NUH (A.S)’UN NECAT GEMİSİNE BİNMEYEN BOĞULUR

09 / 10 / 2017

Nuh (a.s) Ulum azm (azim sahibi) Peygamberlerden olup ve; kavmini, dokuz yüz eli sene ALLAH’A İman etmeye çağırmıştır! Ancak Nuh (a.s)’ın onları ALLAH’IN dinine iman etmeleri ve putlardan yüz çevirmeye her çağırdığında; bu onların, daha da inkârlarını çoğaltmış ve Nuh (a.s)ı ölümle tehdit edecek kadar sapıtmışlardı… Dokuz yüz eli sene!... Dile kolay… Karşılığında hiçbir ücret istemeden; ateşte ebediyen yanmamaları için onları; Tevhide çağıran kendi peygamberlerine karşı kulaklarını tıkadılar, alay ettiler, hakaret ettiler, iman etmeleri bir yana; tuğyanlarına yeni tuğyanlar eklediler…

  Özet olarak konu budur!... Şüphe yoktur ki, yüce ALLAH’IN göndermiş olduğu binlerce Nebi ve Resul’ün her biri; kendi kavimlerini önce imana davet etmiş ve sonuç alamayınca da; işi her şeyin sahibi olan ALLAH’A havale etmişlerdir. İşte tam da burada, İman edenlere kurtuluşun kapısı açılırken; inkâr edenler için de azap irsaliyesi kesilmiştir. Bu kimi zaman bir kasırga olmuş, kimi zaman göklerden taş yağmış, kimi zaman altları üstlerine getirilmiş; ve kimi zaman da yerin altından sular fışkırmışve gökten de boşalırcasına yeryüzü adeta bir okyanusa çevrilmekle; inkar edenlerin tufanı oluvermiştir.

  Evet, bu dün olduğu gibi bu gün de; yarın da böyle devam edecektir. Seçenekler ikidir: “Birincisi iman edip ALLAH ve Resulü ’nün emirlerini yerine getirmekle; necat gemisine binmeyi hak kazanmak, ikincisi ise tam zıddını iddia edip azaba çarpılıp ateşi hak etmektir. Üçüncü bir şıkı daha da yoktur… Bakınız yukarıdaki ayette geçtiği gibi, Nuh (a.s) babalık şefkatiyle olsa da, Risalet vazifesinin yüklemiş olduğu sorumlulukgereği, son bir kez: “Oğulcuğum gel bizimle kurtuluş gemisine bin ve kurtul, kafirlerle beraber olma helak olursun, diye seslenir!... Oğlunun vermiş olduğu cevabı, yazının sonuna bırakacağız.

  Şurası unutulmamalıdır ki, her önüne gelen, Nuh (a.s)ın necat gemisine binemezdi tabi. Binilebilmesi için, önce ikrar edilmesi gereken şeyler vardı. Yani, Nuh’un necat gemisine binebilmek için; insanların önünde iki seçenekleri vardı: “Ya İman edip binecekler, ya da inkâr edip gark olacaklardı… Nitekim o gün, insanların çoğu; tercihlerini küfürde kullandıkları için helak olup cehennemi boylamışlardı… Bu gün de böyle değil mi? İnsanlar ya Hz. Muhammed (s.a.v)’ın çağrısına icabet edip kurtulacak; ya da cephe aldıkları takdirde karşılığında hak ettikleri cezayı boylayacaklardır…

  Peki, günümüzde; ALLAH’IN göndermiş olduğu İslam dini ve Onun şanlı Resulü dururken; Müslüman oluklarını iddia ettikleri halde, bir kısım insanların medeti söz konusu değerlerden değil de; Komünizm, Kapitalizm, Sosyalizm, Liberalizm vs. gibi küfr-i ideolojilerden bekleme inançları, onları Necat gemisine mi bindirir yoksa dışında mı bırakır? Cevabı açık ve nettir: “Nuh (a.s) Oğlunu necat gemisine binmeye davet ederken: “Oğlu dedi ki: Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur.” Nuh dedi ki: “Bu gün Allah’ın merhamet ettiği hariç, ALLAH’IN emrinden (azabından) koruyacak kimse yoktur.” Ve ikisinin arasına dalga girdi de boğulanlardan oldu.” (Hud/43)

  Evet, bir Peygamber bile; inkarcı olan evladını ALLAH’IN azabına karşı koruyamazken, sıradan insanların yaptıkları bin bir taşkınlık onları nereye götürecek varın hesabını yapın!... Müslümanları dost edinmeyen, onların yanında durmayan, onlarla üzülüp onlarla sevinmeyen; bunun aksine Kâfilerle beraber olup onları dost edinenler; Nuh (a.s)’ın oğlu nasıl ki necat gemisine binemediyse, tıpkı onun gibi onlarda binemeyeceklerdir. Çünkü insanlar için tek bir kurtuluş yolu vardır: “O da, ALLAH ve Resul’üne iman edip emirlerini yerine getirmeye gayret etmektir… İşte bu güzel tercihi yapanlar, her çağda ve dönemde olduğu gibi, bu günde yarın da ALLAH’IN izniyle kurtuluşa erenlerden olacaklardır. Aksini iddia etmekse, şeytan ve nefsin değirmenine su taşımaktan başka bir şey değildir ve kendi kendini kandırmaktır. Kısacası, Nuh’un necat gemisine binen kurtulur, binmeyense boğulur!”Rabbimiz! “Cümle Müslümanların necat gemisine binmelerini nasip eylesin.” 09 Ekim 2017.