YALAN YERE YEMİN ETME HASTALIĞI

11 / 07 / 2017

ALLAH, sizi yeminlerinizde bilmeyerek ettiğiniz herhangi bir kasıt olmadan, kanaate göre yanlış yere yapılan yeminden sorumlu tutmaz. Fakat kalbinizin kazandığı yalan yere yapılan yeminden sorumlu tutar. ALLAH çok bağışlayıcıdır. Çok Halimdir. (Bakara/225)

  Evet, Yüce Rabbimiz; bilmeyerek ve kanaate dayalı ve art kasıt olmadan, yapmış olduğumuz yeminlerden bizi sorumlu tutmayacağını; fakat bilerek ve yalan yere, her hangi bir malı satmak, dünyalık kazanmak veya insanları kandırmak için yapılan yeminlerden ise sorumlu tutacağını beyan buyurmuştur. Yaşadığımız zaman diliminde, özellikle Ticaretin revaçta olduğu mekân ve yerlerde; ellerindeki mallarını insanlara satabilmek adına, Allah’ın adını yeminlerine siper edip para kazanmaya gayret sarf eden insanların çoğunlukta olduğu herkesin malumudur.

  Günümüzde, özellikle ticaretle uğraşan insanlar arasında; yalan yere yemin etmek ve insanları kandırarak para kazanmak için bin takla atan insanların varlığına şahit olmaktayız. Kasıtlı ve yalan yere yapılan yeminlerden dolayı, cenabı Hakkın azabının olacağı muhakkaktır. Fakat tevbe edip salih amel işleyen ve durumlarını düzeltenlerin affolunacaklarına dair; yüce Rabbimiz, yukarıdaki ayetin sonunda mağfiret kapısını açık bıraktığını zikretmektedir. Buna dikkat etmek lazımdır.

  Öyleyse, üç günlük dünya hayatı uğruna; yalan yeminlerle mal satıp servet biriktirmekle, haram helal demeden servetlerine servet katarak kendilerini akıllı zannedenlerin; akılsızlığın ve ahmaklığın uç noktasında yer aldıkları bilinmelidir.  Yalanla, dolanla, fırıldakla, hile ve entrikalarla; yalan yere yeminlerle, yalan şahitlik yaparak dünyalık elde etmeye çalışanların; mutlu ve huzurlu yaşadıkları görülmüş şey değildir!.Bu tipler, bir müddet refah ve zevk içerisinde yaşasalar da, şişen balon misali, haddini bulduğu yerde patlar ve varlığından eser kalmaz.

  Onun için yalan yere yemin etme alışkanlığının, manevi ve itikadi bir hastalık olduğunun bilinmesi lazımdır. Bakınız Kâinat’ın ebedi önderi bu kişiler hakkında ne buyurmaktadır: “Üç kişi vardır ki, kıyamet gününde ALLAH onlara, ne rahmet nazarıyla bakar ve ne tezkiye eder. Onlar için elim bir azap vardır: 1)- Yolculuk esnasında, yanında fazla su olduğu halde yol arkadaşlarına vermeyen. 2)- Her hangi bir İmama (idareciye) sadece dünyevi bir maksat ve istifadesi için biat eden kişi ki, eğer bu (seçtiği) İmam dünyaca istediğini ona verirse ondan razı olur, vermezse kızar. 3)- Malını satmak için: <<Bu mala senden önce gelen, daha fazla verdi de vermedim>> diye yalandan yemin eden kimse. (Buhari: Ebu Hüreyre r.a)

  Demek oluyor ki, şartlar ne olursa olsun Müslüman kişinin emin olması, sadık olması ve yolculuk yaptığı yol arkadaşlarını kendi nefsine tercih etmesi; takdire şayan en kıymetli davranış şeklidir. Müslüman kişi, yalan yere yemin konuşmaz, sattığı malının varsa noksanlık ve hilesi onu alıcıya söyler ve kesinlikle başkalarına hile yapıp kandıramaz. Bu gibi davranışların, ne insani ne de İslam’i kabulü mahiyetinde, her hangi bir karşılığı yoktur. Yalan yeminlerle hayatlarını idame etmeye çalışanlar; ebedi hayatlarını karartanlardır.

  Sahabe neslinden Abdullah İbn-i Ebi Evfa (r.a), Resulullah (s.a.v)’ın zamanında bir tacirin, “ben bunu şu kadara aldım” diye malını satmak maksadıyla yalan yemin söylemesi üzerine şu ayeti n nazil olduğunu söylemektedir: (Sahihi Buhari) “ALLAH’IN ahdini ve yeminlerini az bir değere değiştirenlerin, ahirette bir payları yoktur. ALLAH onlara kıyamet günü hitap etmeyecek, onların yüzüne bakmayacak, onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azab onlar içindir.” (Al-i İmran: 77)

  Demek ki, Ticaretlerini ve dünyalık hayatlarını hilekârlıkla sürdürenler, ihaneti hayatlarıyla besleyenlerdir; sözünü söyleyen Üstad M. Çelik Hocaefendi, tam isabet buyurmuştur. Devamla: “Hayatlarını hainliğe sermaye yapanlar, meşru ticarette bulunamazlar. Meşru ticaretin yolu, hilekârlıktan değil, dürüstlükten geçer. Dürüstlük, meşru ticaretin özüdür. Hile (yalan yere yeminlerle malı alıp satmak) ise, gayr-i meşru ticaretin alameti ve işaretidir. Yalan yere yemin hastalığını kendi hayatlarına şiar edinenlerin, kazançlarında ve aile içi ilişkilerinde bereketin olmayacağı kesindir. Allah! Cümle Ümmeti Muhammed’i bu tür hastalıklardan muhafaza buyursun…