AK Parti’nin seçim taktiği: BU BİR HALK OYLAMASIDIR

“Seçim heyecanı yok”… Şanlıurfa’da hemen hemen herkesin ortak görüşü bu yönde… Ancak AK Parti SKM diğer seçimlerden farklı bir seçim taktiği yürütüyor. SKM’de “Mesele sen, ben meselesi değil ülke meselesi. Millet bunun farkında. O yüzden ‘evet’ diyor” düşüncesi hakim. Yani bu bir milletvekili veya yerel seçim değil ‘halk oylaması’… Dolayısıyla Cumhurbaşkanı ile halkın arasına kimsenin girilmesi taraftarı değil AK Parti. AK Parti’nin en büyük seçim kozu seçime 5 gün kala kente gelecek olan Cumhurbaşkanı. İkincisi ise Bakan Faruk Çelik’in kente adeta karargah kuracak olması. Muhalefete gelince.. HDP ve Saadet ortada yok. CHP ise genel merkezden gelince ortaya çıkıyor.

20 / 03 / 2017 12:11

MUSTAFA ARISÜT/ANALİZ HABER-İPEKYOL

2017 Türkiye Anayasa Değişikliği Referandumu’na sadece 26 gün kaldı. Şuana kadar Şanlıurfa’da sahalarda tek bir parti var o da AK Parti. Kentte ikinci konumda olan HDP kendi derdinde, CHP ise Ankara’dan heyet gelmesi halinde meydana iniyor. MHP de ise tam bir sessizlik hakim. Teşkilat genel merkezinin ‘evet’ desteğini pek içine sindirmişe benzemiyor. O yüzden olsa gerek MHP de sahalarda yok. Peki AK Parti’nin sahadaki seçim taktiği nedir? Nasıl bir strateji izleyecek? Asıl vurucu çalışması nedir? Kimin hangi rolü önemli?


AK PARTİ FARKLI BİR SEÇİM TAKTİĞİ İZLİYOR

Şanlıurfalılar, diğer seçimler gibi heyecanlı bir atmosfer bekliyordu. Partililer sokak sokak dolaşacak, kapı kapı çalacak, herkesle tek tek tokalaşacak, anons araçları dolaşacak, ilanlar dağıtılacak, afişler asılacak, seçim büroları peş peşe açılacak şeklinde bir beklenti vardı. Ancak seçime 26 gün kaldı ve hala böyle bir çalışma söz konusu değil. AK Parti; bu bir halk oylaması, halk zaten evet diyor, mesele Ahmet, Mehmet meselesi değil, ülke meselesi ve millet bunun farkında” düşüncesine hakim ve seçim stratejisini tamamen bu plan doğrultusunda şekillendiriyor. Yani bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları ve partililer yine çalışma yapacak ama bir milletvekilliği veya yerel seçim gibi çalışma olmayacak. Aslında AK Parti her seçimin aksine, halkla, cumhurbaşkanının arasına pek girmek istemiyor. Sadece nezaketen ziyaretler yapılacak, sorunlar dinlenecek, notlar alınacak, aksaklıklar varsa onlar giderilecek ve referandumla ilgili kafa karışıklıkları giderilecek.

KIRIKÇI HEM PARTİDE HEM STK’LARDA AKTİFTİ

Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) başına Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’a yakın bir isim olan AK Parti İl Başkan Yardımcısı Abdurrahman Kırıkçı getirildi. İş Adamı Kırıkçı, HAS Parti’nin 2011 genel seçimlerinde Şanlıurfa 1’inci sıra milletvekili adayıydı. Kurtulmuş’un ardından AK Parti’ye geçiş yapan Kırıkçı, o günden bu yana hep parti il yönetiminde aktif görev aldı. 2011 Kasım seçimlerinde de SKM başkan yardımcılığı yapan Kırıkçı, halen il teşkilatında yürütme kurulu üyesi ve Çevre, Şehir ve Kültür’den sorumlu teşkilat başkanı. Aynı zamanda Şanlıurfa İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği (ŞANİMDER) Başkanı olan Kırıkçı, böylelikle bir yandan da Sivil Toplum Kuruluşları’nın içerisinde aktifti. Dolayısıyla AK Parti SKM’nin başına doğru bir isim getirilmiş oldu. Teşkilatçılığın içerisinden gelen Abdurrahman Kırıkçı da seçim sürecinde tamamen, “Mesele sen, ben meselesi değil ülke meselesi. Millet bunun farkında. O yüzden ‘evet’ diyor” düşüncesine hakim birisi ve çalışmalarını bu yönde şekillendiriyor. Bu sebeple “Cumhurbaşkanı” ile “halkın” arasına kimsenin girmesine taraftar olmadığı izlenimi veriyor. “Yoğun bir şekilde çalışma yürütülsün, vatandaşın sorunları takip edilsin, notlar alınsın, herkese dokunulsun, herkes dinlenilsin, kafa karışıklıkları giderilsin yeter” şeklinde bir taktik yürüttüğü biliniyor. SKM ekibinin tamamı özenle seçilmiş isimlere benziyor. Çok sesleri çıkmıyor, sadece çalışmalarını yapıyorlar. Aynı şekilde ilçe SKM’lerin de merkezle uyum içerisinde olduğu gözlemleniyor.


BAŞTA BAKAN ÇELİK OLMAK ÜZERE BAKANLAR DA SAHAYA İNİYOR

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Faruk Çelik, Şanlıurfa’ya adeta karargah kuracak. Ara ara kentten ayrılacak olsa da 26 günün büyük bölümünü Şanlıurfa’da geçirmek üzere bugün gelecek olan Bakan Çelik, hem esnaf ziyaretinde bulunacak hem köyleri dolaşacak hem de STK temsilcileri ve kanaat önderleri sık sık bir araya gelecek. Bakan Çelik’in diğer seçimler gibi yapacağı en önemli iş ise, dağınık bir görüntü veren teşkilatı toparlamak olacak. Şayet diğer seçimlerde olduğu gibi seçim gününe kadar kangrenleşerek büyüyen sorunları da Ankara’yı devreye koyarak çözmesi halinde, özellikle kırsal alanda sandıktan çıkacak oy oranının büyük oranda ‘evet’ olacağına şimdiden kesin gözle bakılabilir.  Bakan Çelik’e kabineden diğer bakanların da Şanlıurfa’ya gelerek destek vermesi geliyor. Gaziantep’te seçim çalışması yapacak olan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de şimdiden Şanlıurfa’da programı netleşenlerden.


MİLLETVEKİLLERİ SAHAYA İNİYOR

Bakan Faruk Çelik ile birlikte diğer 8 AK Parti vekili de sahaya bugün iniyor. Halil Özcan ile Kemalettin Yılmaztekin; Akçakale, Harran ve Eyyübiye, Ahmet Eşref Fakıbaba; Haliliye, Birecik ve Halfeti, İbrahim Halil Yıldız; Suruç, Kasım Gülpınar; Siverek, Mehmet Akyürek; Viranşehir ve Ceylanpınar, Mehmet Ali Cevheri; Hilvan, Karaköprü ve Eyyübiye, Mahmut Kaçar; Haliliye ve Viranşehir bölgelerinde seçim çalışması yürütmesi bekleniyor. Ancak SKM, vekillere kendi bölgelerinin dışında da program yaparak, çapraz çalışma yaptırmayı hedefliyor.


BELEDİYE BAŞKANLARININ ÇALIŞMALARI SIKINTILI

2014 yılından bu yana seçilen belediye başkanlarının karnesi pek iyi değil. 5 yıllık süreci henüz tamamlamadıklarından, seçmenin karşısına eksiklerle ve verilen ancak henüz yerine getirilmeyen vaatlerle çıkmak durumundalar. Büyükşehir belediyesi kırsala girse kent merkezini ihmal ediyor, kent merkezine girse hemen çıkıp kırsala geri dönüyor. Yani ‘büyükşehir’ statüsünden kaynaklanan sıkıntılar ciddi bir problem olarak SKM’nin önüne çıkacak. Özellikle Fen İşleri’nin hem kent merkezinde hem kırsalda sicili iyi değil. Bunun da yansıması Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi’ye oluyor. Kırsalda çalışma yaparken oldukça zorlanacak olan Nihat Çiftçi’nin işi hayli zor. Kent merkezinde de öyle. İki köprülü kavşağın dışında kent merkezinde görünür pek bir proje yok. Merkez ilçe belediye başkanlarının durumu Çiftçi’nin durumundan daha vahim. Hala başlarını sokacak bir idare binası dahi yapamadılar. Sadece sosyal aktivitelerle gündemde kalmaya çalışıyorlar.

ŞANLIURFA VALİSİNİN ETKİSİ BÜYÜK

Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, geldiği günden bu yana bir yandan kentin sorunlarını analiz ediyor bir yandan da çözüm üretmek için taraflarla bir araya geliyor. Vali Tuna’nın referandum sürecini AK Parti lehine olumlu etkileyen önemli bir rolü oldu. Bunların başında sanayiciliğin gelişmesi ve kanaat önderleri ile attığı adımlar geliyor. İlçelerde Vali Tuna ile tanışmayan, konuşmayan, sorununu anlatmayan kanaat önderi ve STK temsilcisi kalmadı neredeyse. Başta ulusal medya olmak üzere pek ekranlara çıkmayan Vali Tuna bu çalışmalarını sessiz-sedasız yürütüyor. Bu adımlarıyla hem belediye başkanlarının hem de milletvekillerinin önüne geçti. Dolayısıyla referanduma Vali Tuna’nın etkisi büyük…


CUMHURBAŞKANININ GELİŞİ CAN SİMİDİ OLACAK

Mart ayının 22’sinde kente gelmesi beklenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın programı 11 Nisan’a ertelendi. Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan seçimden 5 gün önce Şanlıurfa’da halka yeni anayasa değişikliğini anlatacak. Şanlıurfa’nın kurtuluş yıldönümü olan 11 Nisan’a denk gelen bu ziyarette kente bir müjde verir mi, vermez mi bilinmez ancak sandıktan çıkacak olan sonuca yapılacak mitingin çok etki edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Cumhurbaşkanının gittiği illere Başbakan Binali Yıldırım mümkün mertebe gitmiyor. Şanlıurfa’da durum aynı olacak. Başbakan Yıldırım’la ilgili Şanlıurfa’da bir program mevcut değil.


PEKİ ŞANLIURFA’NIN EN BÜYÜK BEKLENTİSİ NEDİR?

Şanlıurfa halkı yeni anayasanın içeriği yada cumhurbaşkanlığı sistemi ile pek ilgilenmiyor dense yeridir. Çünkü bulunduğu çatışmalı bölgeden de kaynaklanan büyük bir işsizlik var. Hükümetin bölgeye özgü teşvik paketleri, nefes kredileri ve hibeleri ekonomiyi ne kadar etkiler bilinmez ama başta esnaf olmak üzere işsizlik canına tak etmiş durumda. Sanayideki dar boğaz ve esnaftaki sıkıntı kentte işsiz sayısının da hızla artmasına sebep oldu. Bu yüzden belediyecilik çalışmalarından da öncelikli olan sorun aslında ekonomik dar boğaz. Kentte peş peşe kapanan kepenkler ve on binlerce işsiz sayısına eklenen insanlar Cumhurbaşkanı ve Hükümetten önemli adımlar bekliyor. Kentin boğuştuğu diğer sorunlar ise eğitimdeki derslik ve öğretmen açığı, sağlıkta personel sıkıntısı, Suriyeli mültecilerin konumu, tarımda çözüm bekleyen konular şeklinde sıralanabilir. Ülke genelinde olduğu gibi gerek FETÖ gerekse de PKK adı altında gözaltı ve tutuklama furyasından etkilenen ve kendisine haksızlık yapıldığını düşünen aileler de Cumhurbaşkanı ve Hükümetten beklenti içerisinde. İşte tüm bu sorunlar karşısında seçmen partililerin göstermelik ziyaretlerinden çok sorunlarının çözümüne ilişkin çalışma bekliyor. Aynı şekilde belediyecilik anlamında da beklentiler yüksek. Örneğin seçmen, belediye başkanlarının ziyaretlerde bulunması yerine kentteki alt yapı, şehir içi trafik, çarpık kentleşme, kırsal alandaki sorunlarla, yoksullukla mücadele ve turizmi canlandırma gibi hamleler bekliyor. 


AK PARTİ YÜZDE 65 ÇANTADA YANILGISINA DÜŞERSE

AK Parti, ülke genelinde yüzde 49,5, Şanlıurfa’da 2011 Kasım’ında aldığı yüzde 65 oy oranı çantada keklik yanılgısına düşerse yanılabilir. Şanlıurfa’da bazı kesimler “nasıl olsa Şanlıurfa’da ‘evet’ oranı yüzde 65’ten aşağı düşmez” diyerek işin peşini bırakmış. Oysa yüzde 65’in altına düşen her rakam, başta Bakan Faruk Çelik’in parti içerisindeki konumu olmak üzere hem milletvekillerini hem belediye başkanlarını hem de il ve ilçe parti yönetimlerini zora sokar. Özellikle 2019 seçiminde partililerin referandum performansı büyük etki eder.


MUHALEFET NE YAPIYOR

“Şanlıurfa’da seçim heyecanı yok” denmesinin en büyük sebeplerinden birisi muhalefetin iktidar partisi ile rekabet edememesi. MHP, ülke genelinde ipleri AK Parti’nin eline vermiş durumda. Şanlıurfa teşkilatı ise her ne kadar liderleri Devlet Bahçeli’ye esaslı bir şekilde bağlı olsa da referandum sürecinde AK Parti’nin yanında durmayı pek içine sindiremiyor. Bu yüzden hemen hemen hiçbir seçim çalışmaları şuana kadar yok. Şanlıurfa’da oy oranı olarak 2’nci konumda olan HDP’de ise peş peşe gelen “terör” gözaltıları ve tutuklamaları seçim çalışması yapacak partili bırakmadı neredeyse. Bu yüzden HDP ve DBP’de de referanduma ilişkin henüz bir çalışma mevcut değil. CHP’ye gelince… CHP’de genel merkezden gelen varsa çalışma var, gelen yoksa çalışma da yok. CHP genel merkezinden her seçim olduğu gibi bu seçimde de milletvekillerinden oluşan heyetler gelmeye başladı. Heyet gelince parti teşkilatı kendilerine yakın gazetecilere çalışmalarını takip etmeleri için bildiriyor.  Onun dışında pek kimsenin takip etmesini istemiyor olsalar gerek ki her medya kuruluşuna çalışmaların bildirmiyorlar. Hüda-Par biraz daha diğer muhalefet partilerine oranla varlığını hissettiren ve ‘evet’ yönünde çalışmasını sürdüren bir parti. Ancak Hüda-Par da AK Parti’nin yaptığı çalışmaya kıyasla silik kalıyor. Saadet’e gelince… Saadet Partisi referandumda ‘hayır’ oyunu kullanacak. Ama ne genel merkez bazında il bazında herhangi bir seçim kampanyası mevcut değil. İl teşkilatı ise neredeyse bu yönde bir basın açıklaası bile yapmış değil.