UYKULARIM HARAP OLDU

23 / 09 / 2017

Zalimler dünyayı yaşanmaz hale getirdiler/ Bacadan, pencereden, kapıdan evlerimize kadar girdiler! Ta yıllar önceydi, masa başında bölmüşlerdi topraklarımızı/ Yalan dolan tarihler okutarak unutturmak istemişlerdi ecdadımızı!

Tam bir asıdır birbirimize yabancı bırakıldık/ Kafamıza inen zulüm tokmaklarından usandık bıktık! Dünyanın her tarafında Müslümanlar eziyet görmekte/ Çeteler, şehirlerimizde fütursuzca kol gezmekte! Ne günlere kaldık ya Rabbi kurtar bizi bu darlıktan/ Düşmanlarımıza karşı bize güç ver geçelim bu aşılmaz aralıktan!

Gönder, pençelerinde yazılı taşlar taşıyan ebabil kuşlarını/ Devirsin, bitirsin çağdaş Ebrehelerin inkârcı ordularını!... Nemrutlar İbrahim’e kastetmekte, amansız cephe almakta/ Gelsin artık görünmez orduların, bir muştu versinler karib şafakta!...

Musa ve Harun’a kasteden, Firavun ’un ozillet dolu akıbeti/ Çağın Firavunlarına hibe etsin dönülmez kıyameti! Bir taraftan Ebu cehiller, bir taraftan İbn-i Übeyler/ Fitne fesat tohumlarını, dünyaya ekmekteler! Yaşanmaz olmuş dünyamız, ölmekte masum çocuklar/ Arşa yükselmekte binlerce feryad-u figanlar… Talan ettiler topraklarımızı, yıkıp yaktılar şehirlerimizi/ Ümmet bu haldeyken, kaybettik tatlı uykularımızı!

Erkekleri katleden, kadınları salıveren Firavun bile/ Bunlar kadar dünyaya vermemişti belki velvele! Rus’u, ABD’Sİ, batılı şeytanlar ve her biri bilmem ne bela/ Topraklarımızı kan gölüne çevirmekle, sanki olmuşlar heyula!... Kafam zonkluyor, uykularım kaçıyor, Ölen masumları her düşündükçe/ Kendimden utanır oldum, Halebin ve tıfılların ahvalini gördükçe! Ya Rabbi! Bize şuur ve vahdet naip eyle ki birleşelim/ Gücümüz dağılmasın, düşmanlarımıza galip gelelim!

Uyan ey Ümmet gaflet uykusundan, ölüm gelmeden önce/ Yol uzun, yük ağır, hesap çetin ve mahkeme-i Kübra’da görülen hesaplar çok ince… Bak düşmanlarımız, şampanya patlatıp, zilletimizin zaferini kutluyorlar/ Aç kurtlar gibi çullanmışlar her tarafta, korku ve dehşet saçıyorlar! Bir taraftan dost görünüp, diğer yandan şeytanlarla birlikte/ Bizi birbirimize düşman kılmak için, bak, suni isimlerle bizi bölmekte!

Sünnilikmiş, Şiilikmiş, Kürt’müş Türk’müş; bunlarla kandırdılar bizi yüzlerce yıl/ Onlar ilerledikçe, biz geriye gittik; neden? Çünkü bunca kirli oyunu etmedik akıl!... Hadi Bismillah deyip, geç olmadan, ayağa kalkmak vakti/ Dostlarımıza güven verip, düşmanlarımıza korku salmak vakti…

Tali isimlere takılmadan, Ümmet ve yeniden Ümmet diyelim/ Şanlı ecdadımız, Selahaddin’in Fatih’in; zafer muştulayan izlerinden gidelim… Yırtılsın karanlık perde ki, zillet def olsun, belki âlem şad olur/ “Fe iza fereğte fenseb, ve ila Rebbike ferğeb: ile tüm işlerimiz asan olur!.... Selam ve dua ile.