakları şey; bu çağda yaşayan ve sayıları bir hayli kabarık olan Modern çağın Nemrud ’ları tarafından, İbrahimiler için yaktığı ateşine odun taşımamaları ve onu söndürmek için gayret sarf etmeleridir.

  Peki, bu nasıl olur diye sorulsa? Yaşadığımız modern dünyada, artık eskiden olduğu gibi; birilerinin insanların karşısına çıkıp da; Firavun ve Nemrud gibi ilahlık taslayarak (Haşa) ben sizin rabbinizim deme devri kapanmıştır!... Ancak! Modern çağın Nemrud ve Firavunları, bu gün icat etmiş oldukları şeytani ideolojilerle; önce insanların bilinçaltlarına nüfuz etmekle inançlarını zehirler, bunu başarınca, daha sonra da onları kendilerine kul ve köle ederler. Ve böylece Nemrud ’un küfür saltanatı kaldığı yerden devam etmeye başlar! Hal böyle olunca, Nemrud ‘un ateşine odun taşıyan iki ayaklı katırların sayısı da günden güne artmaya devam eder…

   İnsanların inançlarını ve varlık sebeplerini zehirleyen modern ideoloji ve ideologların; günümüzde hala birçok kesim tarafından kabul görmesi; çağdaş Nemrutların hala İbrahimilere kastettiklerinin bir göstergesidir! Özellikle İslam coğrafyasında, Müslüman çocuklarının birinci derece de savundukları; Kapitalizm, Sosyalizm, Demokrasi ve Liberalizm gibi ideolojik ve modern hurafe yığınları; Nemrud ‘un ateşine odun taşımaktan başka nedir ki? İmtihan salonu olan dünyaya göndermek üzere, Yüce Rabbimiz; insanneslini yaratıpçoğalttı ve kendisine kitaplarve peygamberler gönderdi ki yolunu şaşırmasınlar… Fakat İnsanların bir kısmı inandı, diğer kısmı ise inkâr etti… Böylece insanlar arasında, iki zıt kutup olarak; hak ile batılın mücadelesi sürüp geldi ta bu günlere ve kıyamette dek…

  Bidayette böyle başladı, nihayete kadar da böyle devam edecektir. İnsan durduğu yeri ve safı belirlemeli ve durduğu yerin doğru mu yanlış mı olduğuna bakmalı ve ona dikkat etmelidir. İnsan ya Hz. İbrahim (a.s)’in safında durup, tercihini haktan yana koyacak, ya da Nemrut’tan yana koyup bir ömür boyu odun taşıyan katır olarak kalacaktır! Mesele bu kadar basittir. Şimdi yaşadığımız toplumlara bakıldığında, bir kısım insanlar bedenleriyle kıbleye yönelirlerken; konuştuklarında ise kalplerininMoskova’ya veyaWashington’a yönelik olduğu görülmektedir. İşte bu inanç arızalarıyla bir araya gelip yığınlar oluşturanların; odun taşıyan K…… dan hiçbir farkları yoktur. Ne ki, katır bir misaldir, zira o günahsız bir hayvandırve onun için cennet veya cehennem yoktur. Ancak insan için, hem hesap kitap, hem Cennet hem de Cehennem vardır… Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, iletişim ve ulaşımın kolaylaştığı asrımızda; birçok şeyin insan nefsine ve şehvetine doğrudan hitap ettiğini görmezden gelemeyiz. Çünkü hedefinde, insanı dünyevileştirmek, şeytana zebun şehvete köle yapmaktan başka gayesi olmayan icatların; sunmuş olduğu yollarının çoğu da manevi anlamda ölüm saçmaktadırlar… Onun için zamane insanının dünyevileştiği, gölgeden adamların el üstünde tutulup; Hakkı savunanların dışlandığı bir dünyada; İslam’dan başka hayat nizamı tanımayan Müslümanların, zamanın az olduğu ve yola oturmuş olan insi ve cinni şeytanların çok olduğunu hiçbir zaman unutmamaları gerekmektedir… Rabbim! Cümle Müslümanları, çağdaş Nemrutların yaktıkları fitne ateşinden muhafaza eylesin!... Selam ve dua ile. 12 Şubat 2018.